KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2025
- Esas no
- 2024/484 Esas
- Karar no
- 2025/946
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/08/2024
Karar Metni
2.240 kelime·11 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. 31/07/2022 tarihinde ... ... mevkiinde meydana gelen trafik kazası sonucu maddi hasarlı trafik kazasında müvekkiline ait otomobilde ciddi şekilde zarar gördüğünü, müvekkiline ait ...
Plakalı araç kendi sigorta şirketi tarafından onarıldığını ve müvekkiline davalı sigorta şirketinden başkaca da bir ödeme olmadığını, meydana gelen bu kaza müvekkilinin aracında hem değer kaybı oluştuğunu hem de müvekkilinin 30 iş günü araçsız kaldığını, müvekkilinin aracındaki değer kaybının mahkemece yapılacak yargılama ile tespit edilecek kaza öncesi değeri ile kaza sonrası değerin farkının tazmini için huzurdaki davanın açıldığını, aracın tamirde geçirdiği bu süre zarfında müvekkilinin aracından mahrum kalmasından kaynaklanan zararın tespitini ve müvekkiline faizi ile ödenmesi gerektiğini,
şimdilik 20.000 TL Değer Kaybı ve 1.000 TL Araç Mahrumiyet Tazminatı Olmak Üzere Belirsiz alacak davası olarak 21.000 TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava zamanaşımına uğramış olmakla başvurunun zamanaşımından reddine karar verilmesini, davaya konu zarar 31.07.2022 tarihinde meydana gelmiş olmakla TTK 1420 Madde gereği 2 yıllık zamanaşımı dolduğunu, başvurunun reddine karar verilmesini,
davacı tarafından ... plakalı araç ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı ... plakalı araç arasında 31.07.2022 tarihnde meydana gelen maddi hasarlı kaza sonucunda davacının aracında değer kaybı meydana geldiği iddia edilerek değer kaybı talebinde bulunulduğunu ... plakalı araç ... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 23.11.2021 - 23.11.2022 tarihleri arası sigortalı olup kaza tarihi itibariyle araç başına 100.000,00 TL kaza başına 200.000,00 TL poliçe teminat limiti bulunduğunu,
davacı tarafından araçta değer kaybı meydana geldiği iddiasında bulunulmuş ise de aracın hasar geçmişi ve kullanılmışlık düzeyi de göz önüne alındığında başvuruya konu araçta işbu kaza nedeniyle değer kaybı meydana gelmediğini, müvekkili şirket kaza tarihi itibariyle geçerli yasal mevzuat gereğince meydana gelen zararda sorumlu olduğunu değer kaybı tespiti yapılacak olması halinde kaza tarihinde geçerli yasal mevzuatın dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, aksi halde aracın geçmiş hasar kayıtlarının celp edilerek bilirkişi incelemesi yapılmasını, davacının davasının öncelikle zamanaşımı itirazımız nedeniyle usulden reddini,
usulüne uygun başvuru yapılmaması nedeniyle reddini aksi kanaatte olunması halinde poliçe limit itirazımız dikkate alınarak karar verilmesini, bilirkişi incelemesi yapılarak karar verilmesi halinde davacıya ait aracın geçmiş hasar kayıtlarının dikkate alınmasını, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla talep etmiştir.
İşbu dava 20.08.2024 tarihinde açılmakla mahkememizin 2024/484 Esasına kaydının yapılmış olduğu, mahkememizce yapılan kontrolde; 17.02.2024 tarihli celsede işbu davanın ... Sigorta Anonim Şirketi, ...ve ... Plakalı Araç İşleteni olmak üzere 3 ayrı davalıya yöneltilmiş olduğu görülmekle ... Plakalı Araç İşletenine yöneltilen talepler bakımından dosyanın tefriki ile mahkememizin yeni bir esasına kaydına, eldeki işbu davada yargılamaya ... Sigorta Anonim Şirketi ve ...yönünden devam olunmasına karar verilmiş olduğu, davalı ... Plakalı Araç İşletenine yöneltilen talepler bakımından dosyanın mahkememizin 2024/... Esasına kaydının yapılarak "Davacının davasının HMK m.119/1-b, 119/2 hükümleri uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA " karar verilmiş olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan ve tefrik sonrası eldeki davanın konusunu oluşturan dava dilekçesinde özetle; Davalı Sürücüsü ...’in sevk ve idaresindeki, diğer davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS kapsamında sigortalanmış olan ... plakalı araç ile davacıya ait ... Plakalı araç arasında 31.07.2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacının aracının hasarlanmış olması sebebiyle HMK 107 Uyarınca Şimdilik 20,000,00 TL Değer Kaybı ve 1.000,00 TL Araç Mahrumiyet Tazminatı Olmak Üzere toplam 21.000,00 TL'nin ... Sigorta Anonim Şirketi, Murat Müsellimden haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizleri ile tahsili talebinde bulunmuş olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın m.114/2 hükmünün atfıyla 2918 sayılı KTK'nın 97.maddesi gereğince trafik kazasından kaynaklı olarak tazminat talepleri bakımından açılacak tazminat davasından önce davalı olarak gösterilen sigorta şirketine başvuru yapılmak dava şartı olduğundan dava dilekçesi ve ekleri üzerinden yapılan kontrolde davacının dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yaptığına ilişkin herhangi bir belgenin ibraz edilmemiş olduğu görülmekle mahkememizin 21/08/2024 tarihli ara kararı uyarınca "DAVACI VEKİLİNE;
işbu dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmak, başvuru yapılmış ise işbu başvuru dilekçesinin ve başvurunun davalıya tebliğine ilişkin evrakların bir suretini mahkememize ibraz etmek; başvuru yapılmamış ise HMK m.114/2 hükmünün atfıyla 2918 sayılı KTK'nın 97.maddesi gereğince başvurunun dava şartı olması sebebiyle işbu ara kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde usulüne uygun başvuru yapılarak başvurunun tebliğine ilişkin evrakları mahkememize sunmasının istenilmesine,
kesin süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi halinde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilebileceğinin ihtarına (işbu ara kararın tebliği ile ihtarına )," karar verilmiş olup işbu ara karar 27/08/2024 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili tarafından 29.08.2024 tarihinde ibraz edilen beyan dilekçesinde "Davacı müvekkilin asil olarak sigorta şirketine ilk başvurusuna ilişkin elimizde herhangi bir tarih,belge/evrak bulunmaması sebebiyle; ara kararı infazı için sigorta şirketine müzekkere yazılarak müvekkil başvuru evrakları dahil olmak üzere tüm hasar dosyasının mahkemeniz dosyasına yollanmasının istenmesine karar verilmesini" talep ettiği görülmekle gerekli yazışmalar yapılmış,
eksikliklerin bulunduğu anlaşılmakla mahkememizin 11/03/2025 tarihli celsesinde davacı vekiline yeniden 2 haftalık kesin süre verilmiş olup sunulan belgeler kapsamında süresi içerisinde davalıya başvuru yapılmış olduğu, Emsal mahiyette olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 2021/802 Esas, 2021/858 Karar Sayılı, 03/06/2021 Tarihli "...
Dava şartları HMK'nun 114/1. maddesinde tek tek sayılmış, maddenin 2. fıkrasında da diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu ifade edilmiştir. Öngörülen dava şartlarının bir kısmı nitelikleri gereği dava açıldıktan sonra giderilerek davaya devamı mümkün olmayan; bir kısmı ise giderilebilecek nitelikteki dava şartlarıdır.
Kanun koyucu HMK'nun 30. maddesi ile yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini, gereksiz gider yapılmamasını sağlamak bakımından "usul ekonomisi ilkesi"ni benimsemiş, bu ilkeye uygunluğu teminen HMK'nun 115/2. maddesi ile usulden red kararı vermeden önce hakimin eksikliği tamamlaması yönünden ilgilisine kesin süre verilmesi esasını benimsemiştir.
Bu durumda davacıya, sigorta şirketine yazılı başvuru yapması için uygun kesin sürenin verilmesi; sürenin sonunda oluşacak hukuki duruma göre yargılamaya devam edilmesi gerektiği halde, re'sen gözetilmesi gereken bu eksiklik tamamlanmadan yargılamaya devamla esas hakkında hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür." şeklindeki ilamı kapsamında usuli eksikliğin yargılama esnasında tamamlanmış olduğu görülmekle yargılamaya devam olunmuştur.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de,
“sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Yargılama esnasında kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, hasar dosyası ve kazaya ilişkin tüm evraklar celp edilerek dosya trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerde belirtildiği üzere, 31.07.2022 tarihinde, saat 19.40 sıralarında İstanbul ili, ... ilçesi sınırları dahilindeki, ... Tem otoyolu üzerinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Aksaray istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalli noktada aracının sağ ön kesimleri ile Sürücü ...'in idaresindeki ... plakalı aracın sol arka kesimlerinin çarpıştıkları maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
... plakalı otomobilin davalı sürücüsü ...'in olayda %100 oranında kusurlu olduğu,
Davacıya ait ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'nin olayda kusursuz olduğu,
Davaya konu otomobilde meydana gelen hasarların, yukarıda izah edilen kazanın oluş şekli ile uyumlu olduğu ve (31.07.2022) günü meydana gelen trafik kazasının taraflarca ifade edilen şekilde gerçekleştiği, ve onarım bedelinin 81.571.428TL olarak haddi layık ve kadri marufunda olduğu,
Davacıya ait ... plakalı otomobil üzerinde meydana gelen değer kaybı zararının 175.612 TL olarak hesaplandığı,
Onarım süresinin 10 gün olabileceği,
İkame araç olarak kiralama bedelinin 17.500 TL olabileceği, buna ait bir faturanın dosyasında bulunmadığı,
Davalı sigorta tarafından 80.459,70TL ödeme yapıldığı,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna yönelik olarak ibraz edilen itirazların reddine karar vermek gerekmiş olup davacı vekili tarafından sunulan 26.09.2025 tarihli bedel arttırım dilekçesinde özetle 175.612.00 TL Değer Kaybı Alacağı ile 17.500,00 TL Hak Mahrumiyeti alacaklarının kaza tarihinden itibaren ayrı ayrı ticari avans faizi ile hesaplanarak davalıdan alınıp davacıya verilmesini talep etmiş olduğu görülmüştür.
Kural olarak araç mahrumiyet bedeli taleplerinin değerlendirilmesinde davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenerek davacının ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacı kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/11886 Esas, 2017/6732 Sayılı Kararı). Buna göre, ortaya çıkan zarardan araç maliki-işleten olarak davalının müteselsil sorumlu bulunmaktadır. Zarar nedeniyle müteselsilen varsa başkaca sigorta veya kişilerin bulunması davalı işletenin sorumluluğunu kaldırmayacaktır.
Somut olayda tüm dosya kapsamı itibari ile davacının meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak 175.612,00 TL değer kaybının ve 17.500,00 TL araç mahrumiyeti sebebiyle zararının oluştuğu hesaplanmış olup Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince, araç mahrumiyeti zararı, gerçek zarar dışında aracın hasarlanması nedeniyle uğranılan dolaylı bir zarar olması sebebiyle poliçe teminatına dahil olmadığından bu tazminat kalemi yönünden davalı sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı (Emsal ...
BAM 26. HD. 2019/893 Esas, 2021/1467 Karar Sayılı, 16.09.2021 Tarihli ilamı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 08.03.2017 Tarih 2016/8410 Esas - 2017/2491 Karar sayılı ilamı), nitekim davacının da dava dilekçesinde bu bedeli yalnızca davalı sürücü ...'den talep etmiş olduğu görülmekle 17.500,00 TL araç mahrumiyet bedelinin işbu davalıdan alınıp davalıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacının değer kaybı talebi bakımından dosyaya ibraz edilen evraklar üzerinden yapılan kontrolde davacının davalı sigorta şirketine yalnızca ZMMS kapsamında başvuru yapmış ve davayı bu doğrultuda açmış olduğu, bu hali ile davalı şirketin ZMMS poliçesindeki teminat limitinin poliçenin akdedildiği tarih itibari ile 50.000,00 TL ise de kazadan önce 100.000,00 TL'ye çıkartıldığı, davalının sorumluluğunun 80.459,70 TL'lik ödeme akabinde 19.540,30 TL kaldığı,
davalı sigorta şirketinin yalnızca bu bedelden sorumlu olduğu görülmekle sigorta şirketinin teminat limiti kapsamında sorumlu olması kaydıyla (işbu davalı yönünden kısmen kabul olması kaydıyla) davacının değer kaybı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş olup davalı sürücü yönünden kaza tarihinden; davalı sigorta şirketi bakımından ise davadan sonra başvuru yapılmış olması sebebiyle dava tarihinden itibaren; davacıya ait aracın hususi olduğu görülmekle yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/484, K. 2025/946, 23 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama