KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Esas no
- 2025/247 Esas
- Karar no
- 2025/530
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/04/2025
Karar Metni
1.354 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle.
Müvekkiline ait ...plakalı araç, 29.05.2024 tarihinde davalı şirket ait olan ... plakalı aracın sürücüsünün alkollü şekilde ve tam kusuruyla gerçekleştirdiği trafik kazası neticesinde ağır şekilde hasar gördüğünü, kaza tespit tutanağı, alkol raporu ve sair belgelerden de açıkça anlaşılacağı üzere, kazanın meydana gelmesinde davalı şirket araç sürücüsü %100 kusurlu olduğunu, meydana gelen trafik kazasından dolayı müvekkiline ait araç yetkili servis tarafından düzenlenen 12.09.2024 tarihli faturaya göre onarım bedeli toplam 291.871,22 TL olduğunu, dava konusu onarım bedeli müvekkili tarafından ödendiğini, davalının sigorta şirketi olan ...
Sigorta A.Ş tarafından 13/... numaralı hasar dosyası açıldığını, 200.000 TL’lik yasal azami teminat limiti çerçevesinde ödeme yapıldığını, bunun 120.000 TL’si onarım bedeli, 80.000 TL’si değer kaybı olarak müvekkiline ödendiğini, ancak, müvekkilinin yaptığı masrafların yalnızca bir kısmı karşılandığını, değer kaybına ilişkin tazminat tutarı net olarak bilinmese de onarım bedeli yönünden 171.871,22 TL tutarında zarar ortaya çıktığını, araç kazadan sonra tam 3,5 ay (29.05.2024 - 12.09.2024) boyunca serviste kaldığını ve kullanılamadığını,
karşı aracın %100 kusurlu olması ve müvekkilinin zararlarının tam anlamıyla tazmin edilmemiş olması karşısında, sigorta teminat limitini aşan zararların davalıdan tahsili için işbu davanın ikame edildiğini, müvekkil tarafından ödenmiş bulunan onarım bedeline ilişkin fazladan zarar olan 171.871,22 TL, Çekici ücreti olarak 5000 TL, mahkeme marifetiyle hazırlanacak bilirkişi raporlarına uygun olarak değiştirilmek üzere, şimdilik belirsiz olarak.
Sigorta şirketinin ödemiş olduğu değer kaybı tutarına ek olarak 1000 TL, aracın kullanılamadığı süreye ilişkin zorunlu mali sigorta bedeli olarak 100 TL, aracın kullanılamadığı süreye ilişkin mahrum kalma bedeli olarak 100 TL olmak üzere şimdilik toplam 178.071,22 TL tutarında maddi tazminat bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle.
Kabul anlamına gelmemek kaydıyla meydana gelen kazanın tazmini bakımından Haksız Fiil hükümlerinin düzenlendiği TBK m. 49'a göre yapılacağını, bu durumda trafik kazaları sebebiyle açılan tazminat davalarında TBK'nın uygulanacağı TTK'nın uygulanmayacağını, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olabilmesi için, uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu’nda mutlak ticari dava olarak düzenlenmiş olması ya da nispi ticari dava olması yani tarafların her ikisinin de tacir sıfatını taşıması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerektiğini, somut olay incelendiğinde,
müvekkili şirketin ... plakalı aracın karıştığı kaza sebebiyle açılan davada; hasar onarım, araç mahrumiyet ve aracın çekici tarafından çekilmesi sebebiyle çekici parasını tazmin talepli açıldığını, mezkur olay; mutlak ticari iş olmadığı gibi nispi bir ticari dava niteliğinde olmadığını, trafik kazasına dayalı tazminat taleplerinin Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca değerlendirileceğini, bu bağlamda, müvekkili şirketin tacir sıfatını taşıması,
tek başına uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde görülmesini gerektirmeyeceğini, bu durumda davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan görevsizlik kararının verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı davacının aracının hasar onarım bedelinin bakiyesinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacıya ait ...plakalı araç ile davalı şirkete ait , olay günü diğer dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında 29.05.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan onarım bedeline ilişkin fazladan zarar olan 171.871,22 TL, Çekici ücreti olarak 5000 TL, mahkeme marifetiyle hazırlanacak bilirkişi raporlarına uygun olarak değiştirilmek üzere, şimdilik belirsiz olarak;
sigorta şirketinin ödemiş olduğu değer kaybı tutarına ek olarak 1000 TL, aracın kullanılamadığı süreye ilişkin zorunlu mali sigorta bedeli olarak 100 TL, aracın kullanılamadığı süreye ilişkin mahrum kalma bedeli olarak 100 TL olmak üzere şimdilik toplam 178.071,22 TL tutarında maddi tazminat bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
Şeklindeki düzenlemesi uyarınca dava şartlarına ilişkin re'sen yapılacak olan kontrol işbu maddede yer alan sıralamaya göre yapılması gerektiğinden mahkememizce öncelikle görev hususu irdelenecektir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar" ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması; ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Somut olay bakımından yapılan incelemede her ne kadar davalı tüzel kişi tacir ise de kazaya karışan ve kaza tarihi itibari ile davacı ...'ya ait ...plakalı araç bakımından UYAP sisteminden yapılan kontrolde aracın kullanımının hususi olarak yer aldığı, vergi dairesi sorgusu yapıldığında aracın gayri-ticari amaçla kullanıldığı yer aldığı, 09.09.2025 tarihli duruşma tutanağında davacı vekiline "Davacı vekilinden davacı asilin UYAP sisteminden yapılan sorgusundan potansiyel mükellef olarak vergi kaydının bulunduğu,
davaya konu edilen ...plakalı aracın gayri ticari olarak kullanım şeklinin belirtilmiş olması sebebiyle davaya konu aracın davacı asil tarafından ticari amaçlı kullanılıp kullanılmadığı, davacı asilin tacir olup olmadığı soruldu: Müvekkilim davaya konu aracı hususi amaçla kullanmaktadır, ticari amaçla kullanmamaktadır, müvekkilim anonim şirket ortağıdır, ancak araç şahsi kullanıma aittir,
şirketin değildir" beyanda bulunulduğundan bu hali ile eldeki davada tarafların karşılıklı tacir olmalarından ve bu kapsamda nisbi nitelikte ticari bir davadan bahsedilemeyeceği gibi TTK hükümlerinin uygulanmasını gerektirir şekilde sigorta hukuku vs. sebepten kaynaklı mutlak ticari dava da söz konusu olmadığı, davanın haksız fiilden kaynaklı bir dava olduğu kabul edilerek davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/247, K. 2025/530, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama