KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Esas no
- 2024/362 Esas
- Karar no
- 2025/717
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/06/2024
Karar Metni
1.337 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tasarrufunda bulunup ...
A.Ş. tarafından işletilen ... otoparkında 20 araçlık bölümün davalı şirketçe kullanılması için abonelik sözleşmesi yapıldığını, Davalı borçlu ile davacı müvekkili şirket arasında imzalanan abonelik sözleşmesine göre aylık 20.000,00 + KDV abonelik ücreti karşılığında aboneye belirtilen lokasyonda 20 araçlık bölümü kullanma imkanı sağlandığını, daha sonra imzalanan sözleşmeyle 01/08/2023 - 01/12/2023 tarihleri arasındaki aylık abonelik ücreti 50.000,00 TL + KDV olarak belirlendiğini,
Bu süreçte davalı şirketin yaptığı ödeme sonucu oluşan 10/01/2024 tarihli cari hesap ekstresine göre davalı şirketin borcu 300.000,00 TL olup bu miktar üzerinden .... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, Borçlu şirket 17/01/2024 tarihinde borca itiraz etmiş olup takibin durduğunu, Bunun üzerine taraflarınca itirazın iptali davası açmak üzere ticari dava şartı arabulucuya başvurulduğunu, arabuluculuk süreci görüşme sonunda anlaşamama ile sonuçlanmış olup işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, 10/01/2024 tarihli cari hesap ekstresinde bakiye borç miktarı toplamda 300.000,00-TL olduğunu, davalının otopark abonelik kullanımının sabit olduğunu, Bu sebeple tahsil edilmeyen aylık abonelik ücretlerinden bir kısmının icra takibine konu edilmesi yoluna gidildiğini,.
Bu davada davalı şirket tarafından haksız şekilde itiraz edilen borca itirazın iptali talep edildiğini, delilleri ve mahkemenin resen gözeteceği hususlarla birlikte borçlunun itirazının iptali ile haksız itiraz sebebiyle en az %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın kabulüne, icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, itiraza uğrayan tüm alacaklar yönünden takibin kaldığı yerden devamına, %20'den az olamamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
DELİLLER
.... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden bir örneğinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
14/02/2025 tarihinde S.M.M.M Bilirkişisi ...'in sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Dosya mevcudu, davacı ve davalı şirketin 2023 yılı ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle;
5.1 İncelenen davacı şirkete ait 2023 yılı Ticari defterlerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2023 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
5.2 İncelenen davalı şirkete ait 2023 yılı Ticari defterlerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2023 yılına ait ticari defterlerinin sahibine delil niteliği taşıdığı,
5.3 Dava dosyasına ibraz edilen 01.08.2023 Tarihli 50.000 TL +KDV (aylık abonelik ücreti) bedelli Abonelik Sözleşmesinde tarafların kaşe ve imzalarının bulunmadığı,
5.4 Davacı ve davalı şirketin 2023 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde:
Davacı ... ... Tic. A.Ş.'nin sözleşmeye kapsamınca düzenlediği e-Faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 15.01.2024 tarihi itibariyle davalı yandan 300.000,00 TL fatura alacağının bulunduğu,
Davalı ...İşl. San. Tic. A.Ş'nin ihtilafa konu olan fatura içeriğini akdedilen sözleşmeye istinaden düzenlenmediği gerekçesiyle defalarca davacı şirkete noter aracılığıyla iade etmesi ve düzenlenen faturayı ticari defterlerinde kayıt altına almamasından dolayı şirketin icra kip tarihi olan 15/04/2024 tarihi itibariyle davacı yana herhangi bir fatura borcunun bulunmadığı,
5.5 Davacı şirketin icra takip tarihi öncesinde davalı yandan işlemiş faiz talebinde bulunmadığı,
5.6 Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin Sayın mahkemenizin takdirinde olduğu, " şeklinde görüş bildirmiştir.
22/09/2025 tarihinde S.M.M.M Bilirkişisi ... ve Borçlar Hukuku konusunda uzman Prof. Dr. ...'ın sunmuş olduğu bilirkişi ek raporunda ; " Dosya mevcudu, kök rapor, bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçeleri, dava dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebe ve nitelikli hesaplamalar yönünden yeniden tetkiki sonucunda ve raporunuzun içinde açıklanan nedenlerle ;
4.1 Tarafların bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu itiraz ve beyan dilekçesinin incelenmesi neticesinde ; tarafların rapor düzenlendikten sonra dava dosyasına herhangi bir yeni belge ibraz etmemesinden dolayı mali yönden kök raporda yer alan görüş ve kanaatinde herhangi bir değişikliğin bulunmadığı,
4.2 Taraflar arasında imzalanan 01/04/2023 tarihli abonelik sözleşmesindeki 20.000,00-TL + KDV aylık abonelik ücretinin Ağustos 2023'den itibaren 50.000,00-TL + KDV'ye artırıldığına dair bir yazılı sözleşmeye rastlanmadığı gibi, davalı/borçlu tarafın bu ücret artışını zımnen benimsediğine dair bir kayda veya delile de rastlanmadığından, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyada, süresinde itiraza uğrayan takip dayanağı fatura sebebiyle takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olmadığı yönünde kanaat oluştuğu,
4.3 Mahkemenin yukarıdaki tespitlerimize itibar etmemesi durumunda takip talebinde takip öncesi faiz talep edilmediğinden takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 300.000,00-TL alacaklı olacağı ve takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB avans faizi istenilebileceği sonuç ve kanaatlerine varılmıştır. " şeklinde görüş bildirmişlerdir.
GEREKÇE
Dava; taraflar arsında yapılan abonelik sözleşmesine ilişkin olarak ödenemeyen faturalar yönünden açılan icra dosyasına yapılan itirazın iptali ne yönelik olduğu anlaşıldı.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür
Ticari defterlerin incelenmesi için usulüne uygun olarak ara karar kurulmuş ve inceleme günü belirtilmiştir. Davacı ve davalının ticari defterleri incelenerek defterlerde davacının 300.000 TL alacaklı olduğu kendi kayıtlarından tespit edildiği, davalı kayıtları ile davacının tebliğ ettiği faturaların iadesinin noter aracılığı ile davacı tarafa yapıldığı bu sebeple ticari kayıtlarında borçlu olmadığının tespitinin yapıldığı anlaşılmakla, taraflar arasında yapılan sözleşme değerlendirildiğinde sözleşmede belirtilen tutarın değişimi yönünde davacı dosyaya yazılı belge sunamadığı bilirkişilerce tespit edilmiş olup, sözleşme neticesinde belirlenen tutarın değiştiğini davacı taraf ispat edememiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasında hizmet sözleşmesinin bulunduğu fakat hizmet sözleşmesi ile belirlenen tutarın daha sonrasında artış tutarı yönünde yazılı delil bulunmadığından davacı davasını ispatlayamadığı kanaatine ulaşılarak davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/362, K. 2025/717, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama