KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Esas no
- 2024/394 Esas
- Karar no
- 2025/467
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 09/07/2024
Karar Metni
1.273 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalılar tarafından 13.10.2022 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ...
Mahallesi, 48 Sokak No:34 ..., adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında davacı şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, Meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin davacı şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla hasar bedellerinin davalılara tahakkuk ettirildiğini,
davalılar tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine 7.691,85-TL hasar bedeli ite 285,92-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 7.977,77-TL tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını ve borçlulara Örnek No: 7 ödeme emri gönderildiğini, davalıların ödeme emirlerini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takiplerine itiraz ederek takiplerin durmasına neden olduklarını belirterek; itirazların iptali ile takiplerin devamına, davalılar aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı Öztaç... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu hasar iddiasına bağlı tazminat talebinin muhatabının davalıl şirket olmadığını, davalı firma tarafından davacı ... firmasının ön bilgisi ve onayı ile kazı yapıldığını, ve bu kazıda davalı tarafından tüm teknik kurallara uyulduğunu, kazının yapılacağı yer, yön ve derinlik kazı yapılmadan önce davacı firmaya yazılı olarak bilgi verildiğini ve davacı firma yetkilisi Teknik Md. ... tarafından imzalanmak suretiyle kazıya onay verildiğini, davacı tarafından talep edilen bedelin fahiş olduğunu, davacı şirket,
dağıtılamayan enerji bedeli diye adlandırdığı bedelleri davalı idareden talep edemeyeceğini, davacı şirketin eşik kesinti süresi aşım bedelini talep edebilmesi için sözü geçen bedeli ilgili kullanıcılara ödediğini belgelerle kanıtlaması gerektiğini, dosyada bu konuda hiçbir bilgi ve belge bulunmadığını, hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiğini davacı ...
A.Ş.'nin söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediğini, bu nedenle zaman zaman tesisatlarına zarar verilmesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiğini, söz konusu adreste, davacıya ait tesis ve kabloların ilgili yönetmeliğin emredici hükmü ve diğer hükümlerine uygun olarak imal edilmediğinin ortaya çıktığını belirterek; davanın reddine, davalının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerine tahmiline kara verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER
.... İcra Dairesinin ... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, dosyanın gönderilmesi istenilmiş, yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... ye ve ... Belediyesine müzekkere yazılarak, 13/10/2022 tarihinde belirtilen adreste davalı şirketin kazı çalışması yapıp yapmadığı ve ruhsatının olup olmadığı hakkında bilgilerin istenilmesine karar verilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce 16/03/2025 tarihinde Elektrik Mühendisi vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE
Dava, davalı tarafından yapılan kazı çalışması sırasında davacıya ait kablolara verilen zararın tazminine ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Takip dosyasının incelenmesinde; takibin usul ve yasaya uygun olduğu, davalının yaptığı itirazın ve davacının açtığı işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Davacı alacaklı takip talebinde 7.691,85 TL hasar bedeli ve 285,72 TL işlemiş faiz alacağı talip etmiştir.
Davacının alacağı, davalıların yaptığı çalışma sırasında davacıya ait alt yapıya zarar vermelerinden kaynaklanmaktadır. Hukuki niteliği itibariyle dava konusu alacak, haksız fiile dayanmaktadır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davalıların, dava dışı ... ile yaptıkları sözleşme kapsamında yapılan kazı çalışmaları sırasında davacıya ait alt yapı kablolarına zarar verildiği anlaşılmıştır.
Davalılar, kazı çalışmasına başlamadan önce davacı şirkete başvuruda bulunduğu, hatların geçtiği yerlerin haritasını veya davacı şirketten yer gösterici bir görevli istediğine dair bir delili dosyaya sunmamıştır. Dolayısıyla davalıların yürüttükleri kazı işinde, zararın meydana gelmemesi için üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiği söylenemez.
Davacı şirketin meydana gelen zararın giderilmesi adına dava dışı üçüncü bir kişiyle anlaştığı, üçüncü kişiyle yapılan anlaşmanın götürü bedel usulüne göre yapıldığı anlaşılmıştır.
Yüksek mahkeme içtihatları kapsamında davacı şirket yalnızca, meydana gelen zarar sebebiyle ödeme yaptığı bedeli zarar verenden talep edebilir. Zarar meydana gelmeseydi dahi yapılacak olan giderleri ise talep edemez.
16/03/2025 tarihli denetime elverişli ve usulüne uygun düzenlenmiş bilirkişi raporu uyarınca davacının, meydana gelen zarar sebebiyle yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde 1.417,55 TL zarar talebinde bulunabileceği ve takip tarihine kadar 52,69 TL faiz talep edilebileceği hesaplanmıştır. Davacının kablolarını mevzuata aykırı bir şekilde yüzeye yakın döşemesi sebebiyle zararın meydana gelmesinde %30 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Davacı her ne kadar fotoğrafların kusuru göstermeyeceğini iddia etse de, fotoğrafların olay anına ilişkin olması, davacı tarafından sunulması ve fotoğraflarda kabloların mevzuata aykırı olarak döşendiği görüldüğünden, davacının iddiasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan sebeplerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve alacak likit olmadığından şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/394, K. 2025/467, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama