KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/362
- Karar No
- 2025/896
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
Karar Metni
2.866 kelime·14 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/362
KARAR NO : 2025/896
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/05/2023 - 03/07/2024
KARAR TARİHİ : 06/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şahıs şirketi ... ile davalı ----- arasında mal alım satımına dayanan ve süreklilik arz eden ticari bir ilişki bulunmakta olduğunu, bu ticari ilişki kapsamında yapılan alışveriş işlemleri ise cari hesap ekstreleri ile kayıt altına alındığı, müvekkili şirketin,----- cari hesap tutarı olarak alacağı 156.958,55-TL olduğu, bahse konu borcun Müvekkile davalı borçlu tarafından ödememekte ısrar etmiş ve bunun üzerine davalı aleyhine, 23.01.2023 tarihinde ----.
İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğu, borçlu vekilince 03.02.2023 tarihinde takibe, borca, faize, faiz oranına, avukatlık ücretine, ödeme emrine ve icra dairesinin yetkisine itiraz etmesinden dolayı takip yetkili----- İcra müdürlüklerine yöneltilmiş olduğu, ---- İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı icra takip dosyasından borçlu ------gönderilen ödeme emri 22.02.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekili tarafından kötü niyetli olarak 24.02.2023 tarihinde itiraz edilmiş ve takibin durdurulmuş olduğu,
bu nedenle, davalı borçlu şirketin yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devam etmesi ayrıca müvekkil şirkete icra inkar tazminatı ödenmesi amacıyla arabuluculuğa başvurulduğu, ancak anlaşma sağlanamamış olduğu, davalı, aleyhine başlatılan takibe karşı salt müvekkil şirketin alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği, alacak likit ve belirlenebilir olduğu, dolayısıyla, gerek takibe konu borcun likit ve belirlenebilir olması,
gerekse de davalının açıkça haksız kötü niyetli olmasından ötürü davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, tüm bu nedenlerden ötürü, davalı borçlu şirketin----İcra Dairesi'nin -----sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Türkiye'den satın aldığı, ürettirdiği malları Avrupa'nın ve dünyanın çeşitli bölgelerine satan büyük çaplı bir pazarlama şirketi olduğunu, bu kapsamda ülkemizin çeşitli yerlerinde üretilen ve Avrupa ve dünya standartlarına uygun bal, reçel, salça vb gıda ürünlerini satın aldığını ve bu ürünleri ihraç ettiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında çeşitli bal ve ballı şerbet ürünlerinin alım satımı konusunda birden çok sözleşme akdedildiğini ve tarafların uzun süreli ve güvene dayalı bir ticari ilişki tesis ettiklerini,
bu ticari ilişki kapsamında matbu bir sözleşme kullanıldığını ve ticari ilişki kapsamında satın alınacak ürünlerin üretilmesi, ambalajlanması, paketlenmesi ve kolilenmesinin davalı yani satıcı tarafından yapılacağını, müvekkilinin ise bu ürünleri sözleşmede yer alan adresten alarak ve sözleşme bedelini davalıya ödeyeceğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu malların gönderilecek ülke standartlarına uygun olarak üretilmesi ve muhafazası sırasında da bu standartlara uygunluğunu korumasının tamamı ile davalı yükümlülüğünde olup her türlü eksiklik ve bozulma durumunda ürünlerin bedeli,
ülkeye geri dönüş masraflar ve sair her türlü masraftan münhasıran davalının sorumlu olduğunu, karşı davalının ürettiği ürünlerin raf aşamasında bozulması sebebi ile müvekkil tarafından bu durumun derhal karşı davalıya bildirildiğini ve taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucunda 176.091,00-TL+KDV bedelin davalı tarafından müvekkiline ödenmesi konusunda mutabık kalındığını, bu durum üzerine taraflar arasında mail üzerinden görüşmeler yapıldığını ve karşı davalı müvekkilinin, kendisinin satmış olduğu mallarda yer alan ayıp dolayısı ile 176.091,00-TL+KDV zararı olduğu konusunda mutabık kalındığını, bu durumun mailler sabit olduğunu,
tarafların uzun süreli ticari ilişkileri olması dolayısı ile müvekkili şirketin davalı talebini kabul ederek bu bedeli direkt nakden değil ileride verilecek siparişlerden iskonto yapılmak sureti ile kendisine ödenmesine ve aynı zamanda bu iskonto bedeli bitene kadar mallarda zam yapılmaması teklifini kabul ettiğini, taraflar işbu anlaşma üzere bal ürünlerini konu edinen bal alım-satımı daha gerçekleştirdiğini ve davalı söz verdiği gibi %10 iskonto bedeli ile işbu balları müvekkiline sattığını, müvekkilinin iskontolu olarak 06.12.2021 tarihinde 8.375,40-TL, 4.519,80-TL, 5.580,00-TL, 4.185,00-TL iskonto bedelli mal satın aldığını,
ancak daha sonradan davalının fiyat artırımı yapmadan ve iskontolu olarak mal satma sözü vermiş olmasına rağmen bu edimine uymaması ve malları yüksek bedelden satmak istemesi sebebi ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin sonra erdiğini ve müvekkilinin,
davalıdan daha fazla bal alımı yapmadığını bu hususta ayıptan doğan 185.127,18-TL bedelin davalının uhdesinde kaldığını belirterek davalının ayıplı mal satımı sebebiyle müvekkili şirkete uğrattığı menfi ve müspet zararının tazmini amacıyla dosya kapsamında alınacak bilirkişi raporuyla Müvekkil Şirketin zararının tespiti sonrası ıslah edilmek üzere fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket Türkiye'den satın aldığı, ürettirdiği malları Avrupa'nın ve dünyanın çeşitli bölgelerine satan büyük çaplı bir pazarlama şirketi olduğunu, bu hususta ülkemizin çeşitli yerlerinde üretilen ve Avrupa ve dünya standartlarına uygun bal, reçel, salça vb gıda ürünlerini satın almakta ve bu ürünleri ihraç etmekte olduğunu, müvekkili ile davacı şirket arasında çeşitli bal ve ballı şerbet ürünlerinin alım satımı konusunda birden çok sözleşme akdedilmiş ve taraflar uzun süreli ve güvene dayalı bir ticari ilişki tesis etmiş olduğunu,
bu ticari ilişki kapsamında matbu bir sözleşme kullanılmış ve ticari ilişki kapsamında satın alınacak ürünlerin üretilmesi, ambalajlanması, paketlenmesi ve kolilenmesinin satıcı/davacı tarafından yapılacak; müvekkil ise bu ürünleri sözleşmede yer alan adresten alacak ve sözleşme bedelini davacıya ödeyeceğini, sözleşme konusu ürünlerin yurt dışına ihraç edilecek olması sebebi ile de sözleşmede açıkça "ürünlerin ---- ve laboratuvarlarının onayı ile satılacağı" düzenlenmiş olduğunu,
taraflar uzun süreli ticari ilişkileri olması dolayısı ile müvekkil şirket karşı davalı talebini kabul ederek bu bedeli direkt nakden değil ileride verilecek siparişlerden iskonto yapılmak sureti ile kendisine ödenmesine ve aynı zamanda bu iskonto bedeli bitene kadar mallarda zam yapılmaması teklifini kabul etmiş olduğunu, taraflar işbu anlaşma üzere bal ürünlerini konu edinen bal alım-satımı daha gerçekleştirmiş ve karşı davalı söz verdiği gibi %10 iskonto bedeli ile işbu balları müvekkiline sattığını, müvekkili iskontolu olarak 06.12.2021 tarihinde 8.375,40-TL, 4.519,80-TL, 5.580,00-TL, 4.185,00-TL iskonto bedelli mal satın almış olduğunu,
ancak daha sonradan karşı davalının, dilekçe ekinde sunduğu mail içeriğinde de açık olduğu üzere fiyat artırımı yapmadan ve iskontolu olarak mal satma sözü vermiş olmasına rağmen bu edimine uymaması ve malları yüksek bedelden satmak istemesi sebebi ile taraflar arasındaki ticari ilişki sona ermiş ve müvekkil, davacıdan daha fazla bal alımı yapmadığını, bu hususta ayıptan doğan 185.127,18-TL bedeli davacı uhdesinde kalmış olduğunu,
sözleşme konusu ürünlerin ayıplı olduğu ve ayıptan doğan 176.091,00-TL+KDV bedelinin müvekkiline ödenmesi gerektiği sabit iken bu borcun yalnızca küçük bir kısmı iskonto yapılmak sureti ile kapatılmış olup 185.127,18-TL bedeli müvekkile ödenmemiş olduğunu beyanla davacının hukuka aykırı, haksız davasının, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde icra takibi başlatan davacı aleyhine asıl alacak miktarının %25'inden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine,
karşı davanın kabulüne ve şimdilik 1.000,00-TL alacağımızın mutabakat tarihinden itibaren işleyecek olan ticari temerrüt faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
müvekkili şahıs şirketi ... ile davacı -----Arasında bal alım satımına dayanan ticari bir ilişki bulunduğunu, davacı ------borcu olan 156.958,55 TL yi ödememekte ısrar ettiğini, bunun üzerine aleyhine 23.01.2023 tarihinde ---- İcra müdürlüğünün ----- takip sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, yetki itirazı üzerine ---- İcra müdürlüğünün --- takip sayılı icra dosyası üzerinden borçlu----- 22.02.2023 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiğini, dosya borçlusu davalının ödemeyi geciktirmek için kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu,
itirazın iptaline ilişkin ----.Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esasında derdest olduğunu, açılan iş bu davaya ------cevap dilekçesiyle birlikte 04.07.2023 tarihinde haksız ve mesnetsiz karşı dava açtığını, iş bu dava dosyası tefrik edilerek ----.
Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esasına kaydedildiğini ve bu esas üzerinden yürütülen yargılama sonucu 23.05.2024 tarihinde ----- karar numarasıyla davanın usulden reddine karar verildiğini, ---- Asliye Ticaret Mahkemesi davanın reddine karar verilmesine müteakkip davacı ------ Vekilleri bu kez iş bu tazminat davasını açtığını, açılan dava karşı dava değil, menfi tespit davası değil tamamen haksız ve müvekkilim olan ...'in alacağını tahsil etmesini geciktirmeye yönelik bir tazminat davası olup reddi gerektiğini,
davacı müvekkili şirketten aldığı balların kristalize olduğunu söylemesi üzerine uzun vadede ticaret yapılacağı düşünülerek iyi niyetli bir şekilde ve karşı tarafın sözüne güvenerek davacı ----- Yetkilileriyle elektronik posta üzerinden yazışarak ----- ileride alacağı balların fiyatlarından %10 indirim yapılacağının söylendiğini, davacının da bu teklifi kabul ettiğini, hatta ------ isimli kişinin 18.08.2021 tarihinde göndermiş olduğu mail ile cari hesaptan kalan tutarı ödeyeceğini taahhüt ettiğini, yani tarafların yeni bir sözleşme yaptıklarını,
taraflar Arasıda Yapılan Yeni Sözleşmeye Göre davacı -----Müvekkili şirketten mal almaya devam edecek, müvekkili şirkette alınması taahhüt edilen ürünlere ilişkin %10 indirim yapılarak kristalize olduğu iddia edilen balların bedeli bu şekilde karşılanacağını, bu taahhüte rağmen davacı -----müvekkili şirketten mal almadığı gibi cari hesaptan kalan 156.958,55 TL borcunuda ödemediğini belirterek taraflarınca açılan itirazın iptali davasını geciktirmeye matuf davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkin olup birleşen dava ise ayıplı mal sebebiyle uğranılan zararın davacı birleşen dosya davalısı ------ tahsili talebine ilişkindir.
Asıl dava da davacı ..., davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı ----- şirketi, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı ----- şirketi, davalı ...'dan alınan malların bir kısmının ayıplı olduğunu, ayıplı malların davalıya bildirildiğini, davalı tarafından ürünlerdeki ayıbın kabul edildiğini ve cari hesap ilişkisi içerisinde zarar ödenene kadar alınacak mallarda zam yapılmadan %10 oranında iskonto uygulanacağının taraflarca kararlaştırıldığını ancak davalının bu anlaşmaya uymadığını, ayıp sebebiyle bakiye zararlarının olduğunu, oluşan zararın davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı ..., davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı şirketin cevap dilekçesi ile karşı dava açtığı, arabuluculuk son tutanağının sunulmaması sebebiyle mahkememizin 15.01.2024 tarihli ara kararı ile karşı davanın tefrik edilerek --- Esas sırasına kaydı yapıldığı görülmüştür.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----- İcra Müdürlüğünün
----Esas sayılı icra dosyası ve----- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra dosyası UYAP üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ----- Vergi Dairesinden davacının vergi kayıtları ve BA-BS kayıtları celp edilmiş, ---- Esnaf ve Sanatkarlar Odası'ndan davacının esnaf kaydı bilgileri celp edilmiş, ----- Ticaret Odasından davacının gerçek kişi ticari işletme kaydı bilgileri celp edilmiş, ----- Vergi Dairesinden davalının BA-BS kayıtları celp edilmiş, ---- Ticaret Odasından şirketin ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, -----.
Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Talimat sayılı dosyası ile 21.10.2024 tarihli bilirkişi raporu alınmış, 28.01.2025 tarihli bilirkişi raporu ve 30.07.2025 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır----Asliye Ticaret Mahkemesinin --- Talimat sayılı dosyası ile alınan bilirkişi tarafından düzenlenen 21.10.2024 tarihli raporunda özetle, "...Dava dosyası içerisinde mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden, delillerin ve hukukî durumun Takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere.
Mükellef davacı-karşı davalı ...’in davalı-karşı davacı ----- firmasıyla olan ticari ilişkisine ilişkin yasal defter ve belgeleri üzerinde gerçekleştirilen inceleme sonucunda, davalı-karşı davacı ------. firmasının davacı-karşı davalı ...’e 156.958,55 TL tutarında borçlu gözüktüğü tespitine yönelik tanzim etmiş olduğum iş bu Raporumu Yüce Mahkemenin takdirlerine..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 28.01.2025 tarihli raporunda özetle, "...Davalı-Karşı davacı tarafından ibraz edilen 2021-2022 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, ticari defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olduğu davalı-karşı davacı şirket lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu, Tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, Takip tarihi itibariyle, ----- KAYDİ olarak 151.446,89.-TL borçlu olduğu,
Dava dosyasında ibraz edilen elektronik mektupların geçerliliği ve ----- 176.091,00.-TL zararının olduğu, -, ... borcundan iş bu alacağın düşülmesi halinde---firmasının ... firmasından 9.711,31.-TL alacaklı olacağı, İcra inkâr tazminatı ve tarafların diğer taleplerine ilişkin takdirin ise Mahkemeye ait bulunduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Bilirkişi heyetinin 30.07.2025 tarihli raporu nda özetle, "...Dava konusu ürünlerin kristalleşmeye sebep olabilecek olan taşıma ve depolama sıcaklığının belirtilmediği.
Balın kristalleşmesine sebep olacak olan ---- Bal Tebliğine göre Fruktoz+Glukoz, Fruktoz/Glukoz oranı analizlerinin yapılarak şeker oranlarının belirlenmesi gerektiği halde analiz sonuçlarının ve kristalleşmenin balın raf ömründen olup olmadığının tespiti için üretim tarihinin ve tavsiye edilen tüketim tarihinin bilinmediği. Dava konusu ürünlerde kristalleşmenin taşımamı ve depolama sıcaklığından da olabileceği için taşıma ve depolama sıcaklığının belirtilmediği.
Ancak, Davalı/Karşı Davacı ----- tarafından sunulan 04.04.2023 tarihli karşı taraf dilekçesi ekinde Davacı ...’in kristalleşmeyi kabul ettiği için balın ayıplı olduğu, kristalleşmenin ürünün teslimi sırasında mı sonrasından mı oluştuğunun tespitinin yapılmadığından balın ayıplı olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu teknik bulgular doğrultusunda mali açıdan yapılan değerlendirmede: ---takip tarihi itibariyle ...’e açık hesap bakiyesi itibarıyla 151.446,89 TL borçlu olduğu, kristalleşmiş bal sevkiyatı nedeniyle ------ 176.091,00 TL tutarında zarar beyan ettiği, işbu zarar beyanının, davacı tarafından da e-posta yazışmaları yoluyla kabul edildiği ve ilerleyen siparişlerde uygulanacak iskonto ile telafi edileceği belirtildiği, ancak uygulamada sadece 14.932,80 TL tutarında iskonto uygulandığı, bu nedenle telafi edilmeyen zarar tutarının 161.158,20 TL olduğu, kök raporda tespit edildiği,
Zarar beyanının yalnızca ilerleyen siparişlerde iskonto uygulanması suretiyle karşılanacağına dair şarta bağlı bir taahhüde dayalı olması nedeniyle; bu zarar kaleminin açık hesaptan doğrudan ve şartsız şekilde mahsup edilip edilemeyeceği hususu hukuki değerlendirme gerektirmekte olup, bu konuda nihai takdir Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, Sayın Mahkemenin telafi edilmeyen zarar kaleminin açık hesap borcundan mahsup edilebileceği yönünde takdirde bulunması hâlinde, ----- net 9.711,31 TL tutarında alacaklı konumda olacağı görüşüne varılmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.
Asıl ve birleşen dava yönünden;
Taraflar arasında dava konusu balların alım satımı sebebiyle ticari ilişki bulunduğu hususunda ihtilaf yoktur. Taraflar arasındaki ihtilaf, dava konusu ürünleri ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise birleşen dosya davacısı ---- şirketinin ayıp sebebiyle zararlarından davalı ...'nın sorumlu olup olmadığını, zararların asıl dosya davacısı ------ cari hesap alacağından mahsup edilmesinin mümkün olup olmadığının tespit noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA BS formları üzerinde yapılan bilirkişi heyeti incelemesi sonucunda, davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağının davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Esasen dava konusu ürünlerin asıl dosya davalısı ---- şirketine teslim edildiği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Birleşen dosya davacısı ----- şirket tarafından dava konusu ürünlerin ayıplı olduğu iddia edildiğinden teslim alınan balların/malların ayıplı olduğunun ve ayıp sebebiyle zarara uğradığının ispat edilmesi gerekmekte olup, ispat yükü birleşen dosya davacısı ---- şirketine aittir.
Mahkememizce alınan 30/07/2025 tarihli bilirkişi raporu, dosya kapsamında yer alan taraflar arasındaki e-mail görüşmeleri, taraflarca imzalanan sözleşmedeki hükümler dikkate alındığında dava konusu edilen ve birleşen dosya davacısı ----- şirket tarafından ayıplı olduğu beyan edilen ürünlerin ayıplı olduğu kanaatine varılmıştır.
Çünkü taraflar arasındaki sözleşmede hangi hususlarda ürünlerin ayıplı olacağı açıkça düzenlenmiş olup alınan teknik bilirkişi tespitleri ve birleşen dosya davalısı ----- ürünlerin ayıplı olduğu kabul ederek bu ürünler sebebiyle %10 uygulaması ve ıskontolu faturaların düzenlenmesi sebebiyle ----- şirketinin ayıp sebebiyle oluşan zararlarının mahsup edilmesi gerektiği değerlendirilmiş, aksi yöndeki itirazlara itibar edilmemiştir.
30/07/2025 tarihli bilirkişi ek raporu gereğince ----- takip tarihi itibariyle ...'e 151.446,89 TL borçlu olduğu, kristalleşmiş/ayıplı bal sevkiyatı nedeniyle ----- 176.091,00-TL tutarında zararının oluştuğu, anılan miktarının davacı ... tarafından e-posta yazışmaları ile kabul edildiği ve ilerleyen siparişlerde uygulanacak iskonto ile telafi edileceği belirtildiği, ancak dava tarihi itibariyle sadece 14.932,80 TL tutarında iskonto uygulandığı, bu nedenle ------ şirketinin telafi edilmeyen (mahsup edilmesi gereken) zarar tutarının 161.158,20 TL olduğu,
bakiye zarar miktarının mahsup edilmesi halinde-----9.711,31-TL tutarında alacaklı olduğu anlaşılmış, asıl dava yönünden davanın reddine, davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, birleşen dava yönünden 9.711,31-TL 04/07/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/362, K. 2025/896, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama