KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Mart 2019
- Esas no
- 2018/824 Esas
- Karar no
- 2019/225
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/11/2017
Karar Metni
844 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalının, müvekkili hakkında ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, müvekkili tarafından itiraz süresinin kaçırıldığından takibin kesinleştiğini, müvekkili adına kayıtlı olduğu iddia edilen ... no'lu hattın 5 adet faturasının borç sebebi olarak gösterildiğini, müvekkilinin takip konusu borcun kaynağı olan faturalı hattı almadığını, kullanmadığını, bununla alakalı bir sözleşme imzalamadığını ve bu hattın varlığından dahi haberdar olmadığını, yanında kampanyalı bir telefon da almadığını, bir dönem davalı şirketten 5 tane hat almış ise de o hatların içinde bahsi geçen hattın mevcut olmadığını, dolayısıyla söz konusu borçtan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını,
bu sebeple müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı icra takibinin iptali gerektiğini, müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesini ve takibin iptalini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının tacir sıfatını haiz olup ticari faaliyet yürütmekte olduğu işletmesinde kullanılmak üzere müvekkili şirketten 5 adet GSM hattı satın aldığını, işbu GSM hatları için akdedilen GSM abonelik sözleşmesinde ticari işletmesine ait kaşeyi kullandığını ve ekinde ticari işletmesine ait vergi levhasını sunduğunu, davacının söz konusu GSM hatlarını ticari işletmesinde yürütmekte olduğu faaliyetler için kullanmak üzere almış olup işbu GSM hatları ile ilgili sözleşmeden doğan uyuşmazlıklara bakmakla görevli mahkemeler Tüketici Mahkemeleri değil, Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu,
hal böyle iken öncelikle görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, takibin iptaline ilişkin talebin huzurdaki davada tartışılması söz konusu olmayıp, takip hukukuna ilişkin itirazların ancak İcra Mahkemesinde ileri sürülebileceğini, kaldı ki başlatılan icra takibinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, takibin iptali talebine bakmaya görevli ve yetkili mahkemenin İcra Hukuk Mahkemesi olduğunu;
dilekçe ekinde sundukları GSM abonelik sözleşmesinden ve toplu aktivasyon bilgi formundan da görüleceği üzere ... numarasının davacı tarafından kullanılmakta olan ...-...-...-...-... numaralı GSM hatlarının faturalandırılmasında kullanılan 'fatura hesap numarası' olduğunu, başka ifade ile söz konusu faturanın hesap numarası altında ...-...-...-...-... numaraları faturalandırılmakta olup davacının menfi tespit talebinde bulunduğu icra dosyasına konu borçların da ...-...-...-...-... numaralı GSM hatlarının fatura borçları olduğunu,
davacı tarafça kullanım yapıldığı ve sözleşme akdedildiği kabul edilen 5 adet GSM hattının ... fatura hesap numarası altında faturalandırıldığını, takip konusu dönem faturalarının ödenmemesi nedeniyle müvekkili şirket tarafından davacının aleyhine icra takibi ikame edildiğini; neticeten davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle reddine, davacının takibin iptali talebinin ve davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK 72/3 maddesine dayalı takip sonrası menfi tespit istemine ilişkindir.
... 10. Tüketici Mahkemesinin görev yönünden red kararı sonrası dosyanın tevzi edildiği Mahkememizde yapılan ilk duruşma olan 15/03/2019 tarihli duruşmada davacı vekili beyanında; takip dosyasının davalı alacaklı vekilince takipten feragat nedeniyle işlemden kaldırıldığından davanın konusuz kaldığını, ancak dava açılmasına müvekkilinin sebep olmadığını, yargılama gideri, vekalet ücreti talebinin bulunduğunu belirtmiştir.
Aynı duruşmada davalı vekili de davanın konusuz kaldığını teyit etmekle birlikte, (davacının adına) sahte kimlikle yapılan sözleşmeyi müvekkilinin bilmesinin mümkün olmadığını, imza üzerinde yapılan inceleme ve yargılama sonucu durumun tespit edildiğini, bunun üzerine takipten feragat edildiğini, davanın açılmasına müvekkilinin sebep olmadığını beyan ederek vekalet ücreti yargılama gideri yüklenmemesini talep etmiştir.
Aşağıdaki şekilde taraf beyanları da dikkate alınarak HMK madde 331 gereği konusuz kalan dava nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, yargılama giderleri yönünden yapılan değerlendirmede dava açılış tarihi itibariyle davacının hakkındaki takip nedeniyle dava açmakta hukuki yararı bulunduğu, kişilerle sözleşme imzalanırken kimlik kontrolü yapmanın davalının sorumluluğunda olduğu, kaldı ki davacının davalı nezdinde dava konusu ticari işletmede kullanılmak üzere alınmış hatlar dışında gerçekten kendisinin sözleşme yapıp aldığı başka hatlar bulunduğu,
yani davalının davacıya her zaman ulaşma imkanı da bulunduğu, sisteminden kontrol etme ve davacıyı yeni sözleşme ve hatlardan, faturalardan haberdar etme, takip öncesi bilgi verme imkanı da bulunduğu, bu imkanları kullanmadan doğrudan takip başlattığı için davacının dava açmasına sebebiyet verdiği, en azından takip için imza incelemesinin yapıldığı yargılama gidişatını beklemesi gerekirken bunu da yapmadığı anlaşılmakla, dosyamızda yapılan yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar vermek gerekmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/824, K. 2019/225, 15 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama