KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/446 Esas
- Karar no
- 2024/910
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 01/08/2024
Karar Metni
955 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. 21.04.2024 tarihinde 21:25 sıralarında, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla Samanyolu kavşağı istikametinden gelip Antalyaspor kavşağı istikametine doğru ... Bulvarı üzerinden seyir halindeyken aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek ... Mah. ...
Bulvarı No: ... önünde geldiğinde orta refüje aracıyla çıkarak orta refüjde bulunan ağaca aracının ön kısımlarıyla çarpması sonucu tek taraflı, yaralanmalı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında; bu kazanın oluşumunda sürücü ... ..., 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-A kuralını ihlal ettiğine kanaatine varıldığını, kazanın tek taraflı gerçekleşmesi nedeniyle sigortalı araç sürücüsü tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin araçta yolcu konumunda olması ile kazanın oluşumunda kusura katılımı bulunmadığını, müvekkili adına sigorta şirketine, başvuruda bulunulduğunu,
davalı sigorta şirketince müracaat tarihinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde taleplerinin karşılanmadığını, müvekkilinin zarar değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile 30,00 TL maddi tazminatın (10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı) kaza tarihi olan 21.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, kazaya sebep olan olayda kusur durumu belirsiz olup öncelikle kusur durumunun net olarak tespiti gerektiğini, meydana gelen kaza nedeniyle davacının talep ettiği geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı tazminatı giderinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından SGK’dan geçici iş görmezlik giderine ilişkin ödeme alınmadığına dair belgenin iletilmesi gerektiğini,
zira ödeme alınmışsa mükerrer ödeme gerçekleşmiş olacağını ve bu durum sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vereceğini, müvekkilinin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faiz dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olması gerektiğini, açılan davanın reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar istemine ilişkindir.
Somut olayda 21.04.2024 tarihinde sürücü ... ... sevk ve idaresindeki, davalı şirket nezdinde sigortalanmış olan ... plakalı aracın geçirmiş olduğu tek taraflı, yaralanmalı, maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacının araçta yolcu konumunda bulunması sebebiyle yaralandığından 6100 sayılı HMK'nin 107'inci maddesine göre şimdilik 30,00 TL maddi tazminatın (10,00 TL sürekli iş göremezlik, 10,00 TL geçici iş göremezlik, 10,00 TL geçici bakıcı tazminatı) kaza tarihi olan 21.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemi işbu davanın açılmış olduğu, mahkememizce ön inceleme duruşması yapılmadan önce tarafların sulh olduklarına dair beyan dilekçesi sundukları görülmüştür.
Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 09.12.2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sulh anlaşması gereğince HMK 315 hükmü çerçevesinde karar verilmesine yer olmadığı hükmünün tesisini talep etmiş olduğu görülmüştür.
HMK'nın 313. Ve devamı maddelerinde Sulh düzenlenmiştir. Buna göre kanunun 313. Maddesinde "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir.
(2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.
(3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir.
(4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." şeklindeki düzenlemesi, 314. Maddesinin "(1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
(2)Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir.
(3)Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir." şeklindeki düzenlemesi ve 315. Maddesinin "(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.
(2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir" şeklindeki düzenlemesi bir bütün olarak incelendiğinde işbu davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği bir dava olduğu, yargılama esnasında davanın konusuz kaldığı kanaatine varılmış olup davacının HMK m.315 hükmü uyarınca karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi talebi uyarınca hüküm tesis edilmiştir.
HMK'nın "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlığını taşıyan 331. Maddesinin 1. Fıkrasının "(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." şeklindeki düzenlemesi uyarınca yargılama esnasında davalının ödeme yapması sebebiyle davanın konusuz kalmış olduğu, davanın açıldığı tarih itibari ile davacının haklı olduğu kanaatine varılmış olup yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması gerektiğine kanaat edinilmiş ise de dosyaya ibraz edilmiş olan sulh protokolü uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilmiş olması sebebiyle bu kapsamda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/446, K. 2024/910, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama