KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Mart 2026
- Esas no
- 2024/628 Esas
- Karar no
- 2026/181
- Dava
- Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
- Dava tarihi
- 23/10/2024
Karar Metni
2.280 kelime·11 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 27/11/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonrası müvekkiline ait ...plakalı aracın ... Ürünleri Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'e ait ... plakalı araç tarafından hasara uğratıldığını, söz konusu ... plakalı aracın ...
Sigorta Anonim şirketi tarafından sigortalı olduğunu, ilgili sigorta şirketine başvuru yaptıklarını, açılan hasar dosyası sonrasında aracın tamir gördüğünü ve poliçe teminat limiti olan 120.000,00 TL ödeme yapıldığını, limit üzerinde kalan bakiye hasar tazminatının ve araçta meydana gelen değer kaybı teminat limitinin ödenmediğini, ... plakalı aracın davalı kasko sözleşmesi ihtiyati mali sorumluluk sigortası kapsamında teminat limiti altına alınması nedeniyle iş bu davanın açılmasının zorunlu olduğunu belirterek davanın kabulünü,
müvekkilin aracında meydana gelen şimdilik 1.000,00 TL bakiye hasar ve 1.000,00 TL değer kaybı tazminatının 10/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, talep miktarının belirlenebilir olduğunu bu yüzden davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını, poliçeden kaynaklı tüm sorumlulukların yerine getirildiğini, bu yüzden müvekkili şirketin davacıya tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin KDV'ye ilişkin herhangi bir sorumluluğunun da bulunmadığını, sigorta şirketinin iskonto hakkının bulunduğunu belirterek davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının 16/04/2025 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 31/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Makine Mühendisliği Yönünden;
1) ... plaka sayılı çekici ve ... plaka sayılı dorse'nin dava dışı sürücüsünün Ve100 (YÜZDE YÜZ) oranında ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu;
2) ...plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsünün atfı kabil KUSURUNUN bulunmadığı,
3) Davaya konu aracın Nihai ve Gerçek TAVAN Hasar tutarının 329.398,56 TL. olduğu,
4) Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere Değer Kaybı yönünden mütcala yapılamadığı,
Sigorta Uzmanlığı Yönünden;
5) Davacı tarafın kusurunun olmadığı kazada 329.398,56 TL'lik maddi hasar olduğu ve fakat davalının bu hasarın 120.000,00 TL'lik kısmını zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigortasından karşıladığı anlaşılmakla, bakiye 209,398,46 TL'nin de davalı tarafından akdedilen ihtiyari mali mesuliyet sigortasından karşılanabileceği;
6) Araçtaki değer kaybı için de aynı gerekçelerle ve poliçe limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği ve fakat dosya kapsamında işbu zarar kaleminin tespit edilememiş olması sebebiyle sorumluluk miktarı konusunda da tarafımızca bir değerlendirme yapılamadığı..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Davacı vekilinin 25/11/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile hasar bedelinin 109.370,16 TL, değer kaybı bedelinin ise 50.821,00 TL'ye yükselttiklerini beyan ettiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 24/09/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 12/01/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Makine Mühendisliği Yönünden;
1) ... plaka sayılı çekici ve ... plaka sayılı dorse'nin dava dışı sürücüsünün %100 (YÜZDE YÜZ) oranında ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu;
2) ...plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsünün atfı kabil KUSURUNUN bulunmadığı,
3) Davaya konu aracın Nihai ve Gerçek Bakiye TAVAN Hasar tutarının 109.370,16 TL. olduğu,
4) Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere davaya konu aracın Nihai ve Gerçek Bakiye Değer Kaybı tutarının 82.724.00 TL. olduğu,
Sigorta Uzmanlığı Yönünden;
5) Davacı tarafın kusurunun olmadığı kazada 329.398,56 TL'lik maddi hasar olduğu ve fakat davalının bu hasarın 120.000,00 TL'lik kısmını zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigortasından karşıladığı anlaşılmakla, bakiye 209,398,46 TL'nin de davalı tarafından akdedilen ihtiyari mali mesuliyet sigortasından karşılanabileceği;
6) Kök raporda her ne kadar dosya kapsamında değer kaybı tespit edilememiş de olsa; ek raporumuzda söz konusu zarar kalemi 82.724,00 TL olarak tespit edilmiş olmakla, işbu miktarın da davalının sorumluluğunda olacağı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
Davacı vekilinin 15/01/2026 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ile değer kaybı bedelinin 82.724,00 TL olarak yükselttiklerini beyan ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava; davalı tarafından kasko poliçesi kapsamında ihtiyari mali mesuliyet teminatı kapsamında sigortalı ... plakalı araç ile davacıya ait araç arasında 27/11/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacının trafik sigortacısı tarafından karşılanan zararın üzerinde zararı bulunduğu iddiasına dayalı olarak açılan bakiye hasar ve bakiye değer kaybı alacağının davalıdan tahsili istemlerine ilişkin olduğu tespit edildi.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de,
“sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş akabinde dosyanın 1 makine mühendisi ve 1 sigorta bilirkişisine tevdii ile; kusur, davacı aracında oluşan hasar ve değer kaybı, trafik poliçesi teminatı kapsamında ödenen/hükmedilen tutar, davalı tarafça yapılan ödemeler ve poliçe teminat limitleri dikkate alınmak suretiyle davalının kasko poliçesi İMM teminatı kapsamında dava konusu kazadan kaynaklı olarak davacıya ödenmekle yükümlü olduğu bakiye hasar bedeli ve değer kaybı yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı varsa miktarı konusunda rapor düzenlenilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 10/08/2025 tarihli rapor ile "
SONU Ç
Yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde Hukuki durumun ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 27.11.2023 tarihinde meydana gelen işbu dava konusu maddi hasarlı
Trafik kazasında;
Makine Mühendisliği Yönünden;
1) ... plaka sayılı çekici ve ... plaka sayılı dorse’nin dava dışı
sürücüsünün %100 (YÜZDE YÜZ) oranında ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu;
2) ...plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsünün atfı kabil KUSURUNUN bulunmadığı,
3) Davaya konu aracın Nihai ve Gerçek TAVAN Hasar tutarının 329.398,56 TL olduğu,
4) Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere Değer Kaybı yönünden müteala yapılamadığı,
Sigorta Uzmanlığı Yönünden;
5) Davacı tarafın kusurunun olmadığı kazada 329.398,56 TL’lik maddi hasar olduğu ve fakat davalının bu hasarın 120.000,00 TL’lik kısmını zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigortasından karşıladığı anlaşılmakla, bakiye 209,398,46 TL’nin de davalı tarafından akdedilen ihtiyari mali mesuliyet sigortasından karşılanabileceği;
6) Araçtaki değer kaybı için de aynı gerekçelerle ve poliçe limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği ve fakat dosya kapsamında işbu zarar kaleminin tespit edilememiş olması sebebiyle sorumluluk miktarı konusunda da tarafımızca bir değerlendirme yapılamadığı; şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Kök raporun dosyaya sunulması akabinde mahkememizce bilirkişi raporunda tablo halinde bildirilen sigorta şirketlerine müzekkere yazılarak; davacıya ait araçta davaya konu kaza tarihinden önceki tarihlerde meydana gelen kazalara ilişkin hasar kayıtlarının dosyamız arasına gönderilmesi istenilmiş, akabinde dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdi ile; hasar ve değer kaybı hususlarında değerlendirme yapılmasının istenilmesine ayrıca yapılacak değerlendirmede; davalının dava dışı ZMMS sigortacısı ve davalı tarafça davacıya iş bu davadan önce yapılan ödemeler de düşülerek ve davalının bakiye poliçe teminat limitleri dikkate alınarak değerlendirme yapılmasının istenilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 13/01/2026 tarihli ek raporda " SONU Ç: Yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde Hukuki durumun ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 27.11.2023 tarihinde meydana gelen işbu dava konusu maddi hasarlı Trafik kazasında;
Makine Mühendisliği Yönünden;
1) ... plaka sayılı çekici ve ... plaka sayılı dorse’nin dava dışı sürücüsünün %100 (YÜZDE YÜZ) oranında ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu;
2) ...plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsünün atfı kabil KUSURUNUN bulunmadığı,
3) Davaya konu aracın Nihai ve Gerçek Bakiye TAVAN Hasar tutarının 109.370,16 TL. olduğu,
4) Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere davaya konu aracın Nihai ve Gerçek Bakiye Değer Kaybı tutarının 82.724,00 TL. olduğu,
Sigorta Uzmanlığı Yönünden;
5) Davacı tarafın kusurunun olmadığı kazada 329.398,56 TL’lik maddi hasar olduğu ve fakat davalının bu hasarın 120.000,00 TL’lik kısmını zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigortasından karşıladığı anlaşılmakla, bakiye 209,398,46 TL’nin de davalı tarafından akdedilen ihtiyari mali mesuliyet sigortasından karşılanabileceği;
6) Kök raporda her ne kadar dosya kapsamında değer kaybı tespit edilememiş de olsa; ek raporumuzda söz konusu zarar kalemi 82.724,00 TL olarak tespit edilmiş olmakla, işbu miktarın da davalının sorumluluğunda olacağı; " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede.
27/11/2023 tarihinde davacıya ait araç ile davalıya kasko sigortalı araç arasında meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait araçta hasar meydana geldiği, yaşanan kazaya davalıya sigortalı araç sürücünün %100 kusuru ile sebebiyet verdiğinin dosya kapsamındaki bilirkişi raporu ile sabit olduğu, dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi ile davacının aracında meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı bedelinin hesaplandığı ve davacının bakiye alacağının tespit edildiği,
hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre davacının aracında 329.398,56-TL hasar oluştuğu, dava dışı ve karşı araç sürücüsünün ZMMS Sigortası tarafından huzurdaki dava açılmadan evvel davacıya poliçe limit tutarı olan 120.000,00-TL nin ödendiği, bu hususun dosya arasına dava dışı ... ... Sigorta A.Ş.
Tarafından gönderilen 18/11/2024 havale tarihli yazı cevabı ile sabit olduğu, yine davalı tarafça davadan önce 100.028,00-TL ödeme yapıldığı bu hali ile davacının bakiye 109.370,16-TL bakiye hasar tazminatı alacağının mevcut olduğunun anlaşıldığı ayrıca meydana gelen kaza nedeniyle davacının aracında 82.724,00-TL değer kaybının oluştuğunun da bilirkişi raporu ile tespit edildiği,
kazaya karışan karşı araç sürücüsünün ZMMS poliçesi kapsamındaki poliçe limitinin tüketilmiş olduğu anlaşıldığından davalı sigortanın poliçe teminat limitleri çerçevesinde ve davacının talebi ile bağlı kalınarak meydana gelen bakiye zarardan sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmıştır.
Yargılama aşamasında dosyaya davacı tarafça 26/11/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunulmuş akabinde ise 20/01/2026 tarihli bedel artırım dilekçesi sunulmuştur.
Davacı tarafından dosyaya sunulan 26/11/2025 tarihli dilekçe içeriğinde " Yukarıda açıklanan sebeplerle ıslah talebimizin dikkate alınarak
Müvekkilin aracında dava konusu kaza nedeniyle meydana gelen,
> HASAR BEDELİNİN (KDV DAHİL ) 329.398,56-TL olarak tespiti ile bu rakamdan ZMMS şirketi tarafından ödenen 120.000,00-TL ile İMM şirketi tarafından ödenen 100.000,00-TL nin indirimi sonucu 109.370,16-TL olarak
> DEĞER KAYBI BEDELİNİN ; 175.000,00-TL olarak kabulü ile İMM şirketi tarafından ödenen 124.179,00-TL nin mahsubu ile 50.821,00-TL olarak temerrüt tarihinden işleyecek faiz , yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini arz ve talep ederiz." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Dosyamız ile emsal mahiyetteki ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2019/523 E., 2020/536 K. Sayılı kararında " Davacılar vekili tarafından, ıslah dilekçesi olarak verilen, bedel artırım dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığı görüldüğünden, brüt gelirin 1/3'ü oranında maliyet olması gerektiği yönündeki itirazları da dikkate alınmamıştır. Zira, maliyet bu şekilde hesaplandığında net gelir ve sonuç olarak tazminat miktarı artabilecek ise de, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadığından, bedel artırılamayacaktır. Bu anlamda, hukuki yarar bulunmayan bu talebe itibar edilmemiştir. " şeklinde, yine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ¸8. Hukuk Dairesi nin 2022/2217 E. 2025/859 K. Sayılı kararında da benzer şekilde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Dosya kapsamında davacı tarafça sunulan ıslah ve bedel artırım dilekçeleri incelendiğinde her ne kadar dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından davacının talebinin belirli hale getirilmesine ilişkin bedel artırım dilekçesi ve ıslah dilekçesi sunma hakkı bulunmakta ise de;
davacı tarafından ıslah dilekçesi açıklaması ile dosyaya sunulan ve ilk dilekçe olan 26/11/2025 tarihli ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmadığı dolayısı ise bu dilekçede belirlenen miktarlar itibari ile davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu değerlendirilmekle davacı tarafça sunulan 20/01/2026 tarihli dilekçe dikkate alınmamış ve davacının 26/11/2025 tarihli ıslah dilekçesindeki tutarlar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş,
20/01/2026 tarihli dilekçenin dikkate alınamayacağı değerlendirildiğinden ve 26/11/2025 tarihli dilekçedeki tutarların da tamamı kabul edildiğinden davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Faiz talebi yönünden yapılan değerlendirmede; mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4875 Esas, 2020/720 Karar Sayılı, 04/02/2020 Tarihli "...
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacının davalı sigortaya başvuru tarihi dikkate alındığında ve 8 iş günü sürenin sonunda davalının temerrüde düştüğü değerlendirilmekle mahkememizce hüküm altına alınan alacağa 29/11/2024 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/628, K. 2026/181, 17 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama