KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2019
- Esas no
- 2018/703 Esas
- Karar no
- 2019/408
- Dava
- Menfi Tespit (Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 31/07/2018
Karar Metni
717 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... adresinde bulunan işyerinden 15/04/2009 tarihinde ayrıldığını, bu tarihten sonra davalı şirketin kendisine göndermiş olduğu elektrik tüketim faturalarının ödenmesinin talep edildiğini, davacının gönderilen faturaları ödememesi üzerine davalı şirketin müvekkili aleyhinde ... 27.İcra Müdrlüğünün ... Esas dosyasıyla icra takibi başlattığını, bu nedenle müvekkilinin söz konusu borcun 15/04/2009 tarihi sonrasına isabet eden kısmından sorumlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından borçlu ... aleyhine elektrik kullanım bedelinin tahsili için ... 27.İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde takibe ve borca itiraz etmeyerek takibin kesinleştiğini, müvekkil kurum ile davacı-borçlu arasında 05/12/2007 tarihli Alçak Gerilim Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Perakende Satış Sözleşmesi imzalandığını ancak ödeme yapılmadığından davacı tarafından kullanılan elektrik bedeli ile ilgili olarak düzenlenen faturaya istinaden icra takibi açıldığını, davacı –borçlunun icra takibinde talep edilen borcun varlığına ilişkin iddiaları da haksız olup kabulünün mümkün olmadığını,
düzenlenen kaçak elektrik tutanağının usul ve yasaya uygun olduğu açıkça ortaya çıkacağından açılmış olan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, elektrik abonelik sözleşmesine dayalı fatura alacağı nedeniyle başlatılan cebri takipte kısmen borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
... 27.İcra Dairesinin ... Esas takip dosyası getirtilerek incelenmesinde, davacı hakkında davalı tarafından 6 adet enerji bedeli faturasına dayalı başlatılan ilamsız icra takibinin kesinleşmiş ve derdest olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında 05.12.2007 tarihli Alçak Gerilim Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Perakende Satış Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin davacı tarafından iptal/fesih işleminin yapılmamış olduğu tarafların kabulündedir.
Uyuşmazlık, davacının kendi adına abonelik tesis ettirdiği adresi terk ettiği tarihten sonra tesisattan kullanılan elektrik borcundan sorumlu tutulup tutulamayacağı hususuna ilişkindir.
İcra dosyası, davalı vekilince sunulan sözleşme, takip dayanağı 6 adet fatura, davacı vekilince sunulan dilekçe ve davacının mükellefiyet ve ticaret sicil kayıtları incelenmiş, davacının sanayi sitesi içinde işlettiği ticari işletmesinde elektrik aboneliği tesis ettirmiş olduğu anlaşılmıştır. Elektrik mühendisi bilirkişi aracılığıyla davalı kurum kayıtları ve dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan raporda, takipte istenen fatura alacaklarının EPDK karar ve ilgili mevzuatına uygun olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Elektrik abonelik sözleşmesini imzalayan ve aboneliği devam eden abone, tesisatta kullanılan elektrik bakımından elektrik dağıtım şirketine karşı sözleşme gereği sorumlu olduğu gibi, elektrik sayacının muhafazası konusunda da sorumluluğu devam eder. Buna göre, fiili kullanıcıya karşı rücu hakkı mevcut olan abonenin sözleşmesi iptal edilmediği sürece, fiili kullanıcı ile beraber elektrik dağıtım şirketine karşı kaçak elektrik kullanımı ve normal kullanım bedelinden dolayı müteselsil sorumluluğunun devam edeceği kuşkusuzdur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin, İstanbul BAM 3.Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış uygulamasına göre abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğalgaz bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumludur. (İst.BAM 3.HD 2017/1334 E. 2019/543 K.)
Bu durumda, aboneliğini iptal ettirmeyen ve kaçak kullanıma sebebiyet veren abone davacının sözleşme nedeni ile sorumlu bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Nitekim, aynı ilkeler HGK 27.04.2011 tarih ve 2011/19-104 E.-239 K.sayılı kararında da benimsenmiştir.
Davacı vekilince davacının tesisatın bulunduğu adresi 05/04/2009 tarihinde terk ettiğine dair taşınmaz malikince davalı idareye yazılmış olan dilekçe sunulmuş ise de, EPDK Kanunu ve bu kanuna göre yayımlanan Elktrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ve istikrar kazanmış yüksek yargı içtihatları uyarınca aboneliğini iptal veya fesih işlemi yapmamış olan davacının adresten ayrılsa bile sonraki döneme ilişkin borçlardan elektriği kullananla birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, davacı tarafından bildirilen terk tarihi sonrasına isabet eden davalı alacağının, bildirilen dava değerinden daha yüksek olduğu da anlaşılmakla, davacının menfi tespit isteminde haklı olmadığı kanaatine varılarak, davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/703, K. 2019/408, 3 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama