KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2025
- Esas no
- 2025/539 Esas
- Karar no
- 2025/611
- Dava
- Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/07/2025
Karar Metni
935 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ...
A.Ş.'nin havacılık, savunma, otomotiv ve yapı sektörleri başta olmak üzere birçok kurumsal ve teknik disiplin içeren sektöre hizmet veren, alanında yüksek teknolojiyle üretim yapan köklü bir sanayi kuruluşu olduğunu, müvekkili şirketin, üretim süreçlerinde kullandığı hammaddelerin kalite standartlarına uygunluğuna son derece önem gösterdiğini, çalıştığı firmaların da bu kalite anlayışı doğrultusunda şekillendiğini, bu kapsamda, davalı şirket ...
A.Ş.’den 29.11.2024 tarihli sipariş ve 04.12.2024 teslim tarihli planlamaya uygun olarak, ... kalite, ... sertifikalı, paket ağırlıkları 4 tonu geçmeyen ve paletli olarak teslim edilmesi gereken sac malzemeler tedarik edildiğini, sipariş formunda açıkça belirtilen bu teknik koşullara uygun olduğu bildirilen ürünlerin, müvekkili şirkete teslim edildiğini ve üretim sürecine dâhil edildiğini, bunun akabinde söz konusu sacların işlenerek mamul haline getirildiğini, başta havacılık alanında faaliyet gösteren prestijli müşterilerden biri olan ...
A.Ş. olmak üzere son kullanıcılara sevk edildiğini, ... tarafından müvekkiline iletilen bildirimde, sevk edilen mesnet sistemlerinin içerdiği sacların, teknik dayanıklılık bakımından öngörülen mühendislik parametrelerini karşılamadığı ve bu durumun sistem bütünlüğünü riske attığının ifade edildiğini, farklı tarihlerde ve numuneler üzerinde yapılan bağımsız testlerin tamamında benzer uygunsuzlukların tekrarlanmış olması,
malzemenin sistematik biçimde ayıplı olduğunu kanıtladığını, teknik raporlar ile ayıp sabit hale geldikten sonra bu husus derhal noter ihtarıyla davalı tarafa bildirildiğini, devamında başvurulan dava şartı arabuluculuk sürecinde tarafların uzlaşamadıklarını ve müvekkilinin taleplerinin sonuçsuz kaldığını beyanla; satın alınan sac malzemelerden kullanılmamış ve halen müvekkilinin stoklarında bulunan kısımlar yönünde ayıp oranında bedelde indirim yapılmasına,
ayıplı malzemenin üretimde kullanılması sonucu müvekkilin uğradığı zarar nedeniyle, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak olarak şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın, ihtar tarihi olan 12.05.2025 itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilinin ticari itibarı ve müşteri güveni bakımından ciddi zarara uğraması nedeniyle, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın, ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,
davalı tarafından ayıplı mal teslimine ilişkin düzenlenmiş olan 04.12.2024 tarihli ...-... ve 10.12.2024 tarihli ...-... numaralı faturaların icra takibine konu edilmemesi için hmk m.389 gereğince yargılama süresince ihtiyati tedbir kararı verilmesine, devamında bu faturaların hükümsüzlüğünün tespiti ve iptaline, davalı şirketçe ihtiyati haciz kararı alınarak başlatılan icra takibinin işbu dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulması hususunda gerekli müzekkerelerin yazılmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği ürünlerin müvekkiline ait olmadığını, davacı tarafın müvekkilinin ürünlerinde ayıp olmadığını belirtip 30/04/2025 tarihli cari hesap mutabakatını imzaladığını, davacının satış sözleşmesi sebebiyle kanundan doğan gözden geçirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının ayıbı öğrendiğini beyan ettikten sonra süresi içerisinde bildirim yapmadığını beyanla;
öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddi ile davacının elinde bulunan malzemelerin 3. Kişiye satış bedelinin ve değerinin tespiti ile davacının müvekkilinden talep ettiği tazminat bedelinden takas ve mahsubuna, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosya aslı, arabuluculuk son tutanak örneği, .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosya örneği, fatura örnekleri, 12/05/2025 tarihli noter ihtarname örneği, banka hesap hareketleri ve ödeme dekont örnekleri, taraflar arasındaki yazışmalar, .... İcra Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosya örneğinin mahkememiz dosyası arasında olduğu görülmüştür.
GEREKÇE
Dava; ayıplı mal teslimi iddiası nedeniyle ayıp oranında bedelde indirim yapılması ile maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 17. Maddesinde tacirler veya kamu kuruluşlarının aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilecekleri düzenlenmiştir. Belirtilen maddede ayrıcı taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemelerde açılacağı düzenlenmiştir.
Davalı vekilince yasal süresinde yetki itirazında bulunulmuştur. Genel yetki kurulanı düzenleyen HMK'nın 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı yasanın 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Sözleşmenin ifa edileceği yer ise 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesine göre tespit edilmelidir. Buna göre borcun ifa yeri, tarafların açık ve örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.
Somut olayda taraflar arasında ticari satıma ilişkin sözleşmenin bulunmadığı, "Müşteri Talep Formu"nun bulunduğu, müşteri talep formları incelendiğinde ise alıcı taraf olarak davacı şirketin imzasının bulunduğu ancak diğer tarafın imzasının bulunmadığı, ayrıca formlarda "...anlaşmazlıkların çözümünden Konya mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir." şeklindeki Konya ibaresinin üzeri çizilerek kalemle İstanbul ibaresinin yazıldığının açıkça anlaşıldığı ve bu değişikliğe dair paraf da yapılmadığı görülmektedir.
HMK 18. maddesi gereğince yetki sözleşmelerinin yazılı ve imzalı olması gerekmekle, bu haliyle usulüne uygun yapılmış geçerli bir yazılı yetki sözleşmesi bulunmadığından, davalının da süresi içerisinde yetki itirazında bulunduğu ve usule uygun şekilde yetkili mahkemeyi gösterdiği anlaşıldığından; davanın 6100 Sayılı H.M.K.'nın 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddi ile mahkememizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/539, K. 2025/611, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama