KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2026
- Esas no
- 2025/232 Esas
- Karar no
- 2026/102
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/04/2025
Karar Metni
1.279 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. Davacı müvekkili, İstanbul Avrupa yakası bölgesinde görevli elektrik tedarik şirketi olan dava dışı ...
A.Ş.'nin sözleşmeli abonesi olarak, ticari işletmesi olan ... tesisat/hizmet no'lu kullanım yerinde elektrik enerjisi kullanmakta olup keyfiyet, mezkür şirketin müvekkili adına düzenlediği 2024/12 ve 2025/1-2 dönemleri normal elektrik tüketimi faturalarından anlaşıldığını, Elektrik dağıtım şirketi olan davalı tarafından, müvekkilinin mezkür kullanım yerinde kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile düzenlenen 13.02.2025 tarihli H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağına dayanılarak düzenlenen, 20.02.2025 tarihli, ... no'lu ve 1.708.331,58-TL bedelli fatura ile müvekkil adına kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini,
mezkür faturanın sureti ekte sunulduğunu, davacı müvekkili tarafından mezkür kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullanılmamış olup, davalı şirket tarafından müvekkili atfen ileri sürülen haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiasının haksız, maddi ve hukuksal mesnetten yoksun olduğunu, davalı tarafın haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiasını, HMK 190 ve TMK 6 hükümlerine göre ispatlama yükümlülüğü olduğu gibi EPDK hizmetleri yönetmeliği'nin m.43/5 hükmüne göre de iddia ettiği kaçak elektrik kullanımı tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırmak ve davacı müvekkilinin haklarını ihlal etmemek zorunda olduğunu,
işbu davadan önce .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/03/2025 tarihli ve 2025/...
D.iş sayılı tedbir kararı ile müvekkilinin huzurdaki davaya konu fatura borçlarından dolayı elektrik enerjisinin kesilmemesine dair tedbir kararı verilmiş ve taraflarınca 07/03/2025 tarihinde tedbir kararı veren mahkemeden ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının istenildiğini, HMK 397/1 hükmüne göre davaya konu faturalardan doğan uyuşmazlığın esası hakkındaki menfi tespit davasının ihtiyati tedbir kararının uygulanmasını talep ettikleri tarihten itibaren 2 haftalık sürede açılmasının gerektiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşamama ile sonuçlandığını,
HMK.m.109 hükmü uyarınca kısmi dava olarak “fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak” kaydıyla; davacı müvekkilin, davalı tarafından düzenlenen 20.02.2025 tarihli, ... no'lu ve 1.708.331,58-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ile borç olarak tahakkuk ettirilen 1.708.331,58-TL'nın şimdilik 500,00-TL kısmından borçlu olmadığının tespitine, HMK.m.397/4 ve m.323/1-ç hükümlerine göre, Huzurdaki asıl dava dosyasının eki olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... D.
İş sayılı ihtiyati tedbir dosyasının giderleri de dâhil olmak üzere, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin de davalıya yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının belirsiz dava açtığını ifade etmişse de dava dilekçesinde tahakkukda doğrudan kaçak elektrik kullanılmadığı ve faturalardan sorumlu tutulamayacağını ifade ettiğini, bu halde davanın açıldığı tarih itibariyle herhangi bir belirsizlik söz konusu olmadığını, bu hususta video kaydına alınmak ve ayrıca fotoğraf çekmek suretiyle ihtiyati tedbir isteyen tarafın kaçak elektrik kullanıldığı tesvik edildiğini, ilgili tutanağa başlı olarak 20/02/2024 son ödeme tarihli 1.708.331,57-TL bedelli fatura düzenlendiğini, buna karşılık asıl davanın davacısı 500,00-TL yönünden dava açtığını,
her ne kadar fazlaya ilişkin haklarının saklı kaldığından bahsetmiş ise de davacının dilekçesinde açıkça kaçak elektrik kullanmadığını, borçlu olmadığını ifade ettiğini, dilekçede kaçak elektrik yapıldığını ancak bu kadar yüksek bedelli olmayacağı iddia edilse idi o aşamada belirsiz alacak tartışmaları yapılabileceğini, ancak davacının kaçak elektrik kullanmadığını ve faturalardan tamamen sorumlu olmayacağını ifade ederken belirsiz alacak iddiası dinlenilemeyeceğini, dava dilekçesinde davacının eksik yada tespit edilemeyen bir bakiyeden bahsettiğini, hukuka uygun olarak faiz ve KDV Taleplerinin mevcut olduğunu,
öncelikle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddi ile %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ve yargılama giderinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... A.ş'ye müzekkere yazılarak Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan 13/02/2025 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespitine ilişkin değerlendirmelerde bulunabilmek için ilgili tesisata ait tutanak düzenleme tarihi öncesinde en az 1 yıl ve tutanak sonrası dönemi kapsayan KW tüketim ekstresinin okunaklı birer örneklerinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
... A.ş'ye müzekkere yazılarak kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı ve kaçak tespiti ile ilgili hesap bülteni, faturalar, tüketim ekstreleri (kaçak tutanak tarihi öncesi ve sonrasına ait tüm dönemlerin), kaçak tahakkukuna esas tüm bilgi ve belgelerin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak 2025/... D. İş sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
30/12/2025 tarihinde bilirkişi ...'in sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının kullanımında olan tesisatta sayaca ve ölçü sistemine bir müdahale olup olmadığının tespit edilmesi ile tüketim miktarı ve tahakkuk hesaplamalarının mevzuata uygun olup olmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı,
Dava konusu 13/02/2025 tarihli tutanakta tespit edildiği ve sunulan KW tüketim ekstresinden elde edilen bulgularla da örtüştüğü şekliyle ölçü sistemine müdahale edilerek acın eksik tüketim kaydetmesine sebep olunduğu ve bunun Yönetmeliğin 42.1.(c) hükmü gereğince kaçak elektrik kullanımı olarak kabul edilmesi gerektiği,
Kaçak ve ek tüketim miktarı hesabında, Yönetmelikte tanımlandığı şekliyle ihtilafsız dönem tüketim miktarının esas alınabileceği anlaşılmakla, zaten önceki kaçak tespiti sonrasına da denk gelen ihtilafsız dönem tüketim miktarı üzerinden yapılan hesaplamalar ile 03/03/2025 son ödeme tarihli kaçak tüketim fatura bedeli 463.755,15.-TL olarak hesaplanmış, davacının kaçak tüketim faturasının bu kısmından sorumlu olduğu, " şeklinde görüş bildirmiştir. 14/01/2026 tarihinde davacı vekilinin ıslah dilekçesi sunduğu, dilekçenin davalı tarafa tebliğ edildiği anlaşıldı.
GEREKÇE
Dava;dava, kaçak elektrik kullanıldığı iddiasına dayanılarak düzenlenen fatura sebebiyle menfi tespit istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu md. 72’ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Menfi tespit davalarında davacı borçlu, davalı alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsa ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak davacı borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul etmekle beraber başka bir sebepten ötürü geçersiz olduğunu veya borcun sona erdiğini iddia ediyorsa ispat yükü davacı borçlu üzerindedir.
Menfi tespit davasının sonucuna göre davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması, icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması ve borçlunun tazminat talebinde bulunmuş olması gerekir.
Borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için ise icra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
Alanında uzman bilirkişiler tarafından hazırlanan, denetime elverişli bilirkişi raporunda, davacının kaçak elektrik kullanımına yönelik yapılan incelemede fatura hesabı yapılmış olup, yapılan fatura hesabıyla kaçak kullanılan elektriğe ilişkin tutar 463.755,15 TL olarak belirlenmiş olup, kullanılan kaçak elektriğin sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek eksik tüketimin kayıt altına alınmasının sağlanması olarak kullanıldığı anlaşıldığından ıslah dilekçesi ve davalı tarafından düzenlenen faturalar da göz önüne alınarak menfi tespit davasının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/232, K. 2026/102, 17 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama