KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
- Esas no
- 2025/383 Esas
- Karar no
- 2026/205
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 02/06/2025
Karar Metni
1.389 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
TTK’da düzenlenen sigortaya ilişkin hususlardan doğan özel hukuk uyuşmazlıkları mutlak ticari dava olduğunu, işbu dava, 6102 sayılı TTK m.1472 maddesi uyarınca müvekkil şirketin ödediği tazminat kadar sigortalısının haklarına halef olarak açmış olduğu bir dava olması sebebiyle görev konusu incelenirken müvekkilimin halefi olduğu sigortalı ile davalı arasındaki ilişkiyi ele alınarak görevli mahkeme tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin selefi olan sigortalı ile davalı tüzel kişi tacir ...
Şirketi arasında haksız fiil hükümlerine göre açılacak olan işbu davada görevli mahkeme, Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili şirkete sigortalı ... plaka sayılı araç 24.08.2021-24.08.2022 tarihleri arasında müvekkil şirketçe ... sayılı Ağır Ticari Kasko Poliçesi ile poliçede yer alan teminatlar kapsamında, poliçe limitleri miktarınca sigorta güvencesi altına alındığını, müvekkili şirketçe Genişletilmiş Kasko Sigortası ile teminat altına alınan ... plaka sayılı aracın otoyol üzerinde bulunan kamyon lastik parçalarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,
meydana gelen trafik kazasında otoyol şirketinin gerekli tedbirleri almayarak tamamen kusurlu olduğu kaza yeri inceleme tutanağından anlaşılacağını, borçlu otoyol şirketinin ağır kusurlu olduğu, müvekkili şirket tarafından ilgili poliçe gereği, işbu trafik kazası sonucu sigortalıya 25.446-TL tazminat ödemesi yapıldığını, otoyol şirketinin ağır kusurlu olması sebebiyle borçlu otoyol şirketinden rücuen tazminin gerektiğini, tüm bu açıklanan nedenler ile, davanın kabulü ile ....
İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı icra dosyası ile başlatılan takibe davalının yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaliyle takibin devamına, Davalı/borçlunun işbu haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın usul açısından işbu dava konusu icra takibinde müvekkilinin yer almadığından davanın husumet yokluğundan reddine, müvekkili şirket itirazın iptali istenen takipte yer almamakta olup davanın husumet yokluğundan reddine, usule ilişkin itirazları baki kalmak kaydıyla, meydana gelen kazada kopan lastiğin ne zaman koptuğu, kazanın lastik koptuktan ne kadar süre sonra meydana geldiği gibi hususlar bilinmediğinden müvekkiline hizmet kusuru yükletilmesinin mümkün olmadığı,
benzer olaylarda alınan ekte sunulan gerek Adli Tıp, gerekse özet heyet bilirkişi raporları ve verilen kesin mahkeme kararları da haklılıklarını ispatladığını, trafik kazası neticesinde uğranılan zarardan müvekkili şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı tarafından işbu dava ikame edilmiş olup, varsayımsal olarak yüklenen kusurun özellikle müvekkili açısından illiyet bağının da kesildiği dikkate alınarak kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından sunulan talep edilen tazminat miktarı kabul edilebilir nitelikte olmayıp uzman bilirkişilerce yeniden hesaplanmasının gerektiğini,
öncelikle usule ilişkin itirazlarını tekrarla müvekkili dava konusu icra takibinde yer almadığından davanın husumet yokluğundan reddine, mahkeme aksi kanaatte ise kopan lastik parçası neticesinde meydana geldiği iddia edilen trafik kazasında, lastiğin ne zaman koptuğu, ne kadar süre yolda kaldığı, kazaya karışan sürücülerin gerekli önlemleri alıp almadığı hususları belirli olmadığından ve ek olarak sunmuş olduğumuz bilirkişi raporları da göz önüne alınarak müvekkilin söz konusu olayda kusursuz olduğunun tespiti ile davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Davacı şirkete müzekkere yazılarak, ... numaralı hasar dosyasının Mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, hasar dosyasının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 11/11/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı gereğince dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup,
Bilirkişilerin 30/01/2026 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak,
"1-Davalı işletmenin kazanın ve hasarın meydana gelmesinde ?6 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
2-TTK hükümleri gereğince rücu kapsamında davacının davalıdan söz konusu bedeli talep edebileceği,
3-Davacı aracının hasar onarım bedeli KDV hariç 21.564,79 TL, KDV dahil 25,446,45 TL olduğu," yönünde kanaat bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporlarının taraflara usulüne uygun olarak ayrı ayrı olarak tebligat yapıldığı, davalı vekilinin rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesini dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.
GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir.
Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, ödenen sigorta tazminatının rücu talebine ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davacı, dava konusu trafik kazası sebebiyle meydana gelen kazada ödediği sigorta tazminatının rücunu talep etmektedir. Dolayısıyla davacının aktif husumeti halefiyet ilkesine dayanmaktadır.
TTK md. 1472 uyarınca, sigortacı tarafından sigortalısının talebi üzerine sigorta tazminatı ödemesi yapılması halinde sigortacı, sigortalısının haklarına halef olur.
Başka bir anlatımla sigortacı; sigorta tazminatı ödemesine sebep teşkil eden somut olay akabinde, sorumlulara karşı, diğer tarafın onayını gerektirmeksizin, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat etmek koşuluyla, sigortalısının haklarına halef olur ve sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, söz konusu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder.
Davacı, dava dışı sigortalısına ödeme yaptığına ilişkin belgeleri dosyaya ibraz ettiğinden halefiyet ilkesi gereği işbu davayı açmakta aktif husumetinin bulunduğunu ispatlamıştır.
Dava konusu kaza, davacının sigortalısı olarak kayıtlı ... plakalı aracın davalı işletmesinde bulunan kamyon lastik parçalarına çarpması sonucu meydana gelmiştir. Davalı otoyol işleten olduğundan kusur durumu incelemesinde işletenin kusuru hususlarında inceleme yapılmıştır.
Kazadaki kusur durumunun tespiti için hazırlanan bilirkişi raporunda davalının %100 oranında kusurlu olduğu %100 oranında kusurlu olduğu tespitinin somut olayın meydana gelişi ve dosya içerisindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu kanaatine varılmakla beraber davacının ödediği tazminatın kadri maruf olduğu da bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Dosya kapsamındaki tüm deliller ve belgeler neticesinde davanın kabulü kanaatine mahkememizce varılmış olup, alacağın davanın başından itibaren likit olduğu diğer belgelerle ispatlandığından icra inkar tazminat talebinin de kabulü gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/383, K. 2026/205, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama