KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2024
- Esas no
- 2024/34 Esas
- Karar no
- 2024/507
- Dava
- Menfi Tespit (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/07/2016
Karar Metni
899 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı tarafından müvekkilleri aleyhine 30.500,00-TL bedelli bir adet bonoya dayalı olarak ....İcra Müdürlüğünün 2016/...
E. sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, müvekillerinin takip alacaklısı bankaya böyle bir borçlarının bulunmadığıı davalı ... ... ...’in davalı bankadan kredi kullandığını, icra takibine konu senedin olsa olsa bu kredi kullandırımı esnasında müvekkiline imzalatılan evraklar arasına sıkıştırıldığını, müvekkilinin dalgınlığından faydalanılarak imzalatılmış ve sonradan doldurulmuş olabileceğini, senet metninde bu nedenle bulunan bedel, vade, keşide tarihi gibi senedin asli unsurlarının müvekkili tarafından doldurulmadığını,
davalı banka ile borçlu ilişkisinin kredi borcundan ötürü devam ettiğini ve bedelin senette belirtilen bedelden çok daha düşük olduğunu, 15.000,00-TL civarında olduğunu belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile bonoda yazılı miktar olan 30.500,00-TL nin % 20 si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;taraflar arasında Genel Kredi sözleşmesi imzalandığını, davacı ... ... ...’in de bu sözleşmede gerçek kişi müteselsil kefil olarak yer aldığını, aynı zamanda tahsilde davalı şirketin kredi borcundan mahsup edilmek üzere davaya konu bononun müvekkili bankaya tevdi edildiğini, borçluların kredi borçlarını ödemede temerrüde düşmeleri nedeni ile müvekkilinin kredi hesaplarını ...
Noterliğinin 23.2.2016 tarih ve ... ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnameleri ile kat edilerek, kredi borcunun müvekkili bankaya ödenmesinin ihtar edildiğini, bununla birlikte borçlu şirket tarafından tahsilinde kredi borcundan mahsup edilmek üzere müvekkili bankaya tevdi edilen dava konusu bononun, ....İcra Müdürlüğünün 2016/...
E.sayılı dosyası ile davacılar aleyhine tahsilde tekerrür olmamak üzere kambiyo senetlerine mahsus icra takibine konu edildiğini, davaya konu bononun dalgınlıkla imzalanacak bir evrak olmadığını, ödeyecek-borçlu kısmında davacı ... ... ... tarafından imzalandığnı ve arkasında yine şirket yetkilisi olarak kendisi tarafından şirket kaşesi üzerine ciro edilerek müvekkiline tevdii edildiğini, senedin boş olarak doldurulduğu iddiasının ise, kabul anlamına gelmemek üzere,
TTK 680 gereğince de senedin anlaşmaya aykırı bir şekilde doldurulduğunu ve müvekkili bankanın bonoyu kötü niyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır bir kusuru olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacı yan bakımından, müvekkili bankanın ağır kusuruna ve bonoyu kötüniyetle iktisap ettiğine ilişkin somut bir ispat aracı bulunmadığını, ortada ödenmemiş bir kredi borcu varken, takibin haksızlığından ve kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini ve tazminat da talep edilemeyeceğini belirterek,
mesnetsiz, hukuka aykırı şekilde açılan davanın reddine, takibin devamına, takip konusu alacaklarını tedbir sebebi ile geç almaları söz konusu olursa, davacının % 20 den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini savunmuştur.
Mahkememizden verilen 01/11/2017 tarih ve 2016/... Esas 2017/... sayılı kararı ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 23/11/2023 tarih ve 2020/... Esas 2023/... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, yukarıdaki esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olundu.
Davalı ... Aş vekilinin 31/05/2024 tarihli beyan dilekçesi ile tarafların anlaştığını, her iki tarafçada yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını belirterek davanın konusuz kaldığından dolayı karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekilinin 10/06/2024 tarihli beyan dilekçesi ile tarafların anlaştığını, müvekkilinin herhangi bir masraf, vekalet ve tazminat talebinin olmadığını belirtmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkememiz 2016/... E. 2017/... K. Sayılı kararının istinaf incelemesi üzerine ... Mahkemesi ... Hukuku Dairesinin 2020/... E. 2023/... K. Sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 22/08/2022 tarihli beyan dilekçesi ile "taraflar anlaşmıştır. Vekalet ücreti ve masraf talebimiz yoktur." şeklinde beyanda bulunulmuştur. Davalı vekili tarafından bu dosyaya sunulan 02/01/2024 tarihli beyan dilekçesi ile " Mahkemenizde görülmekte olan dosyada her ne kadar istinaf mahkemesi tarafından kaldırma kararı verilmiş ise de; davalı ve davacı vekilleri tarafından 22/08/2022 ve 29/08/2022 tarihlerinde davanın konusuz kaldığı ve tarafların birbirlerinden herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığına dair beyanlar sunulmuştur. Bu nedenle sunulan talepler doğrultusunda dosyanın karara çıkartılmasını saygılarımızla vekaleten talep ederiz." şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür.
Temlik eden ... A.Ş. Nin 17/07/2024 tarihli mazeret dilekçesi içeriğinde " ..yukarıda dosya numarası yazılı dosyada, temlik edilen alacağa ilişkin olarak diğer tarafların anlaşmasına bir diyeceğimiz yoktur, yargılama giderleri ve vekalet ücreti talebimiz bulunmamaktadır." şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür.
Davacı vekili 10/06/2024 tarihli beyan dilekçesi ile de tarafların anlaştığı hususunu tekrarlamıştır.
Yargılama esnasında taraf vekilleri tarafından dosyaya sunulan beyan dilekçeleri ile tarafların anlaştığı ve yargılama gideri vekalet ücreti talebi bulunmadığı bildirildiğinden ve bu hali ile taraflar arasında uyuşmazlık kalmamış olduğu anlaşıldığından davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla mahkememizce konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, tarafların birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu hususta da karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davanın esasının konusuz kaldığı ve tarafların sundukları beyan dilekçe içerikleri de dikkate alınarak davacının kötüniyet davalının icra inkar tazminatı istemi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/34, K. 2024/507, 17 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama