KÜNYE
T.C.
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/232
- Karar No
- 2026/82
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2026
Karar Metni
1.016 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/232 Esas
KARAR NO : 2026/82
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 02/06/2023
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız-------- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili; davalı ile müvekkili banka arasında akdedilen kredi sözleşmesi ile müvekkili bankadan kredi kullanarak borçlandığını, davalının bu borca ilişkin tutarları ödemediğini, borçlu hakkında -------- Banka Alacakları İcra Dairesi --------- E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmaya varamadıklarını, takibin devamını, dava konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini beyanları talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP: Davalı vekili; dava dilekçesinde öne sürülen iddiaların asılsız olduğunu, müvekkilinin işlem hacmi, yasada belirtilen esnaf sınırları içerisinde kaldığını, müvekkilinin tacir olmadığını, müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden bankaya muaccel olduğunu, ödemesi gereken herhangi bir borcunun bulunmadığını, dosyaya görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, aksi halde davanın reddini, müvekkili lehine dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, kötü niyetli ve hukuka aykırı ikame edilmiş dava nedeniyle; müvekkili lehine, dava değerinin %20 'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
--------- Banka Alacakları --------İcra Müdürlüğünün --------- E sayılı dosyasının tetkikinde; Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 39.140,01 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı yanın yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.
Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Dava hakkında öncelikli olarak ---------- sayılı ilamı ile verilen karar, ---------- sayılı ilamı ile görev yönünden kaldırılmış, dava dosyası öncelikli olarak ----------Asliye Ticaret oradan da mahkememize gönderilmiştir.
Taraflar arasında 30.04.2020 tarihli 50.000,00 TL limitli kredi çerçeve sözleşmesi imzalanmış, yine aynı tarihli ticari kart üyelik sözleşmesi imzalanmıştır. Bu çerçevede davalıya davacı bankaca krediler kullandırılmıştır. Kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek borçlu davalıya tebliğ edilmiş 11.01.2022 tarihi itibariyle borçlu temerrüde düşürülmüştür.
Kredi sözleşmesinde, banka kayıtları yönünden delil sözleşmesi niteliğinde düzenleme mevcut olduğu, bu düzenleme kapsamında taraflar arasında bir ihtilaf çıktığında banka kayıtlarının esas alınacağı açıkça düzenlendiği, bu hususunda tarafları bağlayacağından,--------Asliye Hukuk Mahkemesi ----------- E sayılı dosyasında banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişiden aldırılan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca rapora herhangi bir itirazda bulunulmamıştır.
Denetime elverişli ve yerine görülen bilirkişi raporunda, 39.099,67 TL bankanın alacaklı olduğu tespit edilmekle, bu miktar yönünden davalının takibe itirazının haksız olduğu değerlendirilmekle, davanın kısmen kabulüne davalının takibe itirazının yukarıda belirtilen miktar yönünden iptaline karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.Bu kapsamda, dava, kredi alacağının tahsili istemine yönelik itirazın iptali davası olup, dava konusu icra takibine esas alacak likit (bilinebilir) olmasına göre İİK'nın 67/2. maddesi gereği davalı yanın haksız itirazından dolayı davacı yararına, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/232, K. 2026/82, 5 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama