KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2026
- Esas no
- 2026/299 Esas
- Karar no
- 2026/232
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 13/06/2023
Karar Metni
908 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesindeki beyanında özetle: davacının ... ismi ile kripto para faaliyeti gösteren ... A.Ş nezdindeki hesabında işlemler yapmakta olduğunu, 09.05.2023 tarihinde müvekkilinin haberi olmadan hesabında adres değişikliği yapıldığını, davalı şirketin güvenlik zafiyeti nedeniyle müvekkilinin hesabından 215.000.-TL para bilinmeyen kişiler tarafından bilinmeyen kişilere havale edildiği,
davalı şirketin, alım-satım işlemlerinin yapılmasına olanak sağlayan bilgisayar sistemlerine ve dijital korsan saldırısına karşı yeterli önlemleri almakla yükümlü olduğunu, basiretli tacir olarak müşterilerine karşı sorumluluğu bulunduğunu, bu nedenle davalı borçlu hakkında savcılığı şikayet başvurusunda bulunduğunu, müvekkili 215.000.-TL’yi davalı şirketten talep etmişse de herhangi bir cevap gelmediğinde İskenderun İcra Müdürlüğü’nün 2023/... sayılı icra dosyası kapsamında takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalı şirket, hizmet niteliği olarak bankalara benzeyen bir finans kuruluşu olduğunu,
bankalar gibi mobil uygulaması bulunduğunu, müvekkilinin hesabı başka bir adres tarafından ele geçirildiğini, davalı tarafından 09.05.2023 tarihinde saat 12:13’ te müvekkile kripto para çekme için yeni adres eklendiğine ilişkin mesaj gönderildiğini, bu uyarının üzerine müvekkilinin hesabından para çekilmiş olduğunu, aradan 2-3 dakika geçmeden ‘... ...’ çekme talebiniz gerçekleştirilmiştir’ şeklinde kısa mesaj davalı tarafından müvekkilin davalıya kayıtlı bilgisi olan telefon numarasına gönderildiğini, mesajlara ilişkin ekran görüntüsünü ekte sunduğunu,
davalı tarafından gönderilen uyarı mesajı ile para çekme arasında geçen 2-3 dakikalık sürenin makul süre olmadığını, bu kadar kısa süre içerisindeki hesaba ilişkin uygulamada yapılan adres değişikliği davalı tarafından fark edildiğini, ancak müvekkilin herhangi bir önlem alması da mümkün olmadığını, kaldı ki kısa mesajın şüpheli/ şüphelilerin para çekme işlemi gerçekleştirdiğinden sonra müvekkiline geldiğini, davalı borçlunun belirtilen takibe itiraz ettiğini, itirazının haksız ve kötü niyetli ve takibi uzatmak amacıyla yaptığını, arabuluculuk görüşmesinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını,
arz ve izah edilen nedenler ve Mahkeme tarafından resen dikkate alınacak hususlar doğrultusunda davasının kabulünü, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, internet ortamında gördüğü sahte bir linke vb. tıklayarak hesabına giriş yapmaya çalıştığını ve tüm bilgi ve şifrelerini 3. kişiler ile paylaştığını, bu sayede de dolandırıcılar tarafından, müvekkili şirket bünyesindeki hesabına giriş yapıldığını, müvekkilinin kusurlu olmadığını, davacının 3. kişiler tarafından kendi kusuru nedeniyle dolandırıldığını, müvekkili şirketin log kayıtları incelendiğinde davacının SMS doğrulamadan .... şeklinde cihaz değişikliği yapıldığı, daha sonra ... olarak tüm bakiyesinin çekildiği,
çekilen bakiye tarihinin 09/05/2023 saat 12:14 olup çekim yapılan bakiye bedelinin dava konusu ettiği zarar miktarının aksine ...: ... olduğunu, bir seferlik zarar olduğu kabul edilse bile ilgili kripto paranın olayın yaşandığı günkü ortalama değeri 1,45 TL olduğu,
buna istinaden de iddia edilen zararın toplamda 113.696,18 TL civarında bir para yaptığı, bunun da dava değerinin neredeyse yarısına tekabül ettiğini, davacının iddia ettiği zarar ve dava değerinin her halde hatalı olduğunu, bu nedenlerle, hem iddia edilen zarar miktarının kripto para olması gerekmesinden hem de bu miktarın belirtilen dava değerinden oldukça düşük olmasından davacının iddia ettiği zarar miktarına da açıkça itiraz ettiklerini beyanla;
davacının mesnetsiz ve haksız iddialarının hukuka ve mevzuatlara aykırı olması nedeniyle davanın esastan reddine, reddedilen kısım üzerinden davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, neticeden usul ve yasaya açıkça aykırı davanın reddi ile yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Arabuluculuk son tutanak örneğinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
GEREKÇE
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi mahkemelerin görevinin ancak yasa ile belirlenebileceğini ve göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğunu açıkça ifade etmiştir. Kesin yetki halleri de bu çerçevede değerlendirilir. Bu yasal düzenlemeye paralel olarak görev ve kesin yetki halleri dava şartları arasında sayılmıştır .(HMK m.114/1-c ve ç)
26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun "Hukuk mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 5. maddesinin 17/4/2013 tarihli ve 6460 sayılı Kanunun 10. maddesiyle değişik beşinci fıkrası hükmüne göre. "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır.
Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.
Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır." Görüldüğü üzere, bu fıkra hükmünde de, açıkça, bir yerdeki birden çok aynı tür mahkeme arasındaki "iş dağılımı"ndan bahsedilmiş; iş dağılımını belirleme yetkisi Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna verilmiş ve dairelerin, belirlenen iş dağılımına göre tevzi edilen davalara bakmak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır.
02/07/2024 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Sermaye Piyasaları Kanunu'nda yapılan değişiklik uyarınca kripto paraların SPK mevzuatına dahil edildiği, işin bu suretle ticari iş olduğu, yine Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı uyarınca 15/12/2021(tarihi dahil) tarihinden itibaren, asliye ticaret mahkemeleri arasındaki iş dağılımına göre İstanbul 6.7.8.9.
Asliye Ticaret Mahkemelerinin ihtisas mahkemesi olarak iş bu dosyaya bakmaya görevli olduklarından, dosyanın ilgili mahkemelerden birine tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiş ve iş bölümü nedeniyle verilen karar gönderme kararı olup HMK'nın 341. maddesinde belirtilen istinafa tabi nihai karar niteliğinde olmadığından kesin olmak üzere aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/299, K. 2026/232, 6 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama