KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2025
- Esas no
- 2025/257 Esas
- Karar no
- 2025/929
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/04/2025
Karar Metni
1.361 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait ... plakalı araç ile 19/06/2023 tarihinde gerçekleşen "ihlalli geçiş" nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı, davalı-borçlunun borca itiraz ettiği, itiraz konusu alacak hakkında takibin devamı amacıyla işbu davanın ikame edildiğini beyanla; itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama ücreti ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı şirket vekilinin davaya karşı cevap verme süresinin uzatılması talebinde bulunduğu, talebinin kabul edildiği, ancak verilen ek süreye rağmen davaya süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamış olduğu görüldü.
DELİLLER
Arabuluculuk son tutanak örneği, .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasının bir örneğinin dosyaya eklendiği görülmüştür.
PTT, Karayolları Bölge Müdürlüğü ve davacı şirkete yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
... plakalı aracın takyidat bilgisinin dosyaya eklendiği görülmüştür.
Mahkememizin 06/08/2025 tarihli ara kararı gereğince; dosyasının SMMM bilirkişiye tevdi ile icra takip dosyası, ticari defter ve kayıtlar ile dosya üzerinde inceleme yapıp bahsi geçen araçların ilgili tarihlerde davalıya ait olup olmadığı ve davalıya ait araçların geçiş ücretine ilişkin tahakkuk ettirilen bedellere ilişkin inceleme yapıp davalının araçlarının davacının işlettiği otoyoldan geçişlerinden dolayı ödemesi gereken miktarın ne olduğu hususunda takip tarihi itibariyle ne olduğunun bildirilmesi istenmiş olup, bilirkişi 06/11/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"6001 sayılı kanunun 30/7 maddesine göre 15 gün içerisinde ihlalli geçişler ödendiği takdirde gecikme cezası alınmayacağı hükmünün olduğu, bunun yanı sıra sürücülerin HGS ve OGS cihazlarını sürekli bakiyesi müsait tutmakla ve kontrol etmekle sorumlu olduğu,
Karayolları Genel Müdürlüğü Sitesinde OGS ve HGS ile ilgili açıklamalarda OGS sistemlerinden geçiş ihlali yapılması durumunda; geçiş ihlali yapılan plaka üzerine 15 gün içinde OGS veya HGS abonesi olunması veya mevcut OGS veya HGS hesaplarında geçiş için yeterli bakiyesi olması durumunda cezalı geçiş ücreti uygulanmadığının duyurulduğu,
Davalının, HGS/OGS cihazında yeterli bakiye varken geçiş anında değişik sebeplerden ücret alınamadığında cihazın uyarı sinyali vermesi sonucunda 15 gün içerisinde yanlışlığı giderecek yeterli süresi olduğu, davalının değişik kanallardan sahipliğindeki araçların plaklarını sorgulayarak borç durumunu öğrenebileceği, HGS/OGS cihazını doğru bir şekilde kullanmak, çalışır vaziyetinde tutmak ve cihazlara bağlı hesaplarını her zaman müsait olarak tutma sorumluluğunda olduğu,
6001 Sayılı Kanunda ve işletme protokolünde hiçbir. şekilde ihlalli geçiş gerçekleştiren araç sahiplerine SMS, e-posta, ihtarname veya herhangi bir şekilde bildirim yapma yükümlülüğü ile ilgili bir düzenlemenin bulunmadığı,
Davaya konu ... plakalı araca tanımlı ... numaralı HGS ürününün 19/06/2023-04/07/2023 tarihleri arasındaki bakiye ve ücretlendirilen geçiş bilgilerinin yer aldığı banka hesap hareketlerinin incelenmesi sonucunda, geçiş anında HGS hesabının geçiş ücretini karşılayacak düzeyde olmadığı, on beş günlük provizyon süresince hesabın müsait olmadığı,
Dava dosyası içeriğine sunulan listede geçişlerin ve provizyon sorgulama açıklamalarının ve HGS hareketlerinin incelenmesi sonucunda Davalının sahipliğinde olan ... plakalı aracın 19/06/2023 - 04/07/2023 tarihleri arasında kullanım hakkı davacı şirkette olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve bağlı otoyolundan bir kez ücret ödemeden ihlalli geçişleri yaptığı davalıya 244,50 TL geçiş bedeli, yasa gereği 978,00 TL dört katı gecikme cezası olmak üzere toplam 1.222,50 TL borç tahakkuk ettirildiği, tespit edilen borç tutarının icra takibindeki asıl alacak ile örtüştüğü,
Mahkemece itirazın iptaline karar verdiği takdirde davacının davalıdan 1.222,50 TL Asıl Alacak (Geçiş Ücreti- 4 Katı Para Cezası) talep edebileceği" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
GEREKÇE
Dava; ihlalli geçişlerden ötürü ödenmeyen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosya örneğinin tetkikinden; alacaklı ...tarafından borçlu ...aleyhine toplam 1.222,50 TL üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekilinin ödeme emrine itiraz ettiği, itirazın süresinde olduğu ve takibin durdurulmuş olduğu görülmüştür.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Mahkememizce yapılan yargılama, dosya kapsamında toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu ... plakalı aracın geçiş yaptığı gün ve saatler ile 15 günlük provizyon süresince HGS hesap bakiyesinin müsait olmadığı, davalının sahipliğinde olan ... plakalı aracın 19/06/2023 - 04/07/2023 tarihleri arasında kullanım hakkı davacı şirkette olan ... ve bağlı otoyolundan bir kez ücret ödemeden ihlalli geçişleri yaptığı davalıya 244,50 TL geçiş bedeli, yasa gereği 978,00 TL dört katı gecikme cezası olmak üzere toplam 1.222,50 TL borç tahakkuk ettirildiği,
tespit edilen borç tutarının icra takibindeki asıl alacak ile örtüştüğü bilirkişi raporu ile sabit olup, davalının sahipliğindeki ... plakalı aracın yük taşımacılığında kullanılan hususi araç olduğu anlaşılmakla; bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile, Davalının .... İcra Müdürlüğünün 2023/...
Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir.
İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14).
Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2024/... sayılı dosyasından arabulucuya 4.600,00-TL tarife bedeli üzerinden ödeme yapıldığı tespit edilmiş, davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek,
davalı aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
YARGILAMA GİDERLERİ
615,40 TL BAŞVURMA HARCI 87,50 TL VEKALET HARCI 615,40 TL PEŞİN HARÇ 155,00 TL TEBLİGAT ÜCRETİ
+ 6.000,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ
7.473,30 TL TOPLAM
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/257, K. 2025/929, 26 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama