KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2026
- Esas no
- 2024/340 Esas
- Karar no
- 2026/268
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 05/06/2024
Karar Metni
2.184 kelime·11 dk okuma·6 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
19.09.2023 tarihinde sürücü ..., sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile yaya müvekkili ...'a çarpması sonucu müvekkilinin 3 metre ileri savrularak yere düştüğünü ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin geçirdiği trafik kazası nedeniyle hastanede tedavi gördüğünü, kaza nedeniyle oluşan maddi zararın davalıdan karşılanması için davalıya 10/10/2023 tarihinde başvurulduğunu, ancak davalı tarafça herhangi bir cevap gelmediğini, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, 28.000,00-TL sürekli iş görememezlik tazminatı, 200,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00-TL bakıcı gideri,
50,00 geçici bakıcı giderleri olmak üzere toplam 28.300,00 TL'nin davalıdan 10/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, kusur dağılımının tespiti için dosyanın ATK'ya gönderilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik, tedavi giderleri ve bakıcı giderinden SGK'nın sorumlu olduğunu, manevi tazminatların teminat dışında olduğunu, davacının söz konusu kaza nedeniyle SGK'dan herhangi bir ödeme alıp almadığının sorulması gerektiğini, temerrüt yönünden, faiz başlangıcı yönünden ve faiz yönünden itirazlarının olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 06/11/2024 tarihli celsesinin 5 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ATK'ya gönderilmesine karar verilmiş olup, 31/12/2024 tarihli ATK ön raporu ile davacının 21/02/2025 tarihinde saat 09:00'da randevusu bulunduğunun belirtildiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 05/03/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca eksiklikler giderildikten sonra dosyanın ATK'ya tevdine karar verilmiş olup, 10/06/2025 tarihli ATK raporunda özetle;" Mevcut belgelere göre; Kemal ve Hatice oğlu, 12/03/1987 doğumlu, ...’ın 19/09/2023 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde;
I. Kas-İskelet Sistemi, Diz ve tibia kırıkları ile diz artroplastisine bağlı özürlülük, Plato kırığı, Tablo 3.33-b’ye göre alt ekstremite özürlülük oranı %5 olup Tablo3.2’ye göre;
1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %3 (yüzdeüç) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği,
3. Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1(bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Mahkememiz dosyasının 16/07/2025 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, 04/10/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle;" Kusur Yönünden;
1) ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsü'nin 'nin %75 oranında ASLİ KUSURLU olduğu,
2) Davacı yaya ...'ın %25 oranında TALİ KUSURLU olduğu,
Aktüerya Yönünden;
Davalının 9675 kusur oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacı ...'ın;
a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 54.544,92 TL,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait
%3 maluliyeti ile ilgili maddi zararının = 222.734,42 TL,
c)Bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının = 10.060,88 TL,
TOPLAM = 287.340,22 TL
d)Davacının maddi zararlarının poliçe limitleri içinde kaldığı,
e)Başvuru tarihine göre davalı bakımından temerrüt tarihinin 23.10.2023 olarak belirlendiği,
f)Dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği,..." sonuç ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Davacı vekilinin 22/12/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatını 222.734,42 TL'ye, geçici işgöremezlik tazminatını 54.544,92 TL'ye, geçici bakıcı gideri tazminatı taleplerini ise 10.060,88 TL'ye arttırdıklarını bildirdikleri görüldü.
Mahkememiz dosyasının 31/12/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişi heyetinden aktüerya bilirkişisine tevdine karar verilmiş olup, 08/01/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;"
a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 54.544,92 TL,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait
%3 maluliyeti ile ilgili maddi zararının = 280.318,60 TL,
c)Bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının = 10.060,88 TL, olduğu,
TOPLAM = 344.924,40 TL
d)Davacının maddi zararlarının poliçe limitleri içinde kaldığı, e)Başvuru tarihine göre davalı bakımından temerrüt tarihinin 23.10.2023 olarak belirlendiği, f)Dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Davacı vekilinin 04/02/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli işgöremezlik tazminatını 280.318,60 TL'ye arttırdıklarını, beyan ettikleri görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava; meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, geçici bakıcı ve daimi bakıcı gideri alacağı zararlarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise zarar miktarı ve meydana gelen zarardan davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı tespit edildi.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de,
“sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Yargılama esnasında davacı asilin kaza tarihi ve sonrasına ilişkin tüm hastane kayıtları, tedavi evrakları celp edilmiş, SGK ya müzekkere yazılarak davacı ve dava dışı ... arasında 19/09/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının ayrıca davacının kaza tarihindeki gelir durumuna ilişkin belgelerin, aktif SGK kaydı olup olmadığının dosyamıza bildirilmesinin istenilmiş, davacının bildirmiş olduğu hastanelere müzekkere yazılarak meydana gelen trafik kazasından kaynaklı tedavi evraklarının celbine karar verilmiş,
akabinde kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri uyarınca (Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik) davacının geçici ve sürekli maluliyeti ile geçici ve sürekli maluliyet süresince bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığı hususlarının değerlendirilmesi için rapor tanzim edilmek üzere dosyanın ATK'ya tevdiine karar verilmiştir.
Dosyaya sunulan 20/06/2025 tarihli ATK raporunda " 1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, 3. Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1(bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde değerlendirmede bulunulduğu görülmüştür.
Alınan ATK raporu akabinde dosyanın , dosya arasına celp edilmiş olan tüm belgeler, davacı asil adına düzenlenmiş olan ATK raporu bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle dosyanın 1 trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi, 1 aktüerya uzmanı bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş ve bilirkişi heyetinden takdiri mahkemeye ait olmak üzere güncel içtihatlar uyarınca dava konusu kazaya karışmış olan tarafların kusur oranlarının hesaplanılmasının,
davacıda meydana gelen maluliyet oranı göz önünde bulundurularak davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu her bir alacak kalemi bakımından ayrı ayrı hesaplama yapılarak sigorta şirketinin poliçe miktarındaki sorumlu olduğu kalemler ve meblağları da göz önünde bulundurularak sorumluluk miktarlarının da ayrıca hesapta belirtilmesi suretiyle (poliçe teminat limitleri de dikkate alınarak) davalının sorumlu olduğu miktarlar bakımından dosya kapsamı itibariyle hesaplama yapılmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Ara karar doğrultusunda hazırlanan 06/10/2025 tarihli raporda " SONU Ç: Yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde Hukuki durumun ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 19.09.2023 tarihinde meydana gelen işbu dava konusu maddi hasarlı ve yaralanmalı Trafik kazasında;
Kusur Yönünden;
1) ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsü’nin %75 oranında ASLİ KUSURLU olduğu,
2) Davacı yaya ...’ın %25 oranında TALİ KUSURLU olduğu,
Aktüerya Yönünden;
Davalının %75 kusur oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacı ...’ın;
a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 54.544,92 TL,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait
%3 maluliyeti ile ilgili maddi zararının = 222.734,42 TL,
c)Bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının = 10.060,88 TL. olduğu,
TOPLAM = 287.340,22 TL
d)Davacının maddi zararlarının poliçe limitleri içinde kaldığı,
e)Başvuru tarihine göre davalı bakımından temerrüt tarihinin 23.10.2023 olarak belirlendiği,
f)Dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği, " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Davacı tarafça dosyanın güncel verilere göre rapor tanzimi için ek rapora tevdi edilmesinin talep edilmesi nedeniyle dosyanın bu hususta ek rapor alınmak üzere aktüerya bilirkişisine tevdine karar verilmiş ve 09/01/2026 tarihli ek rapor dosyaya kazandırılmıştır. İlgili ek raporda " SONU Ç: Hukuki durumların ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
19.09.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalının %75 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...’ın;
a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 54.544,92 TL,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait
%3 maluliyeti ile ilgili maddi zararının = 280.318,60 TL,
c)Bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının = 10.060,88 TL. olduğu,
TOPLAM = 344.924,40 TL
d)Davacının maddi zararlarının poliçe limitleri içinde kaldığı,
e)Başvuru tarihine göre davalı bakımından temerrüt tarihinin 23.10.2023 olarak belirlendiği,
f)Dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği, " şeklinde değerlendirme yapılmıştır.
Davacı tarafından dosyaya sunulan 22/12/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talep sonucu artırılmış, yine davacı tarafça dosyaya sunulan 04/02/2026 tarihli dilekçe ile yeniden dava değerinin artırıldığı bildirilmiştir.
Huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, dosyaya sunulan 22/12/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davacının talebini belirli hale getirdiği, davacı tarafça her ne kadar 04/02/2026 tarihli dilekçenin de bedel artırım dilekçesi olduğu belirtilmiş ise de hukuki nitelendirme hakime ait olduğundan ve dava değeri daha önce belirli hale getirildiğinden davacı tarafça sunulan 04/02/2026 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi mahiyetinde olduğu değerlendirilmiş ve bu doğrultuda inceleme yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; alınan raporlar kapsamında ve poliçe teminat limitleri de dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; davalı tarafın meydana gelen kazadaki kusur oranı da dikkate alındığında; davacının 54.544,92-TL geçici işgöremezlik, 280.318,60-TL sürekli işgöremezlik ve 10.060,88-TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 344.924,40-TL tazminat alacağına hak kazandığının anlaşıldığı, davalı sigortanın , davalı sigortaya sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe teminat limitleri dahilinde meydana gelen zarardan sorumlu tutulabileceğinin anlaşıldığı,
davacının geçici işgöremezlik, sürekli işgöremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin uğramış olduğu zarar miktarı poliçe teminat limitleri dahilinde kaldığından bu alacak kalemleri yönünden davanın kabulüne karar vermek gerektiği, davacı dava dilekçesinde her ne kadar sürekli bakıcı gideri alacağı isteminde bulunmuş ise de; dosya arasına alınan raporlardan davacının sürekli bakıcı ihtiyacı bulunmadığı anlaşıldığından bu alacak kalemi yönünden istemin reddine karar vermek gerektiği anlaşılmış açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiştir.
Faiz başlangıç tarihi açısından yapılan değerlendirmede. Emsal mahiyette olan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4875 Esas, 2020/720 Karar Sayılı, 04/02/2020 Tarihli "...
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmamış olması sebebi ile davacının davalıya başvuru tarihi de dikkate alınarak davalının 23/10/2023 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Katip ... · (e-imzalıdır) Hakim ... · (e-imzalıdır)
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/340, K. 2026/268, 15 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama