KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2018
- Esas no
- 2017/550 Esas
- Karar no
- 2018/1168
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/06/2017
Karar Metni
821 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, cari hesaba göre davalıdan 19.076,00TL alacaklı olduklarını, davalının mutabakat oluru verdiğini, ancak borcun ödenmediğini, başlatılan takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline usulsüz olarak ödeme emrinin tebliğ edildiğini, bu konuda iptal davası açıldığını, belirtilen tutarda borcun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu sabit olup, uyuşmazlık cari hesap ilişkisinde davalının borçlu olup olmadığı varsa borcun tutarı konusundadır. Mahkememizce tarafların bildirdiği tüm deliller toplanmış, ... 11. İcra Dairesinin ... Esas takip dosyası getirtilmiş, davalının takip hakkında şikayetini inceleyen ... 21. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. Dosyasından verilen karar ve istinaf kararı getirtilmiş, taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapıtırılmıştır.
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmasa da akdi ilişki bulunduğu her iki tarafın kabulündedir.
Mali bilirkişi tarafından sunulan 18/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda takip konusu faturaların her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın defterlerinin de usulüne uygun tutulmuş ve sahibi lehine delil teşkil eder mahiyette olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerine göre davalı yandan takibin başlatıldığı 21.03.2017 tarihi itibariyle 19.076,00 TL bakiye cari hesap alacaklı olduğu, davalı yanın defterlerinde de davacıya aynı miktarda borçlu olduğunun kayıtlı olduğu, faturaların muhteviyatının dizi 63,64,65,66,67,68,69,70,71,72 bölümler stüdyo hizmet bedeli olduğu,
faturaların hangi tarihte kime teslim edildiği dosyadaki veriler üzerinden tespit edilemediği, davalı yanın faturalara 8 gün içinde itiraz etmediği, faturaların usulüne uygun olarak düzenlendiği; temerrüt ve faiz hesabı yönünden ise faturaların davalıya tebliğ tarihi ispat edilemediğinden fatura tarihinde değil davacıyla davalının mali müşaviri arasında hesap mutabakatının yapıldığı 08.02.2017 tarihi itibari ile davalının temerrüde düşmüş sayılabileceği tespit ve görüşü bildirilmiştir.
Davacının takip konusu alacağının dayanağı faturalar davalı taraf defterlerinde de kayıtlı olmakla ve her iki tarafın defterleri de usulüne uygun tutulmuş olmakla, HMK. 222.madde kapsamında davacı alacaklı lehine delil niteliği taşımaktadır.
Aynı zamanda davalının yetki verdiği mali müşaviriyle davacı şirket arasında 08.02.2017 tarihinde 2016 yılı cari hesap mutabakat onayı yapıldığı ve davalı şirketçe onay verildiğine dair dosyaya sunulan e-posta çıktısı ve mutabakatın varlığını teyit eden bilirkişi raporu, faturaların davalı tarafından defterlerine itirazsız kaydedilmiş olması, 2016 Mayıs tarihli faturalar hakkında davacı tarafından takibin başlatıldığı 08.03.2017 tarihine kadar davalı tarafından hiçbir itiraz bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının fatura konusu hizmeti verdiği, davalının ise borcu ödemediği davacı tarafından ispatlanmıştır.
Defter kaydı doğrulamaları ve yapılan hesap mutabakatı kapsamında ispat yükü yer değiştirmiş olmakla, davalı taraf hizmeti almadığını veya bedeli ödediğini ispatlamak zorundadır.HMK. gereği basit yargılama usulüne tabi davada davalı vekilince cevap dilekçesiyle veya en geç ön inceleme aşamasında tüm iddia ve deliller bildirilmek zorundayken, bilirkişi raporuna itiraz aşamasına kadar faturalar konusu hizmetin yapılmadığına dair hiçbir iddiadan bahsedilmediği gibi, ne bu hususta ne de mutabık kalınan borcun ödenmiş olduğu yönünde dosyaya sunulmuş delil de bulunmamaktadır.
Tüm bu nedenlerle hüküm kurmaya ve denetime elverişli görülen bilirkişi raporu tespitleri de dikkate alınarak, aşağıdaki şekilde davacı asıl alacağı aynen kabul edilmekle birlikte, davalının temerrüdünün fatura tarihinde değil mutabakat tarihinde oluşacağı kabul edilerek, takibin kısmen devamına, ayrı faturaya dayalı alacak likit ve takibe itiraz haksız olduğundan davalıdan icra inkar tazminatı alınmasına, davacının takipteki faiz talebi yönünden kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından reddedilen kısmi faiz alacağı yönünden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/550, K. 2018/1168, 16 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama