İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/716 K.2024/320

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/716Karar2024/320Tarih29 Nisan 2024Okuma11 dk · 2.149 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
29 Nisan 2024
Esas no
2023/716 Esas
Karar no
2024/320
Dava
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Dava tarihi
22/11/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.149 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde. 16/02/2022 Tarihinde müvekkili şirkete kasko sigortalı olan ... plakalı aracın sürücüsü ..., ... ... ili ... İlçesi ...

Mahallesi (...) 13.100 km geldiğinde 3. şerit üzerinde bulunan sahibi belli olmayan kaplama lastik parçasına çarptığını, akabinde ...'nın sürücülüğünü yapmış olduğunu ... plakalı çekicinin de kaplama lastik parçası üzerinden geçmesi sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmiş olduğunu, kaza tespit tutanağı incelendiğinde kazada sigortalı araç sürücüsünün hiçbir kusurunun olmadığını, kazanın, sahibi belirlenemeyen kaplama lastik parçasından kaynaklandığını, kazanın meydana geldiği otoyolun sorumluluğunda bulunan ilgili kurum ve kuruluşun kazaya sebebiyet verdiğini, kazanın meydana geldiği yerin ...'nün sınırlarında ve davalı ...

A.Ş.'nin yetki ve sorumluluk alanı içerisinde bulunduğunu, sigortalı araçta oluşan hasar zararı nedeniyle davalıların meydana gelen kazada kusurlu olduğunun da tespit edilmiş olduğunu, sahibi belirlenemeyen kaplama lastik parçası sebebi ile kaza gerçekleştiğinden, KTK.'nun 13/c maddesi uyarınca zorunlu nedenlerle meydana gelen arıza, engel ve benzerlerini en kısa zamanda ortadan kaldırarak, karayolunu kullananlara ve araçlara zarar vermeyecek duruma getirme yükümlülüğünün davalıların sorumluluğunda olduğunu, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 19. maddesi gereğince;

ilgili bütün kuruluşların, yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu oldukları karayollarında, karayolu yapısını, trafik işaretlerini trafik güvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmakla yükümlü olduklarını, müvekkili sigorta şirketinin, sigorta eksperinin araçta tespit etmiş olduğu 7.219,26 TL hasar bedelini sigortalısına ödemiş olduğunu ve TTK.'nun 1481. maddesi gereğince halefiyet ilkesine göre, davalı ...'ne başvuru yapılmışsa da bir yanıt alınamadığını,

arabuluculuk başvurusunda bulunulmuşsa da anlaşma sağlanamadığını ve bu nedenle işbu davanın açılmış olduğunu davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde.

2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2. maddesi gereğince İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarında İdare Mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenle idare aleyhine yöneltilen iş bu davanın yargı yolu bakımından usulden reddinin gerektiğini, "..." işi kapsamında yapım çalışmalarının tamamlanmış ve otoyolun trafiğe açılmış olduğunu, ... ile ...A.Ş. arasında 28.05.2013 tarihinde akdedilen Yap-İşlet- Devret (YİD) Sözleşmesi'nin "29.2 Sorumluluk" maddesinin 1. bendinde,

"Görevli şirketin yapım ve işletme süresinde üçüncü kişilere vereceği her türlü zararlar ile sözleşme süresince meydana gelebilecek kazalar sonucu ortaya çıkan zararlardan İdare hiçbir şekilde sorumlu olmayıp, görevli şirket bu zararları İdare'ye rücu etmeyecektir." denildiğini, dava konusu kazaya ilişkin tazmin talebinin muhatabının müvekkili idare olmayıp ... Görevli Şirketi konumunda bulunan diğer davalı ...

A.Ş.'nin olması gerektiğini, dolayısıyla davanın müvekkili idare bakımından husumet yokluğu sebebiyle reddini talep ettiklerini, zararın meydana gelmesinde müvekkili idarenin kusurunun bulunmadığını, bu nedenle zarardan sorumlu tutulamayacağını, zira 2918 sayılı KTK.'na göre yolun bakım ve onarımından sorumlu kurumun sorumluluğunun kusursuz sorumluluk hallerinden olmadığını, kazanın olduğu gün yol güzergâhında standart olarak rutin temizlik çalışmalarının yapılmış olduğunu, otoyol üzerine düşen veya dökülen malzemelerin kaldırılması,

yol kontrolleri veya gelen ihbarların hemen değerlendirilmesi 24 saat esasına göre görev yapan yüklenici firma elemanlarıyla intikal süresi içerisinde acilen yapılmakta olduğunu, yüklenici şirkete bağlı bakım ve temizlik ekiplerinin “intikal süresi” içinde bu ve benzeri olaylara en kısa süre içerisinde müdahale ederek olumsuzlukları giderdiklerini, 16.02.2022 tarihinde ...plakalı aracın karışmış olduğu kazada, yol üzerine düşen lastik parçası ile ilgili müvekkili idareye herhangi bir ihbar gelmediğini ve kaza öncesi yapılan yol kontrollerinde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmamış olduğunu, ...

8. Dairesi'nin ... sayılı kararı ışığında mevcut olayın değerlendirilmesi halinde; yol üzerine düşen lastik parçasının öncelikle ... ihmali ile olan illiyet bağının ispatlanması gerektiğini, zira lastik parçasının yola düşmesi kazanın hemen öncesinde müdahale edilmesini imkansız kılacak bir zaman diliminde 3. bir şahıs tarafından” gerçekleştirilmiş olabileceğini, örneğin kazanın gerçekleşmesinden sadece 1 dakika önce yola düşen bir lastik parçası nedeniyle ...'nün ihmali olduğundan söz edilemeyeceğini,

meydana gelen bu olumsuz durumun ...'nün ihmalinden kaynaklandığına yahut bu olumsuz duruma geç müdahale edildiğine dair bir verinin de bulunmadığını müvekkili idarenin kusurunun bulunmaması nedeniyle haksız fiilin ana unsuru olan "kusur" şartı gerçekleşmemiş olduğundan, müvekkili idarenin zarardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte araç sürücüsünün müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, davaya konu kazanın oluşumunda araç sürücüsünün kusuru bulunduğundan TMK 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı uyarınca davacının meydana gelen zarara katlanmakla yükümlü olduğunu,

TBK.'nun 52. maddesindeki düzenleme doğrultusunda, sürücünün, araç hızını yol ve hava durumuna uygun ayarlayarak ve gerekli özeni göstererek ortaya çıkmasını engelleyebileceğini, bu nedenle zararın tazminini istemesinin dürüstlük kuralına ve çelişkili davranma yasağına aykırılık teşkil ettiğini, somut olayda, araç sürücüsünün kazanın meydana geldiği sırada KTK.'nun 52. Maddesi uyarınca alması gereken tedbirleri almadığını ve araç sürücünün asli kusurlu olduğunu, dolayısıyla söz konusu kazanın hizmet kusurundan kaynaklanan oluşumuyla ilişkilendirilebilecek herhangi bir teknik dayanağının olmadığını,

müvekkili kurumun söz konusu kazada herhangi bir kusur veya ihmalinin olmadığı sabit olduğundan işbu davanın esas yönünden de reddedilmesi gerektiğini, müvekkili İdarenin tacir sıfatını haiz olmadığı gibi, ticari işletmesinin de mevcut olmadığını, davacı tarafın ticari avans faizinin müvekkili idare aleyhine işletilebilmesi için yasal dayanak bulunmadığını, davacı taraf lehine en fazla dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilebileceğini davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde. Meydana gelen kazada kopan lastiğin ne zaman koptuğu, kazanın lastik koptuktan ne kadar süre sonra meydana geldiği gibi hususlar bilinmediğinden, müvekkiline hizmet kusuru yükletilmesinin mümkün olmadığını, benzer olaylarda alınan ekte sunulan Bilirkişi Raporları ve verilen Mahkeme Kararlarının da haklılıklarını ispatladığını, kazaya karışan araçların işbu kazaya karşı gerekli önlemleri alıp almadığı,

lastik parçasının ne kadar süre yolda kaldığı gibi durumların tamamen belirsiz olduğunu, müvekkili şirket sorumluluğundaki otoyolun kilometrelerce uzandığı düşünüldüğünde müvekkilinden her an her noktaya müdahale edebilir olmasının beklenemeyeceğini, yolda seyir halindeki araçtan kopan lastik parçasına anında müdahale imkânının bulunmadığını, kopan lastik parçasının ne zaman koptuğu, bu hususa ilişkin müvekkili şirkete bir ihbar yapılıp yapılmadığı,

kazanın lastik kopmasından ne kadar sonra olduğu gibi hususlar açığa kavuşmamış olduğundan, müvekkilinin ihmalkâr davrandığı gerekçesiyle meydana gelen kazada kusurlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, kazaya karışan araçların tüm önlemleri almış olduğu kabul edildiği halde, kopan lastik sürücüsünün söz konusu kazada asli ve tek başına kusurlu olmasına rağmen, kopan lastik parçasının hangi araçtan koptuğunun tespiti daha zor olduğundan, taraflar direkt olarak tahsil kabiliyeti yüksek olduğu gerekçesiyle müvekkili şirket sorumluluğuna gitmeye çalışmakta ve bu durumun hakkaniyete aykırı olduğunu,

somut olay gibi tüm durumlarda öncelikle sürücülerin sürüş kurallarına uygun davranıp davranmadığının denetlenmesi gerektiğini, hayatın olağan akışı içerisinde, normal hızda seyreden ve yoldan başka herhangi bir unsur ile ilgilenmeyen sürücünün yola düşmüş olan lastiği veya kazaya karışmış olan diğer araçları fark ederek gerekli manevralar yaparak yahut hız azaltarak kazanın gerçekleşmesini önleyebileceğini, bu nedenle, müvekkili şirketin açıklanan nedenler dahilinde herhangi bir kusuru olmadığı gibi zararın oluşmaması adına alınması gereken ve fakat alınmayan herhangi bir önlemin bulunmadığını,

dolayısıyla mahkeme tarafından sorumluluk hususu belirlenirken bağının kesildiğinin de dikkate alınması ve zarar gören davacının aracını kullanan sürücünün kendi kusurunun bulunduğu hususunun da dikkate alınması gerektiğini, kaza sonrası tutulan 16.02.2022 tarihli kaza tespit tutanağı ve 25.05.2022 tarihli ekspertiz raporunda müvekkili şirkete kusur atfedilmesinin kabul edilemez nitelikte olduğunu, kusur yönünden inceleme yapmaya yetkin olmayan kişilerce yapılan kusur tespitine itibar edilmesinin de mümkün olmadığını, Yargıtay ilamlarında da açık olduğu üzere,

kusur tespiti yönünden uzman olmayan kişilerce hazırlanan raporlara itibar edilmemesi gerektiğini ve bu sebeplerle dosyanın uzman heyete gönderilerek kusur yönünden tespit yapılması gerektiğini, davacı tarafından talep edilen tazminat miktarının gerçeği yansıtmadığını ve hakkaniyete aykırı olduğunu ve uzman bilirkişilerce yeniden hesaplanması gerektiğini, araçta oluşan zararın Mahkemece seçilecek uzman bilirkişiler tarafından yeniden hesaplanmasını talep ettiklerini davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

...'na müzekkere yazılarak 16/02/2022 tarihinde ... ili ... ilçesi ... Mahallesi (...) 13.100 km'si 3. şerit üzerinde kaplama lastik parçası bulunduğuna dair ihbar/bildirim olup olmadığı, kaplama lastik parçası bulunduğundan ne zaman haberdar olunduğu ve yolun ne zaman temizlenerek güvenli bir şekilde ulaşıma açıldığına ilişkin tüm kayıt ve bilgilerin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.

...'na müzekkere yazılarak ... günü saat 07:10'da ...'de ...ve ... plakalı araçların karışmış olduğu kazaya ilişkin bilgi ve belgelerin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.

...Noterler Birliği Başkanlığı'na müzekkere yazılarak ... ve ... plaka sayılı araçların aktif - pasif mülkiyet kayıtlarının çıkartılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.

31/01/2024 tarihinde Sigorta Uzmanı ve Adli Trafik bilirkişisi vasıtası ile bilirkişi raporu alınmıştır.

GEREKÇE

Dava, dava dışı sigortalıya ödenen sigorta tazminatının davalılara rücu talebine ilişkindir.

TTK md. 1472 uyarınca, sigortacı tarafından sigortalısının talebi üzerine sigorta tazminatı ödemesi yapılması halinde sigortacı, sigortalısının haklarına halef olur. Başka bir anlatımla sigortacı; sigorta tazminatı ödemesine sebep teşkil eden somut olay akabinde, sorumlulara karşı, diğer tarafın onayını gerektirmeksizin, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat etmek koşuluyla, sigortalısının haklarına halef olur ve sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, söz konusu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder.

Somut olayda davacı sigorta şirketi, dava dışı sigortalıya ait ... plakalı aracın kasko sigortacısıdır. Dava dışı sigortalının ve Davalı ...’nın da tacir olması ve uyuşmazlığın ticari nitelikte olması sebebiyle mahkememizin görevli olduğu kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık sigortalı aracın, Davalı ...’nın işletmekte olduğu otoyolda seyir halinde iken, yolda bulunan kaplama lastik parçası üzerinden geçmesi sonucu hasarlanmasına ilişkindir. Kaza 16/02/2022 tarihinde saat 07:10’da meydana gelmiştir.

Karayolları Trafik Kanunu md. 13’te “Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme sebebiyle, davalıların otoyolu güvenli bir şekilde bulundurma konusunda sorumluluğu bulunmaktadır. Davalılar arasında otoyolun işletilmesi için yapılan sözleşme iç ilişkide etkili olup, sözleşmeye taraf olmayan üçüncü kişiler açısından sonuç doğurmaz.

Davalı ...’nin sorumluluğunun değerlendirilmesinde hizmet kusurunun tespiti önemlidir. Buna göre otoyoldaki her yapısal bozukluk veya kirlilik,...’nin sorumluluğunu doğurmaz. ...’nin hizmet kusurunun bulunması halinde ancak onun sorumluluğuna gidilebileceğinin kabulü gerekir. Somut olayda kazaya sebep olan kaplama lastik parçasının yola ne zaman düştüğü belli değildir.

Mahkememizce yapılan araştırma sonucu, 112 ihbar hattı kayıtlarının incelenmesinde, olayın dava konusu kazadan sonra saat 07:21’de ihbar edildiği ve yetkililerin bu ihbar ile olaydan haberdar olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya celbedilen kayıtlara göre ihbar üzerine görevlilerin kaza yerine geldiği ve otoyolu temizlediği tespit edilmiştir.

Dolayısıyla kazadan önce ihbar yapılmaması, kaplama lastik parçasının ne zaman yola düştüğünün belli olmaması ve...’nin kazadan önce yolu temizleme imkânı bulunmadığından hizmet kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Davalı ... şirketi yönünden yapılan değerlendirmede. Davalı ... ile dava dışı sigortalı arasındaki hukuki ilişkinin sözleşme ilişkisi olduğu anlaşılmıştır. Zira yüksek mahkeme içtihatları uyarınca ücretli otoyollardan yapılan geçişlerin hizmet sözleşmesi niteliğinde bulunduğu kabul edilmektedir. Taraflar arasındaki bu sözleşme uyarınca dava dışı sigortalı ücret ödemekle, Davalı ... şirketi de otoyoldan güvenli bir geçiş sağlamakla yükümlüdür.

Dolayısıyla Davalı ...’nın sorumluluğu, diğer Davalı ...’den ayrı olarak sözleşme ile yükümlendiği edimin ifasının tam ve gereği gibi yerine getirilip getirilmediğine göre belirlenmelidir. Bu husustaki TBK md. 112 hükmü “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.” şeklindedir.

Mahkememizce alınan 31/01/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre, meydana gelen kazaya kaplama lastik parçasının sebep olduğu, dava dışı sigortalı sürücünün %10 oranında kusuru bulunduğu ve 01/06/2022 tarihinde davacı şirket tarafından yapılan ödemenin kadri maruf olduğu tespit edilmiştir. Hazırlanan raporun denetime elverişli olduğu, usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır.

Raporda davalıların ve dava dışı kaplama lastik parçasını düşüren aracın kusuru belirlenirken, zarar verenlerin müteselsil sorumluluğu gözardı edilip, her bir sorumlu için ayrı ayrı kusur oranı belirtilmesi doğru değilse de, bu hususun mahkememizce değerlendirilmesi gerektiğinden yeniden rapor alınmasına gerek duyulmamıştır.

Dava dışı sigortalı ile Davalı ... arasındaki hizmet sözleşmesi uyarınca, geçiş yapılan otoyolun güvenli bir şekilde geçişe hazır bulundurulmaması sebebiyle, Davalı ...’nin sözleşmeye uygun olarak edimini tam ve gereği gibi yerine getirmediği; bu sebeple meydana gelen zarardan sorumlu olduğu anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan sebeplerle; dava dışı sigortalının meydana gelen zararının davacı sigorta şirketi tarafından karşılanması sebebiyle, davacının TTK md. 1472 uyarınca işbu davayı açma hakkının bulunduğu, Davalı ...’nın hizmet sözleşmesi uyarınca otoyolu güvenli bir geçişe hazır bulundurmadığından meydana gelen zarardan sorumlu olduğu ve davacının %10’luk kusurunun tenzili ile 6.497,34 TL’nin Davalı ...’dan talep edilebileceği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;

1-Davalı ... A.Ş. yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine; 6.497,34 TL’nin 01/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-Davalı ... yönünden davanın reddine,

3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 443,83-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 269,85-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 173,98-TL harcın davalı ... A.Ş.'den alınarak hazineye irad kaydına,

4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 6.497,34-TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalı ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 721,92-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı... A.Ş.'ye verilmesine,

6-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre 7.219,26-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı...'ne verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 539,70TL harcın davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,

8-Davacı tarafından yapılan; 10.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 273,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.273,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 9.245,71-TL lik kısmının davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,

9-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.200,00.-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.880,00-TL lik kısmının davalı... A.Ş.'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 320,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

10-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2024

Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/716, K. 2024/320, 29 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Deliller
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/716
Karar No
2024/320
Tarih
29 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/716 K.2024/418
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/717 K.2024/278
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/717 K.2024/243
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/717 K.2024/333
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/718 K.2024/289
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/718 K.2024/282

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.