KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2026
- Esas no
- 2024/333 Esas
- Karar no
- 2026/105
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/06/2024
Karar Metni
1.911 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. Müvekkili ...
Üniversitesinin Türkiye'de sağlık sektöründe faaliyet gösteren ve bu alanda müşterilerine tedavi hizmet sunan bir firma olduğunu, ülkemizde bu sektörün önde gelen firmaları arasında yer aldığını, müvekkili şirket tarafından Davalı ile yapılan anlaşma kapsamında davalı firma tarafından yönlendirilen ve davalı firma aracılığı ile müvekkili şirketçe davalı şirket tarafından yönlendirilen hastalara tedavi hizmetinin verildiğini, müvekkili şirketçe davalı şirket tarafından yönlendirilen hastalara tedavi hizmeti verilmesi noktasında her iki taraf arasında ticari ilişki kurulduğunu, faturaların müvekkili şirkete yapılan ödemelerin,
mail yazışmalarının ve tarafların ticari defter kayıtları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin açıkça ortada olduğunu gösterdiğini, taraflar arasında yapılan anlaşma kapsamında müvekkili şirket tarafından davalı ... Turizmi Ltd.
Şti'nce yönlendirilen hastalara verilen tedavi hizmetinin dilekçe ekinde sunulan toplamda 441.242,00-TL tutarlı faturalar ve ticari defter kayıtları ile açıkça ortada olmasına rağmen davalı tarafın müvekkili şirkete olan borcunu ödemediğini, İzah olunan üzere müvekkili şirketin alacağını tahsil etmek amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı dosyasıyla 441.242,00-TL toplam alacak miktarlı icra takibinin başlatıldığını, davalı ... turizmi LTD şti.
Söz konusu takibe davalı şirketin müvekkili şirkete borcunun bulunmadığı gerekçesiyle takibe, faiz tutarına ve faiz oranına itiraz ettiğini, davalı tarafça yapılan itiraz kapsamında İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın itirazının iptali ve takibin devamını sağlamak amacıyla işbu davanın açıldığını, borçlunun borca itirazını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, borçlunun itiraz dilekçesinde borcun bulunmadığı şeklinde itiraz ettiğini, ancak şirket kayıtları, faturalar, ticari defterler, cari hesap ekstreleri, mail yazışmaları,
hastane kayıtları ve müvekkili şirkete ait banka hesapları incelendiği takdirde borç ilişkisinin varlığının tespit olunacağını, verilen tedavi hizmetlerinin karşılığında davalı şirketin ödemekle yükümlü olduğu toplam borcun 441.242,00-TL olduğunu, davalının bu borca karşılık olarak müvekkili şirkete yaptığı bir ödemenin bulunmadığını, icra takibinin durması üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşamama olarak sonuçlandığını, sonuç olarak işbu davanın açılmasının gerektiğini, ....
İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı dosyası üzerinden yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu icra takibi dosyasında alacaklı ... Üniversitesi olarak ...
Üniversitesi'nin görüldüğünü, davaya konu icra takibinin İstanbul adliyesinde açıldığını, takibe itiraz dilekçelerinde açıkça yetki itirazında bulunulduğunu, takip ve dava tarihi itibariyle davalı müvekkilinin ticari merkezinin Kadıköy olduğunu, genel yetkili mahkeme ve icra dairesinin İstanbul Anadolu İcra Dairelerinin olduğunu, açıklanan nedenlerle takibe ilişkin itirazları yinelediklerini, davalının müvekkili şirketin kendisine ödemesi gereken bedeli ödemediğinden bahisle ....
İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyası ile ilamsız takibe başladığını, müvekkili şirketin ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra yasal süresi içerisinde itirazda bulunulduğunu, davacının icra takibine başlamasını gerektirecek hiçbir hukuki gerekçenin mevcut olmadığını, davacının tamamen keyfi olarak davalı ile aralarındaki anlaşmazlık gereği ilgili icra takibine başvurduğunu, Hiçbir hukuki ilişkiye dayanmayarak başlatılan 441.242,00-TL'lik ilamsız icra tabinin itiraz edilerek durdurulduğunu, ancak davacının itirazının kaldırılması amacıyla ilgili davayı açarak müvekkilini zor durumda bırakmayı hedeflediğini,
her ne kadar hukuken geçerli bir borç ilişkisi mevcut olmasa dahi davacının iddia ettiği alacağın zaman aşımına uğradığını, mahkemenin yapacağı inceleme sonucu taraflar arasında 441.242,00-TL'lik mevcut borç ilişkisinin olmadığının tespiti halinde ilgili davanın reddi yönünde karar vermesi gerekeceğini, yapılacak cari hesap incelemesinde haksız icra takibi ile müvekkili tarafından ödenmiş fatura bedellerinin mükerrer kez tahsilinin talep edildiğini, bu hususun cari hesap kayıtları ile sabit hale geleceğini, tahsili talep edilen alacağın soyut ve denetimden yoksun olduğunu,
müvekkili şirkete gönderilen ödeme emri takip talebinde 4. Maddede yer alan " Tedavi hizmetinden kaynaklanan cari hesap alacağı 441.242,00-TL" olarak takip dayanağının belirtildiğinin görüldüğü, genel soyut nitelikte olduğunu, denetime elverişli olmadığını, bu bakiyenin neyin bakiyesi olduğunun belli olmadığını, ödeme emrinin ekinde de borcun sebebini gösteren hiçbir bilgi ya da belge olmadığını, dolayısıyla takibin hukuki dayanağının takip talebi ve ödeme emrinde göstermiş olduğunun söylenemeyeceğini,
müvekkili şirketin davacıya icra takibine konu edilen tutarda herhangi bir borcunun olmadığının bilirkişi incelemesi ile sabit hale geleceğin, davalı şirketin kendi sektöründe son derece saygın bir şirket olduğunu, davacının ya tutarsa mantığı ile başlattığı haksız icra takibi ve ikame edilen haksız davanın reddini talep ettiklerini, İcra takibi yönünden İstanbul Anadolu İcra Müdürlükleri ve mahkemelerinin görevli ve yetkili olması sebebiyle mahkemece yetkisizlik kararının verilmesine ve görevsiz yerde ikame edilen davanın reddi ile açılan takibin iptaline,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
.... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2023/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden bir örneğinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
30/06/2025 tarihinde bilirkişi ...'in sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " 5.1 İncelenen davacı şirkete ait 2023 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
5.2 İncelenen davalı şirkete ait 2023 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
5.3 Davacı ... ÜNİVERSİTESİ'nin düzenlediği düzenlediği faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 21.07.2023 tarihi itibariyle davalı ... TURİZMİ LTD. ŞTİ.'den 441.242,00 TL alacağının bulunduğu,
Davalı ... TURİZMİ LTD. ŞTİ.'nin tarafına düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 21.07.2023 tai ibariyle davacı ... ÜNİVERSİTESİ'ne 2.309.496,32 TL borcunun bulunduğu,
Tarafların 2023 yılı ticari defter ve kayıtlarındaki cari hesap farklılığının nedenleri ;
Davacı şirketin 01.01.2023 tarihli “Açılış Fişi” açıklamalı kaydında bir önceki yıldan devir eden alacak bakiyesinin 1.098.463,24 TL olduğu, davalı şirketin 01.01.2023 tarihli SAçılış Fişi” açıklamalı kaydında ise bir önceki yıldan devir eden borç bakiyesinin 1.801.270,40 TL olduğu, tarafların açılış fişindeki farklılığının miktarı 702.807,16 TL'dir.
Başka bir ifadeyle davacı yanın ticari defter kayıtlarından 702.807,16 TL fazla borcunun bulunduğu, davalı şirketin bir önceki yıldan ödemiş olduğu 702.807,16 TL'yi kendi ticari defterlerinde kayıt altına almadığı,
Davalı şirketin 31.12.2023 tarihinde yapmış olduğu 2.261.135,15 TL tutarındaki “VİRMAN” açıklamalı kaydın davacı yana hangi tarihte yapmış olduğu ödemeleri kapsadığını dekontları ile ispat etmesi gerektiği, Davalı şirket ticari defterlerinde yer alan virman kaydıyla ilgili inceleme esnasında tarafıma herhangi bir ödeme dekontu ibraz etmemiştir. Davalı şirketin ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatlaması ile icra takip tarih itibariyle davacı yana borcunun bulunmayacağı,
Davacı şirketin icra takip tarihi öncesinde işlemiş faiz talebinde bulunmadığı,
Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde görüş bildirmiştir.
14/12/2025 tarihinde bilirkişi ...'in sunmuş olduğu bilirkişi ek raporunda ; " 3.1 Davalı şirket vekilinin bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi ekinde ibraz ettiği banka dekontları incelendiğinde; davalı yanca dava dosyasına sunulan dekontların içerisinde 2022 yılına ait banka dekontlarının mevcut olduğu tespit edilmiştir. Tarafların 2022 yılına ait ticari defterleri kök raporda incelenmemiş olup, davalı vekili tarafından dava dosyasına sunulan dekontların davacı şirketin 2022 yılı ticari defterlerinde kayıt altına alınarak davalı şirketin cari hesabından mahsup edilip edilmediği tespit edilememiştir. Bu nedenlerle tarafların inceleme esnasında ibraz ettiği 2023 yılı ticari defter ve kayıtları incelenerek kök ve ek raporun tanzim edildi
3-1 Kök raporun 3.2 maddesinde; (Davalı şirketin 31.12.2023 tarihinde yapmış olduğu 2.261.135,15 TL tutarındaki “VİRMAN” açıklamalı kaydın davacı yana hangi tarihte yapmış olduğu ödemeleri kapsadığını dekontları ile ispat etmesi gerektiği, Davalı şirketin ticari defterlerinde yer alan virman kaydıyla ilgili inceleme esnasında tarafıma herhangi bir ödeme dekontu ibraz edilmemiştir. Davalı şirketin ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatlaması ile icra takip tarih itibariyle davacı yana borcunun bulunmayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. ) olduğuna — dair tespitlerin yapıldığı,
Davalı şirketin virman kaydında tek tek dekont tutarlarının ve tarihlerinin bulunmadığı, davalı şirketin tek kalemde virman kayıt işlemini gerçekleştirdiği tespit edilmiştir. Davalı şirketin dava dosyasına ibraz ettiği dekontların tamamının işbu virman kaydını oluşturup oluşturmadığının anlaşılamadığı,
Davacı ... ÜNİVERSİTESİ'nin düzenlediği faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 21/07/2023 tarihi itibariyle davalı ... TURİZMİ LTD. ŞTİ.'den 441.242,00-TL alacağının bulunduğu,
Sonuç ve kanaatlerine varılmıştır. " şeklinde görüş bildirmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı düzenlenen fatura alacağına ilişkin takipte itirazın iptali talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür
Ticari defterlerin incelenmesi için usulüne uygun olarak ara karar kurulmuş ve inceleme günü belirtilmiştir. Tarafların ticari defterleri incelenmiş olup bu kapsamda dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu dava konusu borç yönünden ticari defter ve kayıtlarının birbiriyle örtüştüğü tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, usul ve yasaya uygun olarak hazırlandığı ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasında hizmet sözleşmesinin bulunduğu, davacının edimlerini yerine getirdiği, uyuşmazlık konusu faturanın davalıya tebliğ edildiği davacının davalıdan alacaklı olduğu ve takibin haklı olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olduğu gözetildiğinde davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/333, K. 2026/105, 17 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama