KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
- Esas no
- 2023/361 Esas
- Karar no
- 2025/838
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/12/2018
Karar Metni
1.359 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyası ile yapılan icra takibine davalı tarafın itiraz ettiğini, borçlunun itirazında haksız olduğunu, icra takibine faturalar karşılığı emtia sattığını, ancak karşılığını tahsil edemediğinden takibe konduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde. Davalı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkil aleyhine İstanbul... İcra Müdürlüğünün...
E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkile tebliğ edilen icra emrine yapılan itiraz ile icra takibinin durdurulduğunu, Taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde müvekkilin borcuna karşılık ...Keşidecisi ...olan 31.10.2018 keşide tarihli 55.000 TL bedelli ...seri numaralı çeki davacıya gönderdiğini, çekin gününde ödenmemesi üzerine davacı tarafın çeki iade ettiğini, Müvekkilin de borcunu 12.11.2018 tarihinde 31.000 TL ve 15.11.2018 tarihinde 22.900 TL ve 1.100 TL Ödediğini, davacı ödemeleri kabul ettiğini ancak yapılan ödemelerin başka fatura borçlarına karşılık olduğunu iddia ve beyan ettiğini,
yapılan ödemelerle müvekkilin başka borcunun bulunmadığını, davanın reddi ile davacı aleyhine alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
...Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkere yazılarak mahkememiz davalısının mal ve hizmet alımına ilişkin BA-BS formlarının çıkartılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
13/06/2025 tarihinde bilirkişi...'nin sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Dosya ve Ekleri ile Davalı ... Şahıs İşletmesi’ne ait 2018, 2019 ve 2020 Yılları Ticari Defterleri Kesin Mizanları ile Muavin Defterler Kayıtlarında bulunan Davacı ... Hesapları ve Bilgilerinin ayrıntılı olarak incelenmesi neticesinde;
Davalı ... Şahıs İşletmesi'nin kendisine ait adı geçen Ticari Defter Kayıtlarında, 2018 yılı sonu itibariyle Davacı ...'nin toplamda 191.127,54 TL. Alacağı oluştuğu, bu alacağına karşılık Davalı Şahıs İşletmesi ... tarafından 191.001,61 TL'sinin ödendiği 125,93 TL. alacağının ise 2019 Yılına devredildiği,
2019 ve 2020 Yıllarında ise devir Kayıtları dışında bir işlem kaydı olmadığı,
Bu nedenle 2020 Yılı sonu itibariyle Davalı ... Şahıs İşletmesi'nin Kendisine ait adı geçen Ticari Defter Kayıtlarında Davacı Şirket ...'ne 125,93.-TL. Borçlu olduğu, " şeklinde görüş bildirmiştir.
23/09/2025 tarihinde bilirkişi ...'in sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " 5.1 İncelenen davacı yana ait 2018 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken yevmiye defteri kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve davacı yanın 2018 yılı ticari defterlerini TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davacı yanın 2018 yılı ticari defterinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
Davacı yan 2019 yılına ait ticari defterleri inceleme esnasında ibraz etmediğinden davacı yanın davacı yanın 2019 yılı ticari defterinin sahibi lehine delil niteliği taşımadığı,
Davacı şirketin 2020 yılı ticari defterlerinden olan yevmiye defteri açılış tasdiki ile yıl sonunda yaptırılması gereken yevmiye defteri kapanış tasdikinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tasdik edildiği, 2020 yılı ticari defterlerinden olan defter-i kebir ve envanter defteri inceleme esnasında ibraz etmemesinden dolayı davacı yanın 2020 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığına dair takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
5.2 Davacı ... Ltd. Şti.'nin düzenlediği altı (6) adet faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 17/10/2018 tarihi itibariyle davalı ...'dan 53.055,98 TL fatura alacağının bulunduğu,
5.3 Bilirkişi raporu ekinde ibraz edilen davalı yana ait 2018 yılı muavin defteri incelendiğinde. Davalı yanın dava ve icra takibine konu olan altı adet faturayı ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, davalı yanın 31.03.2018 tarihi itibariyle davacı yana 191.127,54 TL bakiye borcunun bulunduğu, davalı yanın kalan bakiye borcunu 20.05.2018 tarihi ile 29.12.2018 tarihi aralığında 6.900,00 TL olarak “CARİ HESABA MAH.
ÖDENEN” açıklamasıyla ticari defterlerinde 27 işlem kaydı yaptığı, 29.12.2018 tarihinde ise “CARİ HESABA MAH. ÖDENEN” açıklamasıyla 4.701,61 TL'lik ticari defterlerinde ödeme işlem kaydı yaparak davacı yana olan borcunu 125,93.-TL'ye düşürdüğü, davalı yanın 6.900,00 TL'lik ödeme dekontlarını bilirkişiye ibraz etmediği, davalı yanın 7.000,00 TL altında davacı yana ödeme yapmış gibi ticari defterlerinde fiktif kayıt yaptığı kanaatine varılmıştır.
Davalı yanını 2018 yılı muavin defterinde; icra takip tarihi olan 17/10/2018 tarihi itibariyle davacı yana 94.527,54 TL borcunun bulunduğu, başka bir ifadeyle ihtilafa davalı yanın ihtilafa konu olan faturalardan kaynaklı olarak 17/10/2018 tarihi itibariyle davacı yana 53.055,98 TL fatura borcunun bulunduğu, 5.4 Davacı şirketin İcra takip tarihi itibariyle toplam 53.055,98 TL tutarındaki fatura alacağına toplam 2.973,80 TL işlemiş faiz talep edebileceğinin hesaplandığı, 5.5 Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu," şeklinde görüş bildirmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı düzenlenen fatura alacağına ilişkin takipte itirazın iptali talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür
Ticari defterlerin incelenmesi için usulüne uygun olarak ara karar kurulmuş ve inceleme günü belirtilmiştir. Tarafların ticari defterleri incelenmiş olup bu kapsamda dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu dava konusu borç yönünden ticari defter ve kayıtlarının birbiriyle örtüştüğü tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, usul ve yasaya uygun olarak hazırlandığı ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasında hizmet sözleşmesinin bulunduğu, davacının edimlerini yerine getirdiği, uyuşmazlık konusu faturanın davalıya tebliğ edildiği ve davalının faturaya itiraz etmediği, davacının davalıdan alacaklı olduğu ve takibin haklı olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olduğu gözetildiğinde davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/361, K. 2025/838, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama