KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2023
- Esas no
- 2022/275 Esas
- Karar no
- 2023/791
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 05/05/2022
Karar Metni
2.128 kelime·11 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. 13/03/2022 tarihinde sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla ... Bulvarı istikametinden ...
Hastanesi istikametine seyir halinde iken; adliye kavşağına geldiği esnada kırmızı ışıkta geçerek aracın sağ ön kısımları ile sürücü ... ...’ın kendi beyanına göre sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla Albayrak meydanı istikametinden gelip Yenişehir istikametine seyir halinde iken, Adliye kavşağında kırmızı ışıkta bekleyip kendisine yeşil ışık yanıp seyir haline geçtiği esnada aracın sol ön çamurluk ve tekerlek kısımlarına çarpması sonucu iki taraflı ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucunda ... plakalı araçta yolcu konumumda bulunan, müvekkilinin ... ...'ın kızı ... ...
(T.C:...) feci şekilde vefat ettiğini, yakınının ölümü nedeniyle müvekkilim maddi açıdan mağdur olduğunu, trafik kazası tespit tutanağına ve 04/04/2022 tarihli Bilirkişi Raporuna göre; söz konusu kaza oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ... ...
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun kusurlardan 47/b (kırmızı ışık kuralına uymamak) maddesini ihlal ettiğini, aynı kanunun 84/a maddesinde yer alan sürücülere ait asli kusurdan sayılan (kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçme) kusurunu işlediği kanaatine varıldığını, ... plakalı araç sürücüsü ... ...'ın kural ihlalinin olmadığı kanaatine varıldığını, ... plakalı araçta yolcu olan müteveffa ... ... sürücü ... ... ile sözlü olduğunu, bu yüzden ... ...'ın ... ...’i taşımasında maddi-manevi menfaat olduğunu, taşıyanın menfaatinin olduğu durumlarda hatır indiriminden bahsedilemeyeceğini,
arz edilen nedenlerle hatır indirimi uygulanmamasını da talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, kazaya sürücüsünün kusuru ile sebebiyet verdiği ... plakalı araç ... Sigorta A.Ş.’ye ait ...
Poliçe numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile Sigortalı olup, , bu poliçe kaza tarihi itibariyle kişi başına vefat halinde 500.000,00-TL teminat sağladığını, müvekkillerinin yaşı, müteveffanın yaşı, ve tüm diğer faktörler birlikte değerlendirildiğinde davalı sigorta şirketinin limit dâhilinde zararın tümünden sorumlu olacağı, aktüerya hesaplamaları sonucunda anlaşılacağını, vefat eden ... ...’in doğduğu günden itibaren annesi ... ... ve babası İsmail ... ayrı yaşadığını, ... ...
4 yaşında iken resmi olarak boşandıklarını ve ... ...’in velayetinin annesi ... ...’a verildiğini, ... Asliye Hukuk Mahkemesi 2007/...
Esas Numaralı Kararında görüldüğü üzere biyolojik baba İsmail ...’in ... ...’e herhangi bir nafaka ödemediğini, mahkeme nezdinde işbu dava açılmadan önce 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun “3. dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı kısmının 5/A maddesi kapsamında arabulucuya başvurulmuş olup, davalı sigorta şirketleri ile yapmış oldukları müzakereler neticesinde anlaşmaya varılamadığını, anlaşmaya varılamadığına dair tutanağın sunulduğunu, Fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla ve maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere, müvekkilinin ... ...'ın kızı ... ...
(T.C:...) desteğinden yoksun kalması sebebiyle. 200.000,00-TL maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 09/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61. ve 163.
Maddeleri ile 2918 sayılı KTK’nın 88/1. maddesi gereği teselsül hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen davalı sigorta şirketine ait Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçelerinden tahsiline, yargılama ücreti ve vekalet ücretinin her bir davacı için ayrı ayrı hesap edilerek davalılar üzerinde bır...masına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde.
Dava dilekçesi eklerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, İş göremezlik ve kusur oranının Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmesi gerektiğini, dava dilekçesindeki iş göremezlik konusundaki iddiaları kabul etmediklerini, talep edilen tazminatı ve ön ödeme talebini kabul etmediklerini, iddia edilen maddi zarar konusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik talepleri sosyal güvenlik kurumuna yöneltilmesi gerektiğini, davanın SGK başkanlığına ihbarını talep ettiklerini, davacıya yapılan SGK ödemesi varsa araştırılması gerektiğini,
öte yandan davacının maddi zararının bilirkişi raporu ile saptanması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın hukuki yarar yokluğundan aksi taktirde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... Kaymakamlığı Polis Merkezi'ne müzekkere yazılarak 13/03/2022 tarih, 2022/... Suç numaralı olayına ilişkin kazaya dair görüntü ve tutanaklarının okunaklı birer örneğinin ( görüntünün mümkün ise CD ortamında ) mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
... Ağır Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak 2022/... esas sayılı dosyasının akıbetinin bildirilmesi ile karara çıkmış ise gerekçeli karar ve kesinleşme örneğinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak 2007/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
... İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Davacı ... ...'ın sed araştırmasının yapılması istenilmiştir.
... Sigorta A.ş'ye müzekkere yazılarak Davaya konu ... numaralı zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesinin ve hasar dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
...'na müzekkere yazılarak ... ve ... plaka sayılı araçlara ait ruhsat ve trafik tescil belgelerinin ve tüm kayıtların çıkarılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
04/05/2023 tarihinde ATK trafik ihtisas dairesi vasıtası ile ATK kusur raporu alınmıştır.
03/07/2023 tarihinde aktüerya bilirkişisi vasıtası ile bilirkişi raporu alınmıştır.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır.
KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir.
TBK md. 54 uyarınca bedensel zarar halinde tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar zarar olarak tazmin edilir.
Trafik kazası sonucu vefat eden kişinin desteğinden mahrum kalanlar zarar gören üçüncü kişi olarak kabul edilmektedir. Zarar görenler açısından, vefat edenin desteğinden mahrum kaldıklarını ispat etmeleri yeterlidir. Taraflar arasındaki akrabalık veya mirasçılık durumu belirleyici değildir.
Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır.
Somut olayda; 13/03/2022 tarihinde ... ve ... plakalı araçlar arasında trafik kazası meydana gelmiş ve ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının kızı vefat etmiştir. Davalı ise, ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortacısıdır. Olay anında ... plakalı aracın sürücüsü ... ...’dır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden ...’ın aracın maliki olmadığı, sanayide çalıştığı, kendisine tamir için bır...an aracı izinsiz olarak aldığı ve bu süreçte kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Davalı taraf her ne kadar aracın çalıntı olduğu gerekçesiyle kazanın teminat dışında olduğunu iddia etse de, somut olayda ...’ın eylemlerinin hırsızlık suçuna değil, güveni kötüye kullanma suçuna vücut verdiği ve bu haliyle kazanın teminat kapsamında olduğu sonucuna varılmıştır. ... hakkında yürütülen soruşturma sonucu düzenlenen iddianamede de güveni kötüye kullanma suçundan ceza verilmesi talep edildiği anlaşılmıştır. ... BAM ... HD’nin 2020/... Esas ve 2022/...
Karar sayılı ilamında “… adı geçen dava dışı sürücünün, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (TCK) 155'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca mahkûmiyetine ve hakkındaki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231'inci maddesinin 5'inci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla eldeki davada, davalıya sigortalı otomobilin dava dışı sürücü tarafından çalındığı kanıtlanamadığı, böylece somut olayda KMAZMSSGŞ'nin A.6'ncı maddesinin "h" bendi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 107'nci maddesinin 1'inci fıkrasında öngörülen koşulların oluşmadığının anlaşılması karşısında, davalı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü zararın teminat dışında bulunduğuna ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.” şeklinde karar verilmiştir.
04/05/2023 tarihli ATK raporu uyarınca meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...’ın %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. 03/07/2023 tarihli aktüer raporunda da davacının 857.165,90 TL destek zararının bulunduğu; davalı sigorta teminatına göre yapılan oranlama sonucu davalının 275.181,62 TL zarardan sorumlu olduğu mütalaa edilmiştir. Davacı her ne kadar, dava dışı biyolojik babaya pay ayrılmaması gerektiğini iddia etse de, ... ATM 2023/...
Esas sayılı dosyada biyolojik babanın da destekten yoksun kalma tazminatı talepli dava açtığı görülmüştür. Bununla birlikte davacının nüfus kayıtlarının incelenmesinde davacının, ...’in vefatından önce evlendiği ve destekten mahrum kalanlar arasına dava dışı üvey babanın da dâhil olduğu anlaşılmıştır. Destek payının hesaplanmasına ilişkin Yargıtay ... HD’nin 2020/... Esas ve 2021/...
Karar sayılı ilamında “Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir.
Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir.
Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir.
Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir.
Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır.” şeklinde karar verilmiştir. ... BAM ... HD’nin 2019/... Esas ve 2020/...
Karar sayılı ilamında “Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan onraki dönemde de, destek olmasa bile, destek zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Bunun yanında destek kavramının da sadece maddi olarak düşünülmemesi, geride kalana özel günlerde yapılacak ziyaretler, hastaneye giderken veya muhtemel ameliyat sırasında verilecek manevi desteklerde desteğin amacını kavramak acısından önemli olmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 45.maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır. Sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
Somut olay incelendiği zaman davacı ... ile muris... 'nın aynı evde oturduğu nüfus kayıtlarına göre mernis adreslerinin aynı olduğu, murisin ölümü sebebi ile görülen ceza davasına üvey anne davacı ... nin katılan sıfatıyla dâhil olduğu, değerlendirilerek aralarındaki destek ilişkisinin varlığı anlaşılmaktadır.” şeklinde karar verilerek üvey annenin destekten mahrum kaldığı gerekçesiyle zarar gören konumunda olduğu kabul edilmiştir.
Davacı vekili son celsede arabuluculuk vekalet ücreti talebi olduğunu beyan etmiştir. Davacı vekilinin arabuluculuk vekalet ücreti AAÜT md. 16'ya dayanmaktadır. AAÜT md. 16'da düzenlenen vekalet ücreti arabuluculuk aşaması ile ilgili olarak vekil ve müvekkili arasındaki ilişkiye dair olup, yargılama sonunda karşı tarafa yükletilmesi gereken bir ücret değildir. Bu hususta ... Bam ... HD tarafından verilen karar da Yargıtay ... HD'nin 2022/... Esas ve 2022/...
Karar sayılı ilamı ile ortadan kaldırılmıştır. Yargıtay ilamında "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Arabuluculuk, uzlaşma ve her türlü sulh anlaşmasında ücret” başlığını taşıyan 16 ncı maddesinin birinci fıkrasında açıkça 1136 sayılı Kanunun 35/A maddesindeki anlaşmalardan doğacak avukatlık ücreti uyuşmazlıklarında, bu Tarifede yer alan hükümler uyarınca hesaplanacak miktarların, akdi avukatlık ücretinin asgari değerlerini oluşturacağı ifade edilmiştir.
Görüldüğü gibi ilgili hükümde yer alan düzenleme avukat ile vekil edeni arasındaki avukatlık ücretinin asgari sınırının belirlenmesine ilişkindir. Bu itibarla hükümde öngörülen ücretin karşı taraftan tahsil edilmesi gereken vekalet ücreti olarak anlaşılması mümkün değildir." şeklinde bu husus belirtilmiştir. Bu sebeple davacının arabuluculuk vekalet ücreti talebi yargılama giderlerine eklenmemiştir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ve içtihatlar uyarınca aktüer raporunun değerlendirilmesinde, baba için destek payı ayrılması ve teminat limiti gözetilerek paylaştırma yapılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davacının iddia ettiği gibi biyolojik babanın destekten mahrum kaldığı kabul edilmese dahi, üvey baba için aynı oranda pay ayrılması gerekmektedir. Dolayısıyla mahkememizce davacının trafik kazası sebebiyle vefat eden kızının desteğinden mahrum kaldığı, destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği ve davalının teminat limiti kapsamında bu zarardan sorumlu olduğu kabul edilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/275, K. 2023/791, 11 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama