KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/649 Esas
- Karar no
- 2025/727
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 22/04/2025
Karar Metni
1.239 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde; .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu davanın 16.04.2025 tarihli celsesinde; Tasfiye Halinde ... ...Ve Ticaret Anonim Şirketinin sicil kaydının dava açılış tarihinden önce 14/01/2013 tarihinde terkin edilmiş olduğunun tespit edildiğini, Tasfiye Halinde ... ...Ve Ticaret Anonim Şirketi' nin ihyası için dava açmak üzere kendisine 1 aylık süre verildiğini beyan ederek; Tasfiye Halinde ... ...Ve Ticaret Anonim Şirketinin ihyasına ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde.
Davacının, husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili müdürlüğe yönelttiğini, usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru ...'ya da yöneltilmesi gerektiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddettiğini,
tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerinin, Sicil Müdürlüğü’nce tespit edilmesinin mümkün olmadığını,
müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan;
tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini, müvekkili Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde,
eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, yasal hasım konumunda bulunan müvekkilinin, yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını beyan ederek; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle ihyası talep edilen şirketin merkezinin bulunduğu son yerin Şişli / İstanbul olduğunu, davacının davasını yetkisiz mahkemede açtığını, ihyası istenilen ... ...Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin tasfiye memuru olan müvekkili ... tarafından tasfiye işlemleri mevzuata ve usule uygun bir şekilde gerçekleştirildiğini ve şirketin tasfiyesinin sorunsuz bir şekilde tamamlandığını, şirketin 25.05.2011 tarihli Olağanüstü Genel kurul Toplantısı'nda tasfiye kararı alındığını, tasfiye kararının 31.05.2011 tarihinde tescil edildiğini,
tasfiyeye ilişkin genel kurul kararının 06.06.2011 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, şirketin tasfiyeye girişe dair borçlu ve alacaklılarına dair ilanların; birincisinin 24.11.2011 tarihli, ikincisinin 01.12.2011 tarihli, üçüncüsü 08.12.2011 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, tasfiye dönemi içerisinde şirketin aktif ve pasiflerinin sıfırlanarak 11.01.2013 tarihli genel kurul tarihi itibariyle şirketin kesin tasfiyesine, kamu kurum ve kuruluşlarından kaydının silinmesine karar verildiğini ve şirketin tasfiye neticesinde alacağı ya da borcu kalmadığını,
şirketin tasfiyesinin kanuni usul ve gereklere göre gerçekleştirildiğini, tasfiye sürecinde alacaklı ve borçlulara ilanlar yapılmasına rağmen davacı tarafından şirketten her hangi bir talepte bulunulmadığını, tasfiye sürecinde davacının şirkete karşı açmış olduğu bir dava da bulunmadığını, davacının davasını şirketin tasfiyesinden tam 10 yıl sonra açıldığını, usulüne uygun bir şekilde şirketin tasfiyesi gerçekleştirilirken talepte bulunmayan davacının ihya talebinin haksız olduğunu beyan ederek; yetki itirazının kabulü ile davanın yetkili İstanbul Mahkemelerine gönderilmesine,
davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesi ekinde; 06.06.2011 tarihli, 24.11.2011 tarihli, 01.12.2011 tarihli, 08.12.2011 tarihli ve 18.01.2013 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi çıktılarını sunmuş olduğu görüldü.
Dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası üzerinden açıldığı, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının 24.04.2025 tarihli tensip tutanağında "Davacıya ihyasını istediği şirket tasfiye memuru ...'yı davaya dahil edip, dahili dava dilekçesi sunmak üzere iş bu tensip tutanağının tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre verilmesine, dahili dava dilekçesi sunulduğunda ilgiliye tebliğine," dair karar verildiği, davacının 06/05/2025 tarihli dilekçesi ile ... adına dahili davalı dilekçesi sunulduğu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas 2025/483 Karar sayılı 25/06/2025 tarihli yetkisizlik kararı ile mahkememize tevzi edildiği anlaşıldı.
...'ne yazılan yazıya verilen cevapta Tasfiye Halinde ... ...ve Ticaret Anonim Şirketi'nin tüm sicil dosyasının gönderildiği, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 14.01.2013 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiğinin bildirildiği, kayıtlı son adresinin Şişli / İstanbul olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
.... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının bir suretinin UYAP üzerinden gönderilmiş olduğu, dosyanın tetkikinde; davacı ... tarafından davalılar ... Holding Anonim Şirketi ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı aleyhine açılan davada 24/07/2025 tarihli celsede "Davalı ... Holding Aş'nin taraf sıfatının HMK 124 kapsamında taraf olmaktan çıkartılmasına, HMK 124 kapsamında ... A.Ş.'nin davalı taraf olarak eklenmesine," dair karar verildiği, 16/04/2025 tarihli celsede.
"Davacıya, Tasfiye Halinde ... Dojüm Ve Fitting Sanayi Ve Tiicaret Anonim Şirketinin sicil kaydının dava açılış tarihinden önce 14/01/2013 tarihinde terkin edilmiş olduğu tespit edilmekle Tasfiye Halinde ...
Anonim Şirketinin ihyası için Ticaret sicile ve tasfiye memurluğuna husumet yöneltilerek ihya davası açılması ve açılan davanın dosya numarasını bildirmek üzere bir aylık kesin süre verilmesine, süresi içerisinde ilgili dava açılmayarak dosya bilgileri bildirilmediği takdirde davanın taraf teşekkülü sağlanamadığından reddine karar verileceğinin ihtarına," dair karar verildiği anlaşıldı.
Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 547 maddesi kapsamında, tasfiyenin kapanması nedeniyle sicilden terkin edilen şirketin tüzel kişiliğinin derdest dava dosyasında taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla ihyası istemine ilişkindir.
Somut olayda; İhyası istenen şirketin dava tarihi itibariyle Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunan şirket merkezinin Şişli / İstanbul olduğu ve mahkememizin yargı yetkisi içinde bulunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde T.T.K.nun 547/1. maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir.
TTK'nın 547. maddesinde" (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Şirket tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden terkin ile sona ereceği, tüzel kişiliğin sona ermesi için de tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiği, şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğu, derdest .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası için haklı nedenle dava açıldığı anlaşılmakla davanın kabulü ile Tasfiye Halinde ... ...ve Ticaret Anonim Şirketi'nin .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İşbu davada Ticaret sicili müdürlüğü yasal hasım konumunda olduğundan, sicilden terkin işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğü yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamıştır.
.... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının dava tarihi, şirketin tasfiye tarihinden sonra olmakla tasfiye memuru aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti tayini yoluna gidilmemiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/649, K. 2025/727, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama