KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2026
- Esas no
- 2025/502 Esas
- Karar no
- 2026/345
- Dava
- 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 15/07/2025
Karar Metni
1.053 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. Davalı alacaklı tarafından .... İcra Dairesi'nin 2016/...
Esas Sayılı dosyası ile ... ve ... ... kambiyo senetlerine mahsus ilamsız icra takibi başlatıldığını, Takip yılının eski olması sebebiyle UYAP Sisteminde tüm evraklar kronolojik olarak tam ve eksiksiz bulunmadığından ve bazı evraklar tam olarak okunamadığından inceleyebildikleri kadarıyla ilgili takibin dayanağı ı 06.12.2015 Tanzim, 30.12.2015 Vade tarihli 30.000,00 TL bedelli ve 06.12.2015 Tanzim, 25.02.2016 Vade tarihli 120.000,00 TL bedelli bono olduğunu, İlgili icra takibi ile müvekkiline 89/3 Haciz İhbarnamesi gönderildiğini,
müvekkilinin işbu icra dosyası kapsamındaki davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespiti amacıyla huzurdaki davayı ikame etme zaruretinin hasıl olduğunu, lgili icra takibi kapsamında davalı alacaklı tarafından 2016 yılından bu yana süregelen yıllarda birçok haciz işlemi gerçekleştirilmiş olup yine bu kapsamda müvekkiline de İİK madde 89 uyarınca haciz ihbarnamelerinin tebliğ edildiğini, müvekkilinin daha öncesinde 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerine itiraz etmediğini ancak işbu hususun hiç bir surette dosya borçlularından herhangi birinin müvekkilinden alacağı olduğu,
müvekkilinin icra dosyası taraflarından herhangi birine borçlu olduğu anlamına gelmediğini, müvekkili ...'in ... Mühendislik Danışmanlık İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı ve münferiden temsile yetkili müdürü olduğunu, ...
Mühendislik Danışmanlık İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi ise dosyaya sonradan, dosya borçlularından ...'ın bir zamanlar şirket bünyesinde çalışan olması sebebiyle borçlu sıfatı ile dahil olmuş bir şirket olduğunu, davalı alacaklının müvekkilinin borçlu şirketin yetkilisi olması nedeniyle borçlu şirketin müvekkilinden alacağı olabileceği tahmini ile müvekkiline 89/1,2,3 haciz ihbarnameleri gönderilmesini talep ettiğini, ne icra dosyası taraflarından herhangi biriyle ne de yetkilisi olduğu borçlu şirketle arasında herhangi bir alacak borç ilişkisinin bulunmadığını,
alacaklı tarafından icra dosyası kapsamında gönderilen 89/1-2-3 haciz ihbarnamesi gönderilmesine ilişkin talepler incelendiğinde de borçlunun müvekkilinden hangi ilişkiye dayanarak alacaklı olduğunun belirtilmediği, dolayısıyla alacaklı tarafından soyut olarak borçlunun davacı/üçüncü kişi olan müvekkilinden alacaklı olduğunun iddia edildiğini, bunun yalnızca bir tahmin olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle taraflarından da müvekkilinin dosya kapsamında borçlu olmadığı yönünde bir ispatın da beklenmemesi gerektiğini, olmayan bir borç ilişkisinin veyahut alacağının mümkün olmadığını,
müvekkilinin dosya kapsamında borçlu şirkete ve diğer ilgililere herhangi bir borcu olmadığını, borçlu şirketin müvekkilinden alacağı bulunmadığı hususlarını yenilemekle birlikte şayet davalı tarafın taraflar arasındaki alacak borç ilişkisine ilişkin herhangi bir iddiası var ise işbu iddiaya ilişkin tüm cevap ve delil haklarını saklı tuttuklarını, borçlu şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenerek müvekkilinden herhangi bir alacağının olup olmadığının uzman bir bilirkişi marifeti ile tespitini talep ettiklerini, ncelikle huzurda ikame edilen işbu menfi tespit davasına ilişkin dava dilekçesinin kabulü ile, ....
İcra Dairesi'nin 2016/... Esas Sayılı Sayılı dosyası ile yapılan icra takibinin müvekkili adına hüküm kesinleşinceye dek durdurulmasına, müvekkilinin ilgili icra dosyası kapsamında davalı tarafa herhangi bir borcu olmadığının tespitine, müvekkili lehine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
DELİLLER
...Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Davacı ve davalının Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
İ... Ticaret Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Davacı ve davalının Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
Bağcılar vergi dairesi'ne müzekkere yazılarak Davacı ve davalının Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
GEREKÇE
Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır.
Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir.
Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.
Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı)
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/502, K. 2026/345, 12 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama