KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2024
- Esas no
- 2024/345 Esas
- Karar no
- 2024/446
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/06/2024
Karar Metni
965 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Bankası Anonim Şirketi ... Şubesi şubesindeki hesabı gereğince kendisine verilmiş olan ... nolu çek, müvekkili şirket yetkilisinin bilgi ve rızası olmaksızın, başkaları tarafından elde edilerek ve müvekkili şirket yetkilisinin imzası taklit edilerek doldurulduğunu ve imzalandığını, çekten banka şubesi tarafından sorulması ile haberdar olduğunu, işbu çekle ilgili başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı icra dosyasına müvekkili tarafından itiraz edilerek takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilinin çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, çekten kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
Somut olayda işbu davanın 07/06/2024 tarihinde, davacının "... Bankası Anonim Şirketi ... Şubesi Şubesi’ne ait ... numaralı, 03.07.2018 tarihli,150.000,00 TL Bedelli, çek nedeniyle" davalıya borçlu olmadığının tespiti istemi ile açıldığı, yapılan kontrolde dava dilekçesi ile birlikte arabuluculuk son tutanağının mahkememize ibraz edilmemiş olduğu görülmekle mahkememizin 07.06.2024 tarihli ara kararı ile "Mahkememizce dava dilekçesi üzerinden yapılan kontrolde;
işbu menfi tespit davasının zorunlu arabuluculuğa tabi olmasına rağmen dava dilekçesi ekinde arabuluculuk tutanağının ibraz edilmemiş görülmekle Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. Fıkrasının "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize ibraz etmek üzere işbu muhtıranın tebliğinden itibaren 1 HAFTALIK KESİN SÜRE verilmesine,
süresi içerisinde arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkememize ibraz edilmemiş olması halinde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına (işbu muhtıranın tebliği ile ihtarına )" karar verilmiş olduğu, işbu ara kararın davacı vekiline usulüne uygun olarak 15.06.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 11.06.2024 tarihli beyan dilekçesinde menfi tespit davalarının arabuluculuğa tabi olmadığının mahkememize beyan edilmiş olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
05.04.2023 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7445 Sayılı İcra Ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31. Maddesinin "6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir." şeklindeki düzenlemesi ve yürürlük maddesi olan 43. Maddesinin "(1) Bu Kanunun;
a) 31 inci, 34 üncü, 36 ncı, 37 nci, 38 inci ve 41 inci maddeleri 1/9/2023 tarihinde,
b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer." şeklindeki düzenlemesi uyarınca 01.09.2023 tarihinden itibaren açılacak menfi tespit davalarında arabuluculuk zorunlu hale getirilmiş olup bu kapsamda işbu dava tarihi itibari ile güncel olan Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesinin 1. Fıkrasının "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,
dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklindeki düzenlemesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. Fıkrasının "(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki düzenlemesi, HMK'nın dava şartlarını düzenleyen 114 ve 115.
Maddeleri uyarınca re'sen yapılan inceleme sonucunda zorunlu arabuluculuğa tabi işbu davada dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvuru yapılmadığı, söz konusu dava şartının davadan önce giderilmemiş olması sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/345, K. 2024/446, 26 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama