KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/257 Esas
- Karar no
- 2024/657
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 06/05/2024
Karar Metni
1.629 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait ... ve ... plakalı araçlar ile 27/11/2016-17/08/2017 tarihlerinde toplam 20 adet olmak üzere gerçekleştirilen "ihlalli geçişler" nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı, davalı-borçlunun borcun tamamına ferileri ile birlikte itiraz ettiği, itiraz konusu alacak hakkında takibin devamı amacıyla işbu davanın ikame edildiğini beyanla; itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama ücreti ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmasına rağmen davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER
Arabuluculuk son tutanak örneği ile ihlalli geçişlere ilişkin CD'nin dosyamız arasında olduğu, .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyasının bir örneğinin dosyaya eklendiği görülmüştür.
... , ... ve davacı şirkete yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
... ve ... plakalı aracın takyidat bilgilerinin dosyaya eklendiği görülmüştür.
... 'ya yazılan müzekkereye cevap verildiği, davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Vergi Dairesine yazılan müzekkereye cevap verildiği, davalının 1. sınıf tacir olduğunun bildirildiği görülmüştür.
...ne yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 28/06/2024 tarihli ara kararı gereğince; dosyasının SMMM bilirkişiye tevdi ile icra takip dosyası, ticari defter ve kayıtlar ile dosya üzerinde inceleme yapıp bahsi geçen araçların ilgili tarihlerde davalıya ait olup olmadığı ve davalıya ait araçların geçiş ücretine ilişkin tahakkuk ettirilen bedellere ilişkin inceleme yapıp davalının araçlarının davacının işlettiği otoyoldan geçişlerinden dolayı ödemesi gereken miktarın ne olduğu hususunda takip tarihi itibariyle ne olduğunun bildirilmesinin istenmiş olup, bilirkişi 23/09/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"6001 sayılı kanunun 30/7 maddesine göre 15 gün içerisinde ihlalli geçişler ödendiği takdirde gecikme cezası alınmayacağı hükmünün olduğu, bunun yanı sıra sürücülerin HGS ve OGS cihazlarını sürekli bakiyesi müsait tutmakla ve kontrol etmekle sorumlu olduğu,
Karayolları Genel Müdürlüğü Sitesinde OGS ve HGS ile ilgili açıklamalarda OGS sistemlerinden geçiş ihlali yapılması durumunda; geçiş ihlali yapılan plaka üzerine 15 (on beş) gün içinde OGS veya HGS abonesi olunması veya mevcut OGS veya HGS hesaplarında geçiş için yeterli bakiyesi olması durumunda cezalı geçiş ücreti uygulanmadığının duyurulduğu,
Davalının, HGS/OGS cihazında yeterli bakiye varken geçiş anında değişik sebeplerden ücret alınamadığında cihazın uyarı sinyali vermesi sonucunda 15 gün içerisinde yanlışlığı giderecek yeterli süresi olduğu, davalının değişik kanallardan sahipliğindeki araçların plaklarını sorgulayarak borç durumunu öğrenebileceği, HGS/OGS cihazını doğru bir şekilde kullanmak, çalışır vaziyetinde tutmak ve cihazlara bağlı hesaplarını her zaman müsait olarak tutma sorumluluğunda olduğu,
3095 Sayılı Katma Değer vergisi Kanunu' nun 24. Maddesi (c) bendinde faiz alacağı da KDV matrahları arasında gösterildiğinden ve yaygın Yargıtay kararlarında da aynı yönde içtihatlar olduğundan Davacının, davalıdan icra yolu ile tahsil edeceği faiz alacaklarından KDV tahakkuk ettirmeye ve talep etmeye hakkı olduğu,
6001 Sayılı Kanun' da ve işletme protokolünde hiçbir. şekilde ihlalli geçiş gerçekleştiren araç sahiplerine SMS, e-posta, ihtarname veya herhangi bir şekilde bildirim yapma yükümlülüğü ile ilgili bir düzenlemenin bulunmadığı,
Karayollarında Geçiş Ücretlerinin Belirlenmesi ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in 5. Maddesinde belirtilen açıklamalar doğrultusunda Davalının, dorse tabir edilen Tenteli Yarı römork araçlarının gişelerden ihlalli geçişlerinde öndeki çekicinin plakası okunamadığından Yarı römorkun ruhsat sahibine gecikme cezasının rücu etmesinin makul olduğu,
... , Gelir idaresi başkanlığı ... Sicil Kayıtlarının incelenmesi soncunda, bilanço esasına göre defter tutan 1. Sınıf tacir olduğu, dolayısı ile Davalının gerçek kişi tacir olduğu, araçların yük taşımacılığında kullanılan ticari araç olduğu,
Davalının sahipliğindeki ...- ... plakalı araçların TIR olarak birbirine bağlı olarak çalıştığı, geçiş anında ... plakalı aracın plakasının okunamaması nedeni ile arkasında bağlı olarak çalışan ... plakalı yarı römorka geçiş bedellerini tahakkuk ettirildiği red nedenleri ile birlikte değerlendirildiğinde, plakanın okunamadığından provizyon alınamadığı ve geçiş bedellerinin tahsil edilemediği,
Davacının 27.11.2017 tarihinde davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas (.... Genel İcra Dairesi 2024/... E) sayılı dosyasından 2.004,75 TL Asıl Alacak (Geçiş Ücreti- 10 Katı Para Cezası), 160,01 TL işlemiş faiz, 28,80 TL KDV olmak üzere toplam 2.193,56 TL talep ettiği, yasa değişikliği sonrası 10 kat olan gecikme cezalarını 4 kat olarak yasaya uyarlayarak 911,25 TL Geçiş ücreti, + Gecikme Cezası + 72,73 İşlemiş Faiz + 13,09 TL (işlemiş Faizin KDV” si)olmak üzere toplam 997,07 TL tutarı dava konusu ettiği,
Dosya Kapsamında yapılan inceleme sonucunda; davalının ihlalli geçişler toplamının 914,00 TL, işlemiş faiz 75,01 TL, KDV TL olmak üzere takibe konu alacağının toplam 1.002,52 TL olması gerektiği hesaplanmış olup, Toplam farkın 5,54 TL olduğu,
Sayın Mahkemece itirazın iptaline karar verdiği takdirde taleple bağlılık ilkesi gereği davacının davalıdan 911,25 TL Geçiş ücreti, + Gecikme Cezası + 72,73 İşlemiş Faiz + 13,09 TL (işlemiş Faizin KDV si) olmak üzere toplam 997,07 TL tutar ile takip sonrası %9,75 yıllık faizi değişen oranlarda ve işlemiş faize tahakkuk edecek %18 KDV'i talep edebileceği" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
GEREKÇE
Dava; ihlalli geçişlerden ötürü ödenmeyen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas (.... Genel İcra Dairesi 2024/... E) sayılı dosyasının tetkikinden; alacaklı ... ANONİM ŞİRKETİ tarafından borçlu ... ... aleyhine 19/11/2017 tarihinde takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresi içerisinde itirazı nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalının sahipliğindeki ...- ... plakalı araçların tır olarak birbirine bağlı olarak çalıştığı, geçiş anında ... plakalı aracın plakasının okunamaması nedeni ile arkasında bağlı olarak çalışan ... plakalı yarı römorka geçiş bedellerini tahakkuk ettirildiği, plakanın okunamadığından provizyon alınamadığı ve geçiş bedellerinin tahsil edilemediği, dosya kapsamından sabit olmakla davacının her ne kadar 27.11.2017 tarihinde davalı aleyhine ....
İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas (.... Genel İcra Dairesi 2024/...
E) sayılı dosyasından 2.004,75 TL Asıl Alacak (Geçiş Ücreti- 10 Katı Para Cezası), 160,01 TL işlemiş faiz, 28,80 TL KDV olmak üzere toplam 2.193,56 TL talep etmişse de; yasa değişikliği sonrası 10 kat olan gecikme cezalarını 4 kat olarak yasaya uyarlayarak 911,25 TL Geçiş ücreti, + Gecikme Cezası + 72,73 İşlemiş Faiz + 13,09 TL işlemiş Faizin KDV'si olmak üzere toplam 997,07 TL tutarı dava konusu ettiği anlaşılmakla, taleple bağlılık ilkesi de göz önünde bulundurularak; bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ve davacı vekilinin talebi doğrultusunda davanın kabulü ile davalının ....
Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 911,25-TL asıl alacak (geçiş ücreti+gecikme cezası), 72,73-TL işlemiş faiz ve 13,09-TL KDV olmak üzere toplam 997,07-TL üzerinden takibin devamına, asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir.
İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14).
Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2022/ ... sayılı dosyasından arabulucuya 3.120,00-TL tarife bedeli üzerinden ödeme yapıldığı tespit edilmiş, davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek;
davalı aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
YARGILAMA GİDERLERİ
427,60 TL BAŞVURMA HARCI 60,80 TL VEKALET HARCI 427,60 TL PEŞİN HARÇ 574,00 TL TEBLİGAT ÜCRETİ
+ 4.000,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ
5.490,00 TL TOPLAM
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/257, K. 2024/657, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama