KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2026
- Esas no
- 2026/60 Esas
- Karar no
- 2026/46
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 20/01/2026
Karar Metni
938 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...(“Otoyol”)’nun işletmesi davacı müvekkili şirket tarafından yürütüldüğünü, davalı-borçlu ... tarafından ... plakalı araç ile 17.06.2025-12.08.2025 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 7. Fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verilmekte ise de,
işbu davaya konu ihlalli geçiş ücretlerinin anılan süre içerisinde ödenmediği tespit edildiğini, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine müvekkili şirketçe; davalı-borçlu aleyhine ....
İcra Müdürlüğü’nün 2025/... esas sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin 10 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla 17.11.2025 tarihinde icra takibi başlatılmış olup, davalı-borçlu tarafa ödeme emri 28.11.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davalı-borçlu tarafın, “borcun tamamına” itiraz etmiş, ilgili İcra Müdürlüğünce de söz konusu itirazın süresinde olması halinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı-borçlu tarafın itirazları zaman kazanma amacı ile haksız ve kötüniyetle yapılmış olduğundan,
tarafınca süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığını, davalı-borçlu tarafın “borcun tamamına” ilişkin itirazları hukuki mesnetten yoksun olduğunu,
şöyle ki; davalı-borçlunun borcun tamamına yönelik itirazları asılsız olduğunu, davalı-borçlu tarafın kendi ihmal ve kusurunun sonuçlarından davacı-alacaklı müvekkili şirketinin sorumlu tutmaya çalışması kabul edilemez nitelikte olduğunu, davacı-alacaklı müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın tahsilinin tehlikeye girmemesi için davalı-borçlu tarafa ait malvarlığının borca yetecek kısmının kaydına ihtiyati haciz konulması gerektiğini bildirip, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla;
davanın kabulü ile;
davalı-borçlunun .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı dosyası kapsamında yapılan itirazın iptali ile,
davalı/borçlunun, .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı dosyasındaki güncel bakiye oranında borca yetecek kadar olan tüm malvarlığının ihtiyaten haczine karar verilmesini,
davalı-borçlu tarafın İİK. Madde 67/2.maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı-borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, davalı ... ( T.C.:... )Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu, Vergi Usul Kanunu 177/1 maddesinde ki limitleri aşıp aşmadığı esnaf işletmesini aşan düzeyde gelir sağlayıp sağlamadığı hususlarının araştırılarak gönderilmesi istenilmiştir.
İstanbul Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na müzekkere yazılarak, davalı ... ( T.C.:... ) Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu, Vergi Usul Kanunu 177/1 maddesinde ki limitleri aşıp aşmadığı esnaf işletmesini aşan düzeyde gelir sağlayıp sağlamadığı hususlarının araştırılarak gönderilmesi istenilmiştir.
Sarıgazi Vergi Dariresine müzekkere yazılarak, davalı ... ( T.C.:... ) Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu, Vergi Usul Kanunu 177/1 maddesinde ki limitleri aşıp aşmadığı esnaf işletmesini aşan düzeyde gelir sağlayıp sağlamadığı hususlarının araştırılarak gönderilmesi istenilmiştir.
GEREKÇE
Dava, .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamı talebine ilişkindir.
Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır.
Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir.
Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.
Somut olayda davalı hakkında tacir araştırılması yapılmış ve davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Dava konusunun mutlak ticari davalardan olmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan sebeplerle dava, mutlak veya nispi ticari davalardan olmadığından mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmış ve asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/60, K. 2026/46, 26 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama