İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/362 K.2025/628

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

Esas2024/362Karar2025/628Tarih30 Eylül 2025Okuma10 dk · 2.005 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
30 Eylül 2025
Esas no
2024/362 Esas
Karar no
2025/628
Dava
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
14/06/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.005 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. Davalı şirket ortağı ...; kendisi, eşi ... ve çocukları ... ... ile birlikte yapacakları Yunanistan seyahati öncesi “...

Vizesi” almak amacıyla müvekkil şirkete başvurduğunu, Bu başvuru akabinde taraflar anlaşmış ve müvekkilinin vize alım sürecinde davalı şirket ortağı ve ailesine aracılık hizmeti sunduğunu, müvekkili şirketin, ret veya kabul kararı verme yetkisi bulunmadığını, müvekkili şirket, üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, konsolosluğa usulüne uygun başvuru yaptığını ve konsolosluk tarafından bu başvuru reddedildiğini, müvekkilinin yapmış olduğu masraf ve hizmet bedellerini ödemeyerek müvekkili zor durumda bıraktığını, her ne kadar mezkur aracılık hizmeti davalı şirket ortağı ve ailesine sunulmuş ise de hizmete ilişkin faturanın,

davalı şirkete kesilmesi istenildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket, davalı şirkete ... ve ... numaralı toplam 23.876,80 TL bedelli faturaları düzenlediğini, davalının faturaları haksız ve hukuka aykırı olarak iade ettiğini, bunun üzerine davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2024/...

Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, haksız itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den aşağıda olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili şirket’e herhangi bir hizmet sunulmadığını, sunulan hizmetin dava dışı “Uğuz ailesi”ne sunulduğunu, alacaklı şirket ile anlaşan ve hizmet alan müvekkil şirket veya onun çalışanları değil, müvekkil şirketin ortağı olan ... olup alınan hizmet de ... ile ailesinin yapacakları turistik seyahate ilişkin olarak alınması gereken ...

Vizesine aracılık hizmeti olduğunu, Eş söylem ile, söz konusu hizmetin tarafı müvekkil şirket olmadığı gibi alınan hizmet de Uğuz ailesine ilişkin şahsi hizmeti olduğunu, davacı şirket tarafından müvekkil şirket’e karşı herhangi bir icra takibi başlatılabilmesi ve/veya dava açılabilmesi olanaklı olmadığını, bu sebeple de işbu davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, davacının haksız, hukuka aykırı ve sabit olmayan davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı tarafından davalı aleyhine tahakkuk ettirilmiş olan hizmet faturasının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Somut olayda; Davacı şirket tarafından davalı şirket ortağı ... ile birlikte ailesine “... Vizesi” almak amacıyla verilen hizmetten kaynaklı olarak düzenlenen 11.938,40 TL bedelli 2 ayrı fatura sebebiyle davalı şirket aleyhine toplam 23.876,80 TL üzerinden başlatılmış olan .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.

İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.

Davalı vekili tarafından sunulmuş olan cevap dilekçesinde davacı şirketten hiçbir hizmet alınmadığı, hizmetin şirket ortaklarına verilmiş olması sebebiyle kendilerine husumet yöneltilemeyeceği, fatura borcundan sorumlu olmadıklarını beyan etmiş olduğu görülmüştür.

Yargılama esnasında tarafların ticari defter ve belgeri üzerinden yapılan inceleme kapsamında alınan kök ve ek mali müşavir raporunda özetle;

Davacının davalı ile ticari ilişkisi tetkik edildiğinde, davalı firma ortağının ve ailesinin şahsi turistik Yunanistan seyahatinin davalı firma adına faturalandırıldığının anlaşıldığı, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13. maddesine göre, şirket ortaklarının şahsi harcamalarını ticari kazancın tespitinde gider yada indirim olarak dikkate alınması mümkün olmadığından, mali yönden davacı firma ile davalı firma arasında ticari bir ilişkinin mevcudiyetinden söz edilemeyeceği, Hizmetin verildiğine takdir edilmesi durumunda faturanın hizmetin verildiği şahıslara düzenlenmesi gerekeceği,

2023 yılında Davacının “..., ... ..., ... isimli kişilerin Yunanistan Seyahati için vize bedeli ve hizmet bedeli” açıklaması ile (3 adet e-fatura SATIŞ FATURASI ile ) Kdv dahil Toplam 43.279,20 -TL. fatura kestiği, bu faturaları GİB portalden davalıya gönderdiği, faturaların tamamının hem davacı hemde davalı ticari defterlerinde karşılıklı kayıtlı olduğu ve hem davacının hemde davalının vergi dairelerine (Form Ba/Bs ile) bu faturaları eksiksiz beyan ettiği, Davalının bu faturaları kabul etmeyerek aynı tutarlarda (3 adet e-fatura İADE FATURASI ile ) Kdv dahil Toplam 43.279,20 -TL iade faturası düzenlediği ve GİB portalden davacıya gönderdiği,

iş bu “iade faturaları”nında hem davacının hem davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve karşılıklı vergi dairlerine (Form Ba/Bs ile) eksiksiz beyan ettikleri,

Davacı ve davalının dosyaya sundukları ticari defter kayıtları karşılıklı tetkik edildiğinde, davacının 2023 yılında kestiği 3 adet “satış faturaları”ndan davalının bu faturaları kabul etmeyerek aynı tutarda davacıya kestiği karşı “iade faturaları” (Satış faturası toplamı 43.279,20 -TL iade faturaları toplamı 43.279,20 -TL) düşüldüğünde, Takip Tarihi ve Dava tarihi itibariyle karşılıklı cari hesap bakiyelerinin 0,00 TL olduğu, farklı bir ifade ile cari hesapların bakiyesiz kaldığı

2023 Yılındaki faturalaşmalar sonrasında, 2024 yılında davacının davalıya kestiği ve İCRA DOSYASI ile davalıdan talep ettiği vize hizmetine ait 2 adet (02.01.2024 tarih/ EUR2024000000003 nolu 11.938,40 TL bedelli ve 02.01.2024 tarih” EUR2024000000002 nolu 11.938,40 TL bedelli) e-Faturaların ise hem davacı hemde davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı,

Davacının kestiği ve .... İcra Dairesi 2024/... E. Dosya ile takibe konu ettiği aşağıda detayı tabloda gösterilen 2 adet SATIŞ FATURALARI Kdv dahil Toplam 23.876,80 -TL.nı hem davacının hemde davalının ticari defterlerine kaydetmediği ve vergi dairelerine beyan edilmedikleri anlaşılmıştır.

Yukarıda incelendiği üzere, davacının takibe konu ettiği 2024 yılın 2 adet SATIŞ FATURALARININ(Kdv dahil Toplam ın hemde davacının hem de davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı ve vergi dairelerine beyan edilmediği, farklı bir ifade ile iş bu takibe konu faturaların düzenlenme aşamasında kaldığı, Neticeten; hem davacı firma hemde davalı firma ticari kayıtlarına göre; davacının takipte talep ettiği 2 adet faturalardan kaynaklı tarafların ticari defterlerde herhangi bir borç/alacak kaydı mevcut olmadığı

Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.

Yargılama esnasında davacı tarafından sunulan beyan dilekçesinde "... davalı şirkete 2023 yılında 3 adet fatura kesilmiş olup bu faturaların kdv hariç toplam tutarı 41.193,00 TL'dir. İşbu faturalarda davalı şirket yetkilisinin çocuklarının hizmet bedelinin yanlış hesaplanmış olması sebebiyle davalı şirket kesilen bu 3 faturaya karşı aynı yıl iade faturası kesmiştir. Bu hususta ilgili işlemler dosyada mübrez 2023 yılı defter kayıtlarında bulunmaktadır.

2024 yılı Ocak ayında mezkur yanlış düzeltilerek davalı şirkete kdv hariç 11.243,00 TL tutarlı 2 adet fatura kesilmiştir. Ancak davalı şirket bu faturaları, özel entegratör aracılığıyla direkt olarak reddetmiştir. İlgili faturalar huzurdaki davaya konu icra takibine konu edilmiş olup bir kez daha ekte sunulmaktadır. Yine işbu faturaların reddedildiği faturaların üzerinde de görülmektedir.

Müvekkil şirket tarafından yapılan vize başvurusu 24.08.2023 tarihli olup Eylül 2023'te işleme dair fatura kesilerek davalı şirkete sistem üzerinden gönderilmiştir. Ancak davalı şirket işbu faturalara karşı iade faturası kesmiştir. Eylül ayında kesilen faturanın yanlış olduğunun icra aşamasında fark edilmesiyle birlikte mezkur yanlışlık düzeltilmiş ve Ocak 2024'te doğru faturalar kesilerek dava konusu .... İcra Müdürlüğünün 2024/...

Esas sayılı icra dosyasına konu edilmiştir." şeklinde beyanda bulunularak 2 ayrı faturanın olmasının sebebi açıklanmıştır.

Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır.

Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).

Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir.

Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir (Bknz. ...

Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2020/297 Esas, 2020/327 Karar Sayılı, 04/06/2020 Tarihli İlamı).

Benzer mahiyette bulunan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 E. 2020/2954 K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir.

Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır.

Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.

İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.

...

Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. ... bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222.

(6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." şeklindeki ilamı bir bütün olarak incelendiğinde davacı tarafından düzenlenmiş olan davaya konu faturanın davacının da beyan etmiş olduğu üzere davalı tarafından kabul edilmediği, reddedildiği sabittir.

Bu hali ile davacı tarafından davalıya hizmet verildiğinin ispatlanması gerekmekte olup bu doğrultuda davacının da beyan etmiş olduğu üzere hizmet davacı tarafından davalı şirkete değil; şirketin ortaklarının şahsi vizeleri için verilmiş olması sebebiyle faturanın şirkete değil hizmet veren kişiye karşı kesilmesi gerekmektedir.

Her ne kadar faturanın talep doğrultusunda davalı şirkete kesildiği beyan edilmiş ise de fatura kesilmesi talebinde bulunan kişi şirket ortağı olmayıp şirket ortağının eşi olması sebebiyle davalı şirketi bağlamayacağı; netice itibariyle davacı tarafından davalıya hizmet verildiğinin ispatlanamadığı kanaatine varılmakla davasının reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalının kötüniyet tazminatı talebinin değerlendirilmesinde ise ; İİK m. 67/2 hükmü uyarınca kötüniyet tazminatı, itirazın iptali davası reddedilince alacaklının takibinde haksız ve kötüniyetli görülmesi durumunda borçlunun istemi üzerine alacaklı aleyhine hükmedilen tazminattır. Kötüniyeti ispat yükü borçludadır, zira TMK m.2 hükmü uyarınca iyiniyetin varlığı asıldır. Yapılan kontrolde davacının davasının reddine karar verilmiş ise de davalı aleyhine başlatılan takipte davalı tarafından davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamamış olması nedeni ile davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;

1-Davacının davasının REDDİNE,

2-Davalının davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin REDDİNE,

3-Alınması gerekli olan 615,40-TL karar ilam harcının başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,

5-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 23.876,80-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.

7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2025

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/362, K. 2025/628, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/362
Karar No
2025/628
Tarih
30 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/363 K.2025/694
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/364 K.2025/779
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/364 K.2025/561
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/364 K.2025/556
  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/365 K.2025/630
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/365 K.2025/663

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.