KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2025
- Esas no
- 2022/745 Esas
- Karar no
- 2025/37
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/11/2022
Karar Metni
2.404 kelime·12 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;07.10.2021 Tarihinde akşam saat 19.50 sıralarında müvekkili şirkete ait ... plakalı motosikletle ... nda dört şeritli otoyolun en sağ şeridinde seyir halinde giden müvekkili ... ...'a yan sol şeritten sinyal vermeden gelen ...
Fransa plakalı aracın makas tabir edilen manevra ile önüne kırması neticesinde, müvekkiline yan sol kısımdan çarpmış ve müvekkilini bariyerlere doğru sürüklemiş olduğunu, Bariyerlere sıkışacağını anlayan müvekkilinin, kendisini motorun üstünden atarak adeta canını zor kurtarmış olduğunu, ayrıca davalı sürücünün kolluk ifadesi ve mahkeme sorgusunda da tuvalet ihtiyacı için emniyet şeridine geçmek için sağ tarafa manevra yaptığını kabul ettiğini, müvekkilinin kaza neticesinde vücudunun sol yanının tamamen Morarmış ve sol iki parmağında hissizlik ve uyuşukluğun devam ettiğini, müvekkilinin şu anda da serçe parmağını tam olarak kullanamadığını,
ayrıca kaza tarihinden beri aracın pert tabir edilen durumda hurda vaziyette olduğunu ve ... isimli serviste muhafaza edilmiş olduğunu, Şerit kurallarına uymayarak çarpan tam kusurlu ... Fransa plakalı aracın sürücüsü ve işleteni ... ...'un tam kusurlu olduğunu ve ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/... Esas sayılı kovuşturmasının devam ettiğini, Yabancı plakalı araçların Türkiye'de karışmış oldukları kazalara karşı muhatap büronun davalı ... Taşıt Bürosu olduğunu, ...
Sigorta kapsamında mevzuat gereği taleplerini ve başvurularını 04.02.2022 tarihinde davalı Büroya yapmış olmalarına rağmen bugüne kadar ödeme yapılmamış olduğunu, 07.09.2022 tarihinde arabulucuya başvuru yaptıklarını ve anlaşma sağlanamadığını, Davalı Büroya başvuru yapılmış olmasına rağmen büro tarafından ekspertiz incelemesi yapılmaması ve motordaki hasarın tespitinin mümkün olmaması nedeniyle, aracın yaklaşık 1 yıl 1 aydır hurda halde serviste muhafaza edilmekte olduğunu İddia etmiş ve sonuç olarak,
fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, “araçta oluşan hasarın tam veya ağır hasar olup olmadığı tespit edildikten sonra araç tam veya ağır hasarlı ise şimdilik 100 TL araç bedeli, şimdilik 100,00 TL onarım bedeli, şimdilik 100,00 TL araçta oluşan değer kaybı olmak üzere toplam 300,00 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, Müvekkili şirket adına şimdilik 100 TL kazanç kaybının aracın sahibi ve sürücüsünden tahsiline, şimdilik 100 TL geçici iş görmezlik ve 100 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte toplam 200 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline,
Müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararın tazmini amacıyla kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 10.000,00 TL manevi tazminatın aracın sahibi ve sürücüsünden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Taşıt Bürosu vekili cevap dilekçesinde özetle.
Öncelikle davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler dikkate alınarak süresinde açılıp açılmadığının tespitini, süresinde açılmadığının tespiti halinde zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden itirazlarının kabulünü talep ettiklerini, Davacı tarafça kuruma başvuru yapılırken kaza tarihi itibariyle uygun yönetmelik çerçevesinde ve ilgili yönetmelik şartlarına haiz bir ATK raporunun sunulmamış olduğunu, KTK.'nun 97. maddesine uygun başvuru olmadığını, bu nedenle esasa girilmeden usulden reddi gerektiğini, Dosyada davacının güncel SGK Hizmet Dökümünün bulunmadığını,
güncel SGK hizmet dökümünün dosyaya sunulması ve geçici iş göremezlik süresi boyunca kesintisiz maaş alıp almadığının tespit edilmesi ve geçici iş görmez olduğu süre zarfı boyunca kesintisiz maaş aldığının tespit edilmesi durumunda geçici iş görmezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, her halükarda davacı tarafından tedavi giderleri faturalandırılmamış olduğunu, Kusur oranının tespitinden sonra dava konusu tazminat taleplerinin uzman bilirkişilerce TRH-2010 kadın/erkek yaşam tablosu ve 9» 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplanması gerektiğini, Ceza Muhakemeleri Kanunu m.253/19'a göre,
zarar veren cezai sorumluluktan kurtulurken haksız fiilin yarattığı tazminat sorumluluğundan da kurtulduğunu, uzlaşmanın sağlanması halinde müşterek ve müteselsilen sorumlu olan müvekkili şirketin işbu tazminat sorumluluğunun kalmayacağını, Ceza Soruşturması evrakının dosyaya eklenmesini talep ettiklerini, Davacı tarafın müvekkili şirkete dava konusu olay ile ilgili olarak dava öncesinde geçerli başvurusu bulunmadığından temerrüt tarihinin bulunmadığını, bu sebeple müvekkili şirket açısından dava tarihinden itibaren Yasal Faiz talep edilebileceğini, Savunmuş ve sonuç olarak,
fazlaya ilişkin her tür talep, beyan, itiraz, dava, şikayet ve sair yasal haklarının saklı kalmak kaydıyla, dosya kapsamında usuli itirazlarının haklı olduğunun tespiti halinde davanın usulden reddine ya da açılmamış sayılmasına, davanın esasına girilmesi halinde, bilirkişi marifetiyle rapor tanzim edilmesi suretiyle dosyanın değerlendirilmesine ve itirazlarımız nezdinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/ ... dosya nolu davada davalı Müvekkilinin Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan yargılanmakta olup, söz konusu ceza davasında kusur tespitine karar, buna yönelik yönelik 20.03.2023 tarihi itibari ile keşif günü verilmiş olduğunu, Ceza Mahkemesince alınan ATK raporunda;
açıkça görüleceği üzere iddia etmiş olduğu parmak kırığı veya işlev kaybının trafik kazası ile nedensellik bağı kurulamadığının kanıtlanmış olduğunu, davacının Mahkemeyi yanılmaya yönelik iddia ve taleplerini kabul etmediklerini ve davanın reddini talep ettiklerini, Davacı tarafın dava dilekçesinde “Kaza tarihi 07.10.2021 - 06.11.2021 tarihleri arasında geçici iş görmezlik belgesi ektedir” şeklindeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, 07.10.2021 tarihli kaza sonrası sağlık raporları incelendiğinde açıkça görülecektir ki, davacı tarafın Basit Tıbbi Müdahale ile giderebilecek ölçüde yaralandığının,
çalışmasına ya da istirahate ilişkin herhangi bir sağlık probleminin olmadığının tespit edilerek kayıt altına alınmış olduğunu, kaldı ki davacı tarafın huzurdaki dosyaya sunmuş olduğu iş göremezlik raporunun tarihleri incelendiğinde de raporun 02.11.2021-06.11.2021 tarihleri arasında olduğunun açıkça görüleceğini, Davacı tarafın aldatmaya yönelik beyanlarını kabul etmediklerini, gerek trafik kazası sonrası alınan sağlık raporları gerekse davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu İş göremezlik raporu tarihlerine dayanarak davanın reddini talep ettiklerini, Davacı tarafın kazanç kaybına ilişkin taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını,
yaşanan trafik kazası sonucu kazada karşı tarafa kusuru oranında başvuracak tarafın zararının gerçek zarar üzerinden hesaplanmasının esas olduğunu, yani davada davacı karşı tarafın aracını yaptırıp yaptırmasının ya da hangi serviste yaptıracağının seçiminin kendi hür iradesi içerisinde olduğunu, davalı müvekkilinin davacının aracını 1 yıl 1 ay kullanamamasından sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini ve reddi gerektiğini, burada asıl olan araç tamir görseydi ne kadar sürede yapılacağının, ne kadar tutacağının tespit edilmesi gerektiğini, Kaldı ki aracın her ne kadar pert ya da ağır hasarlı olduğu iddia edilse de,
kaza anı fotoğrafları incelendiğinde gözle görülür şekilde aracın hasarının minimum düzeyde olduğunun görüleceğini, Manevi tazminat talep edilebilmesi için kişinin öncelikle kazada kusursuz olması gerektiğini, kusur oranlarına yapmış olduğumuz itirazlar saklı kalması kaydı ile davacı tarafın manevi tazminat talep etmesinin gerçeğe aykırı olup reddi gerektiğini, Savunmuş ve sonuç olarak, fazlaya ilişkin her tür talep, beyan, itiraz, dava, şikayet ve sair yasal hakları saklı kalmak kaydıyla, dosya kapsamında usuli itirazlarının haklı olduğunun tespiti halinde davanın usulden reddine ya da açılmamış sayılmasına,
davanın esasına girilmesi halinde, bilirkişi marifetiyle yukarıda belirtildiği üzere rapor tanzim edilmesi suretiyle dosyanın değerlendirilmesine ve itirazları nezdinde tüm alacak talepleri üzerinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
...'ne müzekkere yazılarak ... plakalı aracın aktif pasif mülkiyet kayıtlarının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Davalı Motorlu Taşıtlar Bürosu'na müzekkere yazılarak hasar dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Asliye Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak 2022/... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Merkezi'ne müzekkere yazılarak tedavi evraklarının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 06/05/2024 tarihinde Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı bilirkişiler vasıtasıyla rapor aldırılmış ve dosyamız arasına alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesine kusur raporu aldırılmak üzere dosya gönderilmiş ve 25/09/2023 tarihinde Adli Tıp Raporu dosyaya sunulmuştur. Davacı vekili 27/10/2024 tarihinde dava değeri bedel arttırım dilekçesi göndermiştir.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı ... ... yönünden açılan davada geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri zararı ile manevi tazminat talep edilmiştir. Davacı şirket yönünden ise, araç bedeli, onarım bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı zararının tazmini dava edilmiştir.
Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır.
KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir.
TBK md. 54 uyarınca bedensel zarar halinde tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar zarar olarak tazmin edilir.
Zarar gören TBK md. 56 uyarınca manevi tazminat talep edebilir. Manevi tazminatın niteliği konusunda doktrinde tatmin görüşü hâkimdir. Bu görüşe göre manevi tazminat, zararın telafi edilmesini veya zarar verenin cezalandırılmasını değil, zarar görende, uğramış olduğu manevi zararı, acı ve üzüntülerini dindirecek veya hiç olmazsa hafifletip azaltacak bir tatmin fonksiyonu görmektedir.
Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre manevi tazminat miktarının belirlenmesinde paranın değeri gözetilmeli; zarar gören açısından zenginleşmeye sebep olmayacak, aynı zamanda da sadaka vasfında bir tazminat miktarı belirlenmemelidir. Bunun yanında diğer tarafın da ekonomik olarak mahvına sebep olunmaması gerekir.
Trafik kazası sonucu zarar görenin aracında meydana gelen pert bedelinin tazmini için, aracın onarımının ekonomik olmaması, perte ayrılmasının gerektiği tespit edilmelidir. Aracın hasarsız değerinden hurda değerinin düşülmesi suretiyle de pert zararının hesabı yapılmalıdır. Araç mahrumiyet zararının hesabında ise, zarar görenin aynı nitelikte yeni bir araç edinmesi için gereken makul sürenin tespiti ile bu süre için ikame araç zararının hesaplanması gerekmektedir. İkame araç zararının hesabında dikkate alınması gereken bedel, emsal nitelikte bir aracın kiralama bedelidir.
Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır.
Somut olayda dava konusu kaza 07/10/2021 tarihinde meydana gelmiştir. Davalı aracın yabancı plakalı olduğu gözetilerek Davalı ... Bürosu’nun davacının zararından sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı TMTB’nin sorumluluğunun sigorta hukukuna dayanması ve sigorta hukukundan kaynaklanan davaların mutlak ticari dava olduğu ve davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğu gözetildiğinde mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır. Kaza ve dava tarihleri dikkate alındığında, davanın 2 yıllık süre içinde açıldığı ve davalıların zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu trafik kazasında tarafların kusur durumunun araştırılması sonucu, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Bu husustaki 25/09/2023 tarihli ATK raporu denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmıştır. Mahkememizce kabul edilen kusur durumunun, kazaya ilişkin yapılan ... ASCM’nin kovuşturması ile de uyumlu olduğu görülmüştür.
Davacı ... ... yönünden maluliyet durumunun tespiti için mahkememizce dosyanın ATK’ya tevdi için ara karar kurulmasına rağmen, davacı tarafça delil avansı yatırılmamıştır. Davacı vekili 25/03/2024 tarihli celsede müvekkilinin ciddi bir maluliyetinin bulunmadığını beyan etmiş ve araç yönünden uğranılan zararın tespiti için bilirkişi inceleme yapılmasını talep etmiştir. Dolayısıyla Davacı ... ...’ın geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının doğup doğmadığı ispat edilememiş, tazminat hesabı yapılamamıştır.
Davacı ... ... yönünden yapılan manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinde; davacının meydana gelen trafik kazası sonucu basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı ceza dosyasında alınan adli rapordan anlaşılmıştır. Kaza sebebiyle davacının yaşadığı korku ve hafif de olsa yaralanma sebebiyle manevi zararının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Bu sebeple davacının oluşan yaralanma ve zarar seviyesine oranla manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı şirketin aracında meydana gelen zararın tespiti hususunda alanında uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 05/09/2024 tarihli ek rapora göre, araçta 4.822,00 TL araç pert bedeli ve 600,00 TL mahrumiyet zararının bulunduğu hesaplanmıştır. Bilirkişi tarafından yapılan yerinde inceleme sonucu ve dosya kapsamındaki belgelerin incelenmesinde aracın onarımının ekonomik olmadığı ve hurdaya ayrılmasının uygun olduğu anlaşılmıştır.
Bu sebeple araçta onarım ve değer kaybı zararının oluşmayacağı; kaza sebebiyle araçta meydana gelen zararın pert bedeli ile sınırlı olduğu kanaatine varılmıştır. Bilirkişinin pert zararı için yaptığı hesaplama yönteminin doğru olduğu görülmüştür. Yeni araç temini için geçecek makul sürenin tespiti ile bu süre için yapılan mahrumiyet zararı hesabı da yukarıda açıklandığı gibi içtihatlara ve somut olaya uygundur.
Davacının faiz talebinin değerlendirilmesinde; Davalı ... ...’un kaza tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu olduğu; ancak davacıların dava açmadan önce Davalı TMTB’ye başvurduğu sunulan evraklardan anlaşılsa da tebliğ tarihine ilişkin belge sunulmadığından, TMTB’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davacı ... ... yönünden maddi tazminat talebinin zararın ispatlanamaması sebebiyle reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; davacı şirket yönünden pert bedeli ve mahrumiyet zararının tazmini talebinin kabulüne, onarım ve değer kaybı zararının tazmini talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · ¸
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/745, K. 2025/37, 20 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama