KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2023
- Esas no
- 2023/141 Esas
- Karar no
- 2023/779
- Dava
- Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi
- Dava tarihi
- 24/12/2018
Karar Metni
1.177 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle: müvekkil şirketin 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında kurulan ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel öğretim kurumu olduğunu ve elektrik enerji hizmeti sunan davalı şirket nezdindeki abonelik numarasının ... olduğunu, Davalı şirketle 18.12.2018 tarihinde elektrik kullanma sözleşmesi yapıldığını, davalı tarafça sözleşmenin imzalandığı gün, son ödeme tarihi 28.12.2018 olan 95.382,66-TL bedelli elektrik faturası kesildiğini, fatura incelendiğinde endeks tüketim miktarlarının “0,000* olduğunun görüldüğünü,
Müvekkil şirketin hizmet almaya başladığı ilk günde elektrik faturası kesildiğini, kullanmadığı halde müvekkil üzerine haksız ve hukuka aykırı şekilde 95.382,66-TL borç yüklendiğini, bu faturanın da son ödeme tarihinin 28.12.2018 olarak belirtildiğini, Müvekkilin hiçbir borcu ve tüketimi olmamasına rağmen kesilen bu haksız faturadan dolayı elektriğinin kesildiğini, Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği 50. Maddesine göre.
“Abonenin kullanım yerine bırakılan veya posta ile gönderilen faturanın veya bildirimin, üzerinde yazılı son ödeme tarihine kadar ödenmesi esastır. Ancak, bu fatura bedeli son ödeme tarihine kadar ödenmediği takdirde, 20 (yirmi) gün (dahil) içinde aboneye, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebligat yapılır.
Bu tebligattan sonra fatura bedeli 10 (on) gün içinde ödenmediği takdirde abonenin elektriği kesilir” denildiği , Müvekkil şirketin 300 öğrenciye hizmet veren eğitim kampüsü olması ve hali hazırda eğitimin devam etmesi sebebiyle, Mahkemece gerekli tedbirlerin alınarak dava sonuna kadar müvekkile ait ... hesap numaralı aboneliğe ilişkin elektrik kesme işleminin tedbiren durdurulmasına, elektriğin yeniden bağlanması ve sayacın aktif hale getirilmesi için gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesi, talep edilmiştir.
CEVAP
Davacı vekilinin vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle: davacı yanın beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği, 18.12.2018 tarihinde kurum kaçak ekipleri tarafından yapılan kontrolde “Kayıtsız (zati) sayaçtan elektrik kullanıldığı" şeklinde tespit yapılarak davacı yan adına ... seri no'lu kaçak tespit tutanağının düzenlendiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 26. Maddesine göre, yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçları geçirilerek mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketilmesinin kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiğini,
Davacı yanın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği” nin 50. Maddesinin Kaçak elektrik kullanımı halinde tahakkuk eden borca ilişkin bir hüküm olmadığı, söz konusu hükmün normal tüketim tarifesi tahakkukuna yönelik olduğu, bu nedenle emsal teşkil etmediği, davacı yanın yönetmelik maddesinde belirtildiği gibi aboneliği bulunmadığı, kaçak tespiti sonrasında abonelik sözleşmesi yapıldığı, Davacının abonelik tesis ettirmeksizin kaçak elektrik kullanmış olduğunun usulüne uygun olarak tutulmuş tutanakla tespit edildiği,
zabıt ile sayaç üzerinden okunan 604,64 tüketim ile sayaç çarpanı (750/5-150) 150 dikkate alındığında 604.64 x 150- 90.696 kW/h elektrik tüketimi ile 95.382,66-TL tutarında fatura tahakkuk ettirildiğini, tespit ve tahakkukta herhangi bir hata bulunmadığı, belirtilmiş ve tedbir kararından rücu edilmesi ve haksız davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLER
Mahkememizin 2018/... Esas - 2021/... karar Sayılı dosyasından verilen "Davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile; davacının 25/12/2018 son ödeme tarihli, ... fatura numaralı ... hesap numaralı ... hizmet noktası numaralı 95.382,66 'lik elektrik faturasından kaynaklı, 69.511,51 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, Davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın HMK 124/3 MD.
Gereğince maddi hatadan kaynaklı taraf değişikliği olması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına," verilen kararı sonucunda dosyanın davalılar vekillerince istinaf edildiği ve ... Mahkemesi 3.H.D.nin 2022/... esas 2023/... karar sayılı 24/01/2023 tarihli kararı ile, 'Davalı ...
Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,'' karar verildiği ve dosyanın mahkememize gönderildiği, mahkememize gönderilen dava dilekçesi mahkememizin esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapılmıştır.
Davacı vekilinin tedbirin kaldırılmasına ve teminatın iadesine ilişkin talebinin ara karar ile değerlendirildiği, Mahkememizce 03/05/2023 tarihli ara kararla "Mahkememizce verilen 26/12/2018 tarih 2018/... eski esas (Yeni Esas 2023/141 esas) sayılı dosyasından verilen "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin dava konusu borçla sınırlı ve dava değeri üzerinden HMK’nun 87. maddesine göre nakit veya kesin ve süresiz banka teminatı olarak 95.382,66 TL alacağın %15'i oranında teminatın davacı tarafça yatırılması kaydıyla,
tedbir talebinin kabulüne ve ... no'lu aboneliğin bulunduğu yerde dava sonuçlanıncaya kadar elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine" dair verilen ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA, bu konuda ... A.Ş'ye müzekkere yazılmasına, " karar verilmiş ve Mahkememizce müzekkere yazılarak ara karar taraflara tebliğ edilmiştir.
Mahkememizin 02/05/2023 tarihli celsesinin ara kararı gereği, ''dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesine, bilirkişi ücreti olarak 2.000 TL'den toplam 6.000 TL ücret taktirine, bilirkişi ücretinin iki haftalık kesin süre içerisinde davacı vekilince mahkeme veznesine depo edilmesine,'' karar verilmiş olduğu, belirtilen süre içerisinde davacı vekilince ücretin yatırılmadığı görülmüştür.
GEREKÇE
Dava, abone sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu md. 72’ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Menfi tespit davalarında davacı borçlu, davalı alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsa ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak davacı borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul etmekle beraber başka bir sebepten ötürü geçersiz olduğunu veya borcun sona erdiğini iddia ediyorsa ispat yükü davacı borçlu üzerindedir.
Menfi tespit davasının sonucuna göre davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması, icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması ve borçlunun tazminat talebinde bulunmuş olması gerekir.
Borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için ise icra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı vekilince davanın 24/12/2018 tarihinde açıldığı, dosyanın 21/02/2022 tarihinde mahkememizce karar çıktığı, 04/03/2018 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararı verilerek mahkememizde tekrar yargılamaya başlanarak, 02/05/2023 tarihinde ilk celse yapıldığı, ilk celsede dosya kapsamına göre bilirkişi tayin edilerek bilirkişi ücreti takdirinde bulunulduğu, aynı celsede ücretin yatırılmadığı takdirde mevcut delil durumuna göre karar verileceği davacı vekilinin yüzüne karşı ihtaratı yapıldığı, 19/09/2023 tarihinde yapılan ikinci celsede ücretin yeniden yatırılmadığı anlaşılarak davacıya yeniden kesin süre verildiği,
dosyanın 05/12/2023 tarihli üçüncü celsesinde bilirkişi ücretinin yeniden yatırılmadığı anlaşıldığından, davalının ücret yatırılmadığından davanın reddine karar verilsin talebi doğrultusunda ve dosyanın gelmiş olduğu aşama ve usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak delillendirilemeyen davanın reddine karar verilmesi kanaatine varılarak, davalı vekilinin tazminat talebi ise başkaca bir dava konusu olduğundan reddine karar vermek gerekmekle beraber davacının teminat iadesi talebinin ise dosya kapsamı dava konusu dikkate alındığında bu aşamada reddine karar vermek gerekmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/141, K. 2023/779, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama