KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/277
- Karar No
- 2023/276
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2023
Karar Metni
1.504 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/277
KARAR NO : 2023/276
DAVA
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/12/2022
KARAR TARİHİ : 12/12/2023
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili olan firmanın ve görsellerini ihtiva
eden markaların maliki olduğunu, ilgili markaların tanınmış marka muhteviyatında olduklarını, davalı yanın ----kod numaralı marka tescilinin kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin markasının ve davaya konu marka ibaresinin ayırt edilemeyecek
derecede benzer olduğunu, aynı mal ve hizmetleri kapsadığını, davaya konu marka sahibi, müvekkili firmanın tanınmışlık düzeyinden yararlanmak
amacıyla logosunu tescil ettirmeye çalışarak, müvekkili firmaya ait ----
ibaresini ve logosunu içeren markanın kalitesinden, güvenilirliğinden yararlanarak
kendi markası lehine haksız yarar sağlamaya çalıştığını, dava konusu marka ile müvekkiline ait marka karşılaştırıldığında, davaya konu
markanın, müvekkilinin markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzediğinin aşikâr olduğunu, marka ibareleri de incelendiğinde, müvekkilinin Türkpatent nezdinde tescilli markasında yer alan ve müvekkili tarafından yaratılan logonun dava
konusu markada aynen yer aldığının görüldüğünü, davaya konu başvuru sahibinin, müvekkiline ait logonun yalnızla rengini değiştirmek
suretiyle birebir aynısını kullandığını, Ancak bahsi geçen değişikliğin işbu markaya
herhangi bir ayırt edicilik katmamakta, aksine karıştırılmaya son derece elverişli bir
durum ortaya çıkardığını, müvekkilinin var olan hakları nispetinde dava konusu markanın SMK 6/1, 6/3, 6/4, 6/6, 6/9 hükümleri kapsamında hükümsüz kılınmasını talep ve dava etmiştir
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacı yana ait davaya mesnet markalar ile müvekkiline ait dava konusu markanın benzemediğini, müvekkilinin markasının yeterince ayırt edici olduğunu, ortalama tüketicilerin işaretleri karıştırmayacağını, karşılaştırmaya tabi markaların farklı mal ve hizmet sınıflarında tescilli olduklarını, gerçekten detaylı inceleme dahi yapılmaksızın, “----” ibareli marka
logosu ile müvekkili firmaya ait ---- ibaresini taşıyan marka
logolarının ortalama tüketici tarafından rahatlıkla ayırt edilebilecek
derecede farklı olduğunu, müvekkilinin tescil edilmiş markasında yer alan ------ibaresi, KHK anlamında ayırt edici bir nitelik taşıdığından, davacıya ait
marka ismi ile yazılı ya da işitsel anlamında hiçbir benzerlik teşkil
etmediğinden, ortalama tüketici nezdinde müvekkile ait markanın davacıya ait marka ile karıştırılmasının imkansız olduğunu, bu iki markanın benzer olduğuna dair zorlama bir yorum yapılsa dahi gerek başvuru sınıfları gerekse firma faaliyet alanları gereği karıştırılması söz konusu olmadığını, TTK’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin aradığı şartların da itiraza konu müvekkili firma markası bakımından gerçekleşmediğini, birbirlerinden ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markaların farklı firmalar
tarafından aynı sınıflar için tescil ettirilmesi ve kullanılmasının bu karışıklığa yol açacağını, ancak Tüketici “---- markasını
gördüğü zaman davacı firmaya ait marka ile bağlantı kurarak anılan markayı taşıyan ürün/hizmetleri tercih etmesi mümkün olmadığını, bu doğrultuda müvekkili firmanın, davacı firmaya ait markanın
kalitesinden, güvenilirliğinden yararlanarak kendi markası lehine haksız yarar sağlamaya çalıştığı konusundaki iddiaların mesnetsiz ve yersiz olduğunu iddia ve beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacıya ait ---Uluslararası markasına davalı adına tescilli -----marka ve ambleminin kullanımı dolayısı ile marka hakkına tecavüz şartlarının oluşup oluşmadığı, bu sebeple davalıya ait markanın iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
Davalının----Ticaret Sicil Müdürlüğünde---- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, 24/01/1997 tarihinde tescil edildiği, anlaşılmıştır.Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----tescil numaralı markasının(Emtia:04,05,10,27) davacı adına tescili olduğu, 23/09/2020 tarihinde sicile tescil edildiği,----tescil numaralı markasının(Emtia:16,20,24) davacı adına tescili olduğu, 26/08/2019 tarihinde sicile tescil edildiği, ---- tescil numaralı markasının (Emtia:09,16,20,21,24,34) davacı adına tescili olduğu, 26/08/2019 tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı markasının(Emtia:09,37,37) davalı adına tescili olduğu, tescil tarihinin 09/04/2021 tarihi olduğu anlaşılmıştır.
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; "Davacı yan davalı yanın kötüniyetli olduğunu ifade etmiş ancak ilgili beyanları tevsik edecek herhangi bir veri dosyada tespit edilememiştir. Asıl olanın iyiniyet olması ilkesi çerçevesinde dosya münderecatında aksi yönde herhangi bir verinin de bulunmaması nedenleri ile SMK 6/9 kapsamında davalı yana ait tescilli markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğundan bahsedilemeyecektir. Sonuç olarak; Davalı yana ait dava konusu markanın SMK 6/1, 6/3, 6/4, 6/6 ve 6/9 hükümleri çerçevesinde hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı yönünde" görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 6/1.
Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir.SMK'nın 6/3.
Maddesinde "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir."SMK'nın 6/4. Maddesinde "Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir."SMK'nın 6/6.
Maddesinde. Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.SMK'nın 6/9. Maddesinde. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir hükümleri düzenlenmiştir.
GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle davalı adına tescilli markanın SMK'nın 25/1 ve6/1,6/4, ve 6/9.
Maddesi gereği kısmi hükümsüzlük talebinden ibarettir.TPMK kayıtlarına göre;----şekil ana unsurlu seri markalar olan,---- tescil numaralı markasının (Emtia:04,05,10,27) davacı adına tescili olduğu, 23/09/2020 tarihinde sicile tescil edildiği,----tescil numaralı markasının(Emtia:16,20,24) davacı adına tescili olduğu, 26/08/2019 tarihinde sicile tescil edildiği,---- tescil numaralı markasının (Emtia:09,16,20,21,24,34) davacı adına tescili olduğu, 26/08/2019 tarihinde sicile tescil edildiği, yine----tescil numaralı-----şekil markasının(Emtia:09,37,37) davalı adına tescili olduğu,
tescil tarihinin 09/04/2021 tarihi olduğu ve davacı tarafça davalı tarafa ait markanın 9. Sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden kısmi hükümsüzlük koşullarının bulunduğu iddiası ile davanın ikame edildiği açıktır.
Davacı ve davalı tarafa ait marka tescil belgeleri ve tescilli oldukları sınıflara ilişkin kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde ve uyuşmazlığın çözümünde teknik bilgi gerektiği gözetilerek alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere; davacı markalarının da, davalı markasının da şekil unsuru olarak---- işaretlerinin çeşitli biçimde kullanımlarını ihtiva ettikleri, ilgili şekil unsurları birebir benzerlik arz etmemekle birlikte, “---- şeklindeki kullanımın çeşitli emtialarda ve hizmetlerde sıklıkla tercih edilen bir kullanım olduğu,
ilgili işaretin basit biçimiyle kullanımının markaya ayırt edicilik katmayacak nitelikte tali bir kullanım olacağı, davalı yan markasında yer alan renk unsurları ve asli unsur mahiyetinde olan ----şeklindeki ibare de göz önünde bulundurulduğunda davacı yan markaları ile davalı markasının birbirinden uzaklaştığı, bu çerçevede arz edilen gerekçeler ile davalı yan markasının işitsel, görseş, fonetik ve anlamsal açılardan davacı yana ait tescilli markalarla benzerlik arz etmediğinin değerlendirilebileceği tespiti karşısında SMK 6/1 hükmü kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmayacağı, SMK'nın 6/3.
Maddesinde belirtilen şartlar yönünden yapılan değerlendirmede, davacı tarafın tescilli markaları yönünden markayı maruf hale getirdiğini ispat yükü altında bulunduğu, sunulan deliller ve internet kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacı tarafın dava konusu markaları tescilli oldukları mal ve hizmetler yönünden maruf hale getirdiğini ispat edemediği bu haliyle SMK'nın 6/3. Maddesindeki hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, SMK'nın 6/3.
Maddesinde belirtilen şartlar yönünden yapılan değerlendirmede, tanınmış marka kriterine göre davacı tarafın markaları değerlendirilmiş, davaya mesnet markalarının davalı adına tescilli dava konusu markanın başvuru tarihinden evvel ayırt ediciliği, markanın tanınmışlığına ilişkin yetkili mercilerce verilmiş kararlar ve marka sahibinin marka haklarını korumaya yönelik etkili çalışmaları, markanın kullanıldığı mallar veya hizmetlere yönelik reklam amaçlı olan ya da olmayan tanıtım faaliyetlerinin niteliği, toplumun ilgili kesiminde markanın bilinme veya tanınma derecesini gösterir herhangi bir anket,
markanın parasal değeri ve sair hususlar bakımından bir delilin bulunmadığı, davacının dayanak markalarının bu haliyle tanınmış marka olarak değerlendirilemeyeceği, bu haliyle davalı yana ait dava konusu markanın SMK'nın 6/4 hükmü uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, SMK'nın 6/6.
Maddesinde belirtilen hükümsüzlük şartı olan başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesini gerektirdiği, davalı markanın ana unsuru olan ----- ibaresinin davacının markalarının ya da ticaret unvanının ana unsuru ya da telif hakkını içermediği, davacının ticaret ünvanının kendi markalarının ana unsuru olan "-----" ibaresi olduğu, bu haliyle SMK'nın 6/6.
Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, yine SMk'nın 6/9 maddesi gereği yapılan değerlendirmede, her ne kadar davacı taraf, davalı tarafın kötüniyetli olduğunu ifade etmiş ise de bu iddiası dışında iddiasını ispatlar bir delil sunmadığı,
asıl olanın iyiniyet olması ilkesi gereği ve davalının tescilinin kullanımının kendi ticaret ünvanını kapsar şekilde markanın ana unsurunun belirlendiği dikkate alındığında kötü niyetten bahsetmek mümkün olmayacağından SMK 6/9 kapsamında davalı yana ait tescilli markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 269,85 TL karar harcından başlangıçta yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile 189,15 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığında,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/277, K. 2023/276, 12 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama