KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
- Esas no
- 2024/52 Esas
- Karar no
- 2025/849
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/01/2024
Karar Metni
1.572 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 01/11/2022 tarihinde her iki tarafı borç yükümlülüğü altına sokan Yıkım ve Hafriyat İşleri Yüklenici sözleşmesinin tanzim edildiğini, bu sözleşmeye göre müvekkili şirketin yüklenici sıfatıyla edim yükümlülüğünü yerine getirdiğini ancak davalı şirketin ödeme yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmemesinden ötürü taraflarınca icra takibi başlanıldığını, icra takibine 17/10/2023 tarihinde itiraz edilmesi nedeniyle taraflarınca itirazın iptali davasının açıldığını, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olarak arabuluculuk müessesine müracaat edildiğini, tarafların anlaşmaya varamadıklarını,
müvekkili şirket ile davalı şirket arasında tanzim edilen sözleşme gereği müvekkili şirketin yüklenici şirket sıfatıyla edim yükümlülüğünü eksiksiz ve tam olarak yaptığını, müvekkili şirket tarafından 19/06/2023 tarihinde tanzim edilen fatura gereği işveren davalı şirket tarafından 390.000,00-TL müvekkili şirkete ödeme yapıldığını, işbu faturanın 06/07/2023 tarihinde ihtarname ile gönderildiğini, kalan alacak tutarı 60.000,00-TL asıl alacak ve 81.000,00-TL KDV alacağı ile birlikte toplam 141.000,00-TL taraflarınca icra konusu edildiğini, 17/10/2023 tarihinde muteriz borçlu tarafından aralarındaki sözleşme ikrar edilerek itiraz edildiğini,
davalının itirazlarının haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu, sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, alacağın likit bir alacak olduğunu, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takibin durduğunu, müvekkili şirketin mağdur olduğunu, bu nedenle alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında bir çerçeve sözleşmesi imzalandığının kabul edildiğini, ancak her ne kadar çerçeveye yapılan ek sözleşmede hesaplama yapılmış ise de bunun tahmini olduğunu ve rakamların da tahminen yazıldığını ek sözleşmenin birince maddesinde açıkça vurgulandığını, nitekim hesap tablosunun altında yazılı paragrafta aynen " kesin hesap kesin hesap şeklinden belirtilen şeklinde iş bittikten sonra yapılır " ibaresinin konulduğunu, aynı zamanda çerçeve sözleşmesinin 22. Maddesinde mülk sahipleri tarafından kesin kabul ve akabinde kesin hesap yapılır ve tasdik edilir,
işveren yönetim kurulu kararı ile ve işlerine ait resmi kayıtlar esas alınarak yüklenicinin kesin hesabının çıkarıldığını, kesin hesaptan yüklenicinin tüm kesintileri veya işçi borçları mahsup edildikten sonra bakiye alacağının ödenir, denildiğini, davacının işbu dilekçe ekinde ibraz edilen hak ediş raporu kadar iş yapıp inşaat sahasını terk ettiğini, yine raporda yazılı olduğu şekilde bir kısım işleri de eksik bıraktığını, eksik bırakılan işlerin emek ve mesaileri ödenerek üçüncü kişilere tamamlattırıldığını, işi yarım bırakıp kendisini iletişime kapatan,
üstelik de çerçeve sözleşmesinde yazılı metrajları kat'i metraj kabul ederek ve kendileriyle de muhatap olmadan direkt mahkemenin yolunu tutan davacının bu davranışını bir hak arayışı olarak değerlendirmenin olanaksız olduğunu, davacının bu şekilde davranmasının asıl sebebinin müvekkili firmadan sözleşme konusu dışında başkaca işleri alamamış olması olduğunu, halbuki müvekkillerinin aynı iş için çok daha cazip teklifler olduğunu, fiyatlarını makul hale getirmeleri halinde ilave işleri de alabileceğini ifade etmiş olmalarına rağmen fiyatı indirmediğini, doğal olarak da müvekkillerinin ilave işleri diğer teklif sahiplerine verdiğini,
davacının bunu öğrendiği andan itibaren anlamsız ve tutarsız tavırlar sergileyerek suni bir ihtilaf oluşturduğunu, müvekkilinin icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde belirttiği üzere sözleşmede belirtilen işlerin önemli bir kısmını ifa etmediğini, işi yarım bırakarak sahayı terk ettiğini, uzun süre kendisiyle irtibat kurulmaya çalışıldığını, ancak çağrılara kulak tıkadığını, araya sokulan kişileri de geri çevirdiğini, işin teslimini yapmadığını, hak ediş raporunu imzalamadığını, sonrasında da icra takibi ve huzurdaki dava ile hukuki ve vicdani olmayan taleplerle karşılarına çıktığını,
davacıya yapılan ödemelerin toplamının hak ediş miktarının üzerinde olduğunu, müvekkili firmanın davacıdan alacaklı olduğunu, şimdilik bu alacağın saklı tutulmasını talep ettiklerini, haksız ve dayanaksız olan bu davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın reddine, fazla yapılan ödemenin saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı uhdesinde tahmine mütedair karar ittihazını talep etmiştir.
DELİLLER
İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Mahkememiz davacısı ... (...) ' nin kayıtlarının gönderilmesi ve 01/11/2022-06/07/2023 tarihleri arasındaki şirket yetkililerinin kimler olduğunun araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
07/07/2024 tarihin bilirkişiler ...ve ...'in sunmuş olduğu bilirkişi raporunda : " Dosya mevcudu, davacı ve davalı şirketin 2023 yıllarına ait ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel ve borçlar hukuki yönünden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle;
5.1 İncelenen davacı şirkete ait 2023 yılı ticari defterlerinin açı yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre yaptırılmış olduğu ve davacı şirketin 2023 yılı ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davacı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
5.2 İncelenen davalı şirkete ait 2023 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğunu ve davalı şirketin 2023 yılı ticari defterlerini TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davalı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığını,
5.3 Tarafların 2023 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde;
Davacı şirketin, dava dışı ...'ın hesabına gelen 390.000,00 TL'yi ticari defterlerinde kayıt altına almamasından kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 06.09.2023 tarihi itibariyle davalı yandan 531.000,00 TL fatura alacağının bulunduğu, ancak davacı yanın dava dışı ...'ın hesabına gelen 390.000,00 TL'yi Kabul etmesinden dolayı davacı yanın sözleşme) inaden düzenlediği faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 06.09.2023 tarihi itibariyle davalı ... Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti.'den 141.000,00 TL alacak talep edebileceği,
Davalı ... Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sözleşmeye istinaden tarafına düzenlenen faturayı Kabul etmeyerek ticari defterlerinde kayıt altına almamasından kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 06.09.2023 tarihi itibariyle davacı ... Yapı İnşaat Tic. Ltd. Şti herhangi bir borcunun bulunmadığı,
5.5.Taraflar arasında akdedilen — 01.11.2022 yürürlük — tarihli — "..." gereğince, davacı/yükleni davalı/işveren den kesilen fatura bedelinin eksik ödenmesinden kaynaklı olarak T.C. .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile talep ettiği 141.000,00 TL lik ana para (Faiz Hariç) alacak talep edebileceği,
5.6 Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,
Sonuç ve kanaatlerine varılmıştır." şeklinde görüş bildirmişlerdir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı düzenlenen fatura alacağına ilişkin takipte itirazın iptali talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür
Ticari defterlerin incelenmesi için usulüne uygun olarak ara karar kurulmuş ve inceleme günü belirtilmiştir. Duruşma zaptı hazır olmayan davalı tarafa tebliğ edilerek inceleme gün ve saatinden davalı haberdar edilmiştir. Tarafların ticari defterlerine göre hazırlanan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu yapılan ödemelere ilişkin olarak eksik olan bakliye ödemenin varlığı tespit edildiğinden bakiye fatura alacağı olan 141.000,00 TL yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup, Bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, usul ve yasaya uygun olarak hazırlandığı ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasında hizmet sözleşmesinin bulunduğu, davacının edimlerini yerine getirdiği, uyuşmazlık konusu faturanın davalıya tebliğ edildiği ve davalının faturaya itiraz etmediği, davacının davalıdan alacaklı olduğu ve takibin haklı olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olduğu gözetildiğinde davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/52, K. 2025/849, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama