İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/246 K.2026/291

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/246Karar2026/291Tarih27 Nisan 2026Okuma10 dk · 2.049 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
27 Nisan 2026
Esas no
2024/246 Esas
Karar no
2026/291
Dava
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Dava tarihi
29/04/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.049 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...

A.Ş. tarafından sigortalı, ...' na ait ve ...' ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın, 16.11.2023 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucunda, müvekkilinin aracında ciddi hasar meydana geldiğini ve müvekkilinin aracı uzun süre tamirde kaldığını, trafik kazası tespit tutanağına göre işbu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ... asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araç sürücüsünün ise işbu kazanın oluşumunda hiçbir kusuru bulunmadığını, yapılacak yargılama çerçevesinde gerek görülmesi halinde kusur durumunun tespiti amacıyla dosyanın bir trafik bilirkişisine tevdiini talep ettiğini,

dolayısıyla zorunlu sigorta koşulları çerçevesinde rizikonun gerçekleşmesi halinde müvekkilinin uğramış olduğu zararları tazmin etmeyi üstlenen davalı sigorta şirketi müvekkili davacının değer kaybı zararından sorumlu olduğunu, bu itibarladır ki davaya konu kazanın oluşumu sonrası davalı sigorta şirketine 29.12.2023 tarihinde müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı zararının giderilmesi amacıyla başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketince, yapmış olduğu başvuruya herhangi bir cevap verilmediğini ve talebinin zımnen reddedildiğini,

bu itibarla değer kaybı zararının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, yine müvekilinin aracı ticari nitelikte faaliyet gösteren bir araç olduğunu, aracın tamirde kaldığı süre boyunca müvekkilinin önemli miktarda kazanç kaybı meydana geldiğini, belirtili kazanç kaybı ile birlikte meydana gelen ikame araç bedeli zararının karşılanması için diğer davalılar ile görüşme sağlanmışsada, bu taleplerimiz karşılanmadığını, davaya konu trafik kazası sonrası meydana gelen değer kaybı zararından tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından,

değer kaybına ilişkin tazminat talebinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesini talep ettiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen kazanç kaybı ve ikame araç bedeli zararına ilişkin olarak ise davalılar ... ve ...'ın müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından bu bedellere ilişkin tazminat talebinin davalı sigorta şirketi haricinde ki işbu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesini talep ettiğini bildirip, öncelikle adli yardım talebinin kabulü ile,

dosya kapsamında yapılacak bilirkişi incelemesinden sonra talep artırım ve ıslah hakları ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK m. 107 uyarınca şimdilik, müvekkilinin aracında meydana gelen 50,00 TL değer kaybı bedelinin ve işbu tazminata kaza tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve müvekkiline ödenmesine,

karar verilmesini, müvekkilinin aracında meydana gelen 25,00 TL ikame araç bedelinin ve işbu tazminata kaza tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, müvekkilinin aracında meydana gelen 25,00 TL kazanç kaybı bedelinin ve işbu tazminata kaza tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ...

A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkili sigorta şirketi tarafından davacı yana 30.11.2023 tarihinde 30.000,00 TL ve 15.12.2023 tarihinde davacı yana 6.000,00 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, yapılan bu ödemelerin poliçe limitinden tenzil edilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı yanın hukuki yararı bulunmadığını, işbu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından "fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla" şeklinde talep etmiş olduğu 100,00 TL'lik değer kaybı talebinin belirlenebilir alacak kalemi olduğunu,

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107.

Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası talep sonucunda istenen alacağın tam olarak belirlenmediği, alacaklının dava açarken miktarını belirleyemediği alacağın tahsilini talep ettiği tür davalar olduğunu, bahsetmiş olduğu gibi işbu dilekçeye konu olayda davacı vekilinin iddia ettiği maddi zararın miktarı belirlenebilir mahiyette olduğunu, dava dilekçesine konu edinilen zararın; gerçekte belirli veya belirlenebilir bir alacak olduğu ve dolayısıyla belirsiz alacak davasının şartları bulunmadığı halde davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar yokluğu olduğunu, işbu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini,

öyle ki, dava konusu kaza neticesinde davacı yanın aracında meydana gelen zarar net bir şekilde tespit edildiğini ve müvekkil şirket tarafından eksiksiz olarak tazmin edildiğini, davacı yanın sunmuş olduğu başvuru dilekçesinde de görüleceği üzere müvekkil sigorta şirketinden 36.000,00 TL hasar tazminatı talep edildiğini ve müvekkil şirket tarafından davacı yana 36.000,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkili sigorta şirketinin iyi niyetli olduğu izahtan vareste olduğunu, nitekim değer kaybı bedeli de, oluşan hasar gibi belirlenebilir alacak kalemi olduğunu,

değer kaybı tutarını belirlenmeksizin davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesi usule aykırı olup aynı zamanda kötü niyetli bir davranış olduğunu, davacı yana ait ... plakalı aracın kaza kayıtları sorgulandığında huzurdaki dava konusu kazadan önce yapmış olduğu kaza kayıtlarına rastlandığını, davacı yana ait aracın kaza tarihinden önce birçok kazaya karışmış durumda olduğunu, iş bu hususun Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarında sabit olduğunu, Mahkemece yapılacak yahut bilirkişi vasıtası ile yaptırılacak bir inceleme de bu durumun görüleceğini, davacı yana ait ... plaka sayılı aracın önceki tarihli kazalarda,

huzurdaki dava konusu kazada hasar gören parçalarından hasarlandığını ve işlem gördüğünü, nitekim bir aracın iki kez aynı yerden gördüğü hasar nedeniyle değer kaybetmeyeceği izahtan vareste olduğunu, zira aracın ilgili parçası daha önceki kazada onarım gördüğü için değer kaybı yaşadığını, ikinci kez aynı yerden onarım görülmesi değer kaybına yol açmadığını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde müvekkili şirketin sorumluluğuna isabet eden tazminat miktarına ilişkin hesaplamanın yapılması için söz konusu dosyada kusura ve zarara ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiğini, müvekkili ...

A.Ş'nin sorumluluğunun Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesindeki teminat limiti dahilinde sigortalısının kusur oranıyla sınırlı olduğunu, kazanın oluşumunda tarafların kusur oranına ilişkin farklı sonuçlar ortaya çıkması karşısında Mahkemece sigortalının sorumluluğuna isabet eden bir tazminat söz konusu ise bunun tespiti kusura ve zarara ilişkin tarafsız ve objektif bir bilirkişi raporu alma gereğinin hasıl olduğunun açık olduğunu, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre karara hükmedilmesi gerektiğini,

asla kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece tazminat hesaplaması istenmesi durumunda, söz konusu hesaplamanın karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ekinde belirtilen formulasyon ve teminat şartları referans alınarak yapılması gerektiğini,

asla kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili sigorta şirketinin trafik sigortasından kaynaklı sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ZMMS poliçesi limitleriyle sınırlı olduğunu, huzurdaki davada müvekkili şirketin yapılan başvuruya süresinde cevap vermesi ve dava konusu talebin teminat dışı olması sebebiyle temerrüdü gerçekleşmemiş olduğundan söz konusu faiz taleplerin reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olsa dahi hükmedilecek faizin yasal faiz olduğunu bildirip, haksız ve mesnetsiz ikame edilen işbu davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini,

yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine

karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ...'a usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak süresi içerisinde dosya kapsamına herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.

DELİLLER

... A.Şye müzekkere yazılarak, Davaya konu, 16/11/2023 tarihli kazaya karışan ... poliçe numaralı ... plakalı aracın hasar dosyasının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.

SBMye müzekkere yazılarak Davaya konu ... plakalı aracın kaza ve ödenen tazminat bilgilerinin çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.

06/02/2026 tarihinde davacı vekili tarafından değer artırım dilekçesi dosyaya sunulmuştur.

Mahkememizce 28/04/2025 tarihinde Makine Mühendisi, Adli Trafik Bilirkişisi, Sigorta Uzmanı, Mali Müşavir vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.

Yine Mahkememizce 11/11/2025 tarihinde Mali Müşavir ve Makine Mühendisi vasıtasıyla ek rapor aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.

GEREKÇE

Dava, trafik kazası sebebiyle değer kaybı, ikame araç ve kazanç kaybı maddi zararının tazmini talebine ilişkindir.

Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır.

KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir.

Trafik kazası sonucu zarar görenin aracında meydana gelen değer kaybı ve aracın kaza sebebiyle tamir gördüğü süre içinde çalışamamasından doğan ekonomik kayıplardan zarar veren sorumludur. Yerleşik yüksek mahkeme içtihatları uyarınca değer kaybı, aracın kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre hasarsız haldeki ikinci el değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre tespit edilir. Araç mahrumiyet zararı ise, aracın kaza sebebiyle meydana gelen hasarının giderilmesi için makul tamir süresinin belirlenmesi, bu süre için kaza olmasaydı dahi yapılması gereken zorunlu giderler indirildikten sonra emsal nitelikteki bir aracın kiralama bedelinin belirlenmesi yoluyla hesaplanır.

Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır.

Dava konusu trafik kazası 16/11/2023 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalıların sorumluluğunda bulunan ... plakalı araç arasında gerçekleşmiştir. Davalılar, ... plakalı aracın sigortacısı, maliki ve sürücüsü olarak işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumludur. Bu kapsamda davacı aracında meydana gelen değer kaybı, ikame araç ve kazanç kaybı zararlarının tazminini talep etmiştir.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, alanında uzman bilirkişiler tarafından yapılan inceleme sonucu hazırlanan 27/04/2024 tarihli bilirkişi raporu uyarınca kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte davacının aracında 15.000 TL değer kaybı zararının bulunduğu hesaplanmıştır.

Bilirkişilerin bu tespitlerine yönelik raporun denetime elverişli olduğu, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Davacının ikame araç ve kazanç kaybı taleplerinin ayrı olmasına rağmen 12.000 TL kazanç kaybı zararının rapor edilmesi hususu ise, davacının hangi talebine ilişkin olduğu açık olmadığından denetime elverişli bulunmamış ve ek rapor alınmıştır.

Hazırlanan ek raporda davacının, kaza sebebiyle aracın onarımda kaldığı süre boyunca uğradığı mahrumiyet zararının 13.889 TL olduğu tespit edilmiştir. Raporda her ne kadar bu zarar kazanç kaybı olarak anılsa da, hesaplama yöntemi ve anlatımdan zararın mahrumiyet zararı olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının ticari defterlerinin incelenmesinde kaza ile bağlantılı olarak başka bir kazanç kaybı zararının bulunmadığı anlaşılmıştır.

Bilirkişi raporu doğrultusunda davacı talebini artırmış, ancak mahrumiyet zararı talebini artırırken bunu kazanç kaybı olarak nitelemiştir. Bilirkişi raporundaki niteleme hatası ve uygulamada zaman zaman mahrumiyet zararının kazanç kaybı olarak da anılması sebebiyle, hukukî nitelemenin hâkim tarafından yapılacağı gözetilerek davacının değer artırım dilekçesindeki talebinin 15.000 TL değer kaybı ve 13.889 TL mahrumiyet zararı talebine ilişkin olduğu kabul edilmiştir.

Davalı sigorta şirketinin davadan önce ödediği tazminatın hasar bedeline ilişkin olduğu, dava konusu tazminat kalemlerine yönelik bir ödemenin bulunmadığı görülmüştür. Davalı sigorta şirketinin kalan teminat limitinin eldeki talep yönünden yeterli olduğu anlaşılmıştır.

Davacının, dava açmadan önce 29/12/2023’te davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğu ve davalı sigorta şirketinin 12/01/2024 tarihinde temerrüde düştüğü, diğer davalıların ise kaza tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Aracın ve yapılan işin niteliğinin ticari olması sebebiyle davacının ticari avans faizi talep edebileceği kabul edilmiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle, dava konusu kazada davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olması sebebiyle davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davacının kaza sebebiyle değer kaybı ve mahrumiyet zararının bulunduğu, ancak kazayla bağlantılı olarak başka bir kazanç kaybı zararının bulunmadığı kanaati ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1- Davanın kısmen kabul kısmen reddine, 2-Değer kaybı zararının tazmini talebinin kabulü ile, 15.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu bedele Davalı ... A.Ş. yönünden 12/01/2024, diğer davalılar ... ve ... yönünden 16/11/2023 tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, 3-Mahrumiyet zararı talebinin kabulü ile, 13.889,00 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...’tan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu bedele 16/11/2023 tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine,

4-Kazanç kaybı bedeli talebinin reddine,

5-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.971,70 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.587,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 384,50 TL harcın Davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,

6- Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 855,20 TL peşin/nisbi harcı, 732,00 TL tamamlama harcı, 30.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 3.064,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 35.078,80 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak; 35.048,44 TLnin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına

7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne (13/2) göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 28.864,00-TL vekalet ücretinin Davalılardan müştereken müteselsilen alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine,

8- Zorunlu arabuluculuk nedeniyle, devletçe karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranları dikkate alınarak, 3,29 TL'nin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına, 3.796,71 TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,

9-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,

Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/04/2026

Katip ... Hakim ...

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/246, K. 2026/291, 27 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. Deliller
  6. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/246
Karar No
2026/291
Tarih
27 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/246 K.2026/301
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/248 K.2026/322
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/248 K.2026/682
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/249 K.2026/76
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/251 K.2026/562
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/253 K.2026/96

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.