KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2019
- Esas no
- 2018/658 Esas
- Karar no
- 2019/362
- Dava
- İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/07/2018
Karar Metni
729 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;müvekkili ile borçlu davalı arasında yapılan işyeri devir işleminden ve 10/05/2008 vadeli 3.000,00 TL tutarlı senetten kaynaklı alacak nedeniyle ... 4. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiğini, davalının itirazı sonucu takibin durduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında 07/03/2008 tarihinde Yonca Kırtasiye isimli kırtasiyenin devri konusunda anlaştıklarını ve tutanak imzalandığını, o tarihte davacıya 3.000 TL nakit, 15/03/2008 tarihinde 7.000 TL ödendiğini, kalan 17.500 TL için ödeme planı çerçevesinde senetler verildiğini, senetlerin ödendiğini ve borcun sona erdiğini, 9 yıl sonra takip başlatıldığını, takibe dayanak yapılan 10/05/2008 vade tarihli senetin 07/03/2008 tarihli tutanağa konu senetler olmadığını, takibe konu edilen senedin tutanakta yer almadığını, tutanağa konu senetlerin vadesinde alacaklıya ödendiğini,
ayrıca 3.000 TL bedelli senedin vadesinin 10/05/2008 olduğu, senedin zamanaşımına uğramakla kambiyo evrakı vasfını kaybettiği ve bu senet nedeniyle alacak talep edilemeyeceğini, müvekkilinin davacıya borcu kalmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, sözleşmeye dayalı alacak talepli ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 2008 tarihinde ... ünvanlı gerçek kişi işletmesinin devri konusunda sözleşme bulunduğu ihtilafsızdır. Davacının ilamsız icra takibine konu alacak talebinin 3.000 TL.lik kısmının 10/05/2008 vadeli bonodan kaynaklandığı, bu bononun zamanaşımına uğramış olduğu da taraflar arasında ihtilafsızdır. Nitekim davacı tarafından bu senetle ilgili kambiyo evrakına özgü takip değil ilamsız takip başlatılmıştır.
Davanın açıldığı ... 17. Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın kambiyo evrakına dayandığı ve bu nedenle kambiyo evrakı TTK'da düzenlenmekle mutlak ticari dava olduğundan asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görev yönünden usulden red kararı verilmiş ve dosya mahkememize tevzi edilmiştir.
Dava konusu takiple talep edilen alacağın tamamı değil, 3.000 TL.lik kısmı zamanaşımına uğramış kambiyo evrakından kaynaklanmaktadır.
Bilindiği üzere kambiyo evrakı zamanaşımına uğrarsa, alacaklı alacağını temel ilişkiye dayanarak veya sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayanarak müracaat borçlularından talep edebilir. Dava konusu olayda davacı alacağını, taraflar arasında akdedilmiş işyeri devir sözleşmesine dayalı olarak, yani sebepsiz zenginleşmeye göre değil aralarındaki temel ilişkiye göre talep etmektedir.
Davacı bononun lehdarı, davalı ise keşidecisidir ve ikisi arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmaktadır. Dolayısıyla alacağın bir kısmının dayandığı, zamanaşımına uğramış bonoya bağlı alacağın varlığı noktasında yargılamada değerlendirilecek olan husus, TTK'da düzenlenen kambiyo evrakına özgü kurallar değil, alacağın kaynağı olan ve davacının açıkça dayandığı sözleşme temel ilişkisidir. Bu nedenle davanın mutlak ticari dava sayılması mümkün değildir. ...
17. Asliye Hukuk Mahkemesi kararında bahsedilen Yargıtay ilamı zamanaşımına uğramamış kambiyo evrakından kaynaklanan davaya ilişkin olup, zamanaşımına uğramış kambiyo evrakında yazılı alacağın temel ilişki kapsamında talep edilmesine ilişkin değildir. Takibin ilamsız icra takibi olduğu da gözönüne alındığında, davadaki görev konusunun temel ilişkiye göre belirlenmesi zorunludur.
Dolayısıyla temel ilişki kapsamında tarafların tacir olup olmadığına ve davanın iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına, yani davanın nisbi ticari dava niteliği taşıyıp taşımadığına bakmak gerekmektedir.
Dosyaya getirtilen tarafların ticaret sicil kaydı ve vergi dairesi mükellefiyet kayıtlarına göre, davacının tacir sıfatı bulunsa da davalının tacir sıfatı, mükellefiyet kaydı bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın TTK madde 4 kapsamında her iki tarafın tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren nisbi ticari dava sayılması mümkün değildir. Bu durumda HMK madde 2'ye göre malvarlığına ilişkin davalarda genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemeleri yargılamada görevli olduğundan, aşağıdaki şekilde karşı görevsizlik (görev yönünden usulden red) kararı vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/658, K. 2019/362, 26 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama