KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- Esas no
- 2019/267 Esas
- Karar no
- 2025/782
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 10/05/2019
Karar Metni
1.430 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı bankanın davalı şirketlerle genel kredi sözleşmesi imzaladığını, davalı ...'ın da bu sözleşmenin müteselsil kefili olduğunu, davalıların borcunu ödememesi üzerine hesabın kat edildiğini, ihtarname çekildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine ... 11. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığını, davalıların itirazı sonucu takibin durduğunu, itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde; icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığını, davacı tarafın 11/10/2018 tarihinde yayımlanan 162 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 4.maddesi kapsamında ... tarihli ve ... sayılı resmi gazetede yayımlanan finansal sektöre olan borçların yeniden yapılandırılması hakkındaki yönetmelik kapsamında yeterli süre verilmediğini, bu süre verilmeden icra takibi yapılamayacağını, çünkü borcun muaccel olamayacağını, sözleşme altındaki imzalara itiraz ettiklerini, davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davacı ana dosyadaki cevaba cevap dilekçesinde; yetki itirazının haksız olduğunu, genel kredi sözleşmesinin 32.2.maddesi ile İstanbul icra Mahkemelerinin yetkili kılındığını, cevap dilekçesindeki Cumhurbaşkanlığı Kararının Hazine Müsteşarlığınca sağlanan desteklerle ilgili olup dava konusu kredi ile ilgisi olmadığını, davalı borçluların ... kefaletine dayanan herhangi bir riski de bulunmadığını, davanın kabulünü talep etmiştir.
Birleşen ... 16. ATM ... Esas sayılı dosyada aynı davacı aynı kredi sözleşmesinin borçlusu davalı ...'ne karşı aynı sebeplerle itirazın iptali davası açmış olup bu dava mahkememiz dosyası ile birleşmiştir.
Birleşen dosyada ... cevap dilekçesinde; süresinde asile tebligat çıkarılmadığını, 26/10/2020 tarihinde vekil olarak davayı öğrendiklerini, dolayısıyla bu tarihten itibaren süresinde cevap dilekçesi sunduklarını, yetki itirazlarının bulunduğunu, sözleşmenin yetki ile ilgili sayfasında davalıların imzalarının bulunmadığını, sözleşme altındaki imzayı kabul etmediklerini, şirket yetkilisinin ... olduğunu, yeterli süre verilerek yapılandırma fırsatı tanınmadığından borcun muaccel olmadığını, kredi borçlusu olmadıklarını, kefalet şartlarının oluşmadığını, borçlu ve kefilin tespitinin gerektiğini, davanın reddini e %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar hem icra müdürlüğünün hem de mahkemenin yetkisine itiraz etmiş iseler de genel kredi sözleşmesinin 32.2.2 maddesinde ... İcra Daireleri hem de İstanbul Mahkemeleri yetkili kılındığından yetki itirazı kabul görmemiştir.
Genel Kredi Sözleşmesi incelendiğinde borçluların her üç davalı şirket olduğu, diğer davalı ...'ın da bu kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olduğu, kefalet limitinin 15.000.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. İcra takibine konu talebin bu limitin altında kaldığı sabittir. Genel Kredi Sözleşmesindeki her üç şirketin adına ve kefil adına atılan 4 imzanın da benzer olduğu çıplak gözle görülmektedir. ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile beyanı alınan davalı ... tüm imzaların kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacının birleşen dosyalardaki tüm davalılar aleyhine genel kredi sözleşmesine dayanarak ilamsız icra takibi yaptığı davalıların 22 Ocak 2019 tarihinde itiraz ettikleri, itiraz dilekçesinin alacaklıya ayrıca tebliğe çıkarılmamasından dolayı birleşen davanın da süresinde açıldığı her iki davanın da hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
İlamsız icra takibine itiraz dilekçesinde imzaya itiraz yapılmamışken itirazın iptali davasında yukarıda bahsedildiği gibi ... imzalara talimat yolu ile itiraz etmiştir.
İmza itirazı üzerine hem Adli Tıp Kurumu fizik İhtisas Dairesi'nden hem de Jandarma Kriminalden alınan raporda imzaların davalı ...'a ait olduğu, davalı ...'in temsilcisi olan ...'ın eli ürünü olmadığı rapor edilmiştir.
Her ne kadar davalı ... vekili şirket temsilcisinin ... olduğunu, dolayısıyla imzanın atıldığı tarihte ...'ın imzasının bulunmaması nedeniyle bu kredi sözleşmesinin kendilerini bağlamayacağını söylemiş ise de dosyada bulunan ... 3. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye nolu düzenleme şeklindeki vekaletname ile davalı ... temsilcisi ... davalı ...'a dava konusu kredi sözleşmesini de kapsar şekilde ticari vekalet yetkisi verdiği anlaşıldığından bu itirazda kabul görmemiştir.
Yine ... bu kredi sözleşmesini imzalarken her üç davalı adına hareket etme yetkisine sahiptir. Ayrıca bu yetkisini kullanarak her üç şirket adına imza attığı gibi kendisi de bu kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olarak imzalamıştır. ...'ın imza inkarının da haksız olduğu imza incelemesi sonucu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak her 4 davalıda bu kredi sözleşmesinden dolayı sorumludurlar. Kefalet limiti de göz önüne alındığında davalı ... da tüm icra takibinden müteselsil kefil olarak sorumludur.
Alınan tüm bilirkişi raporları da aynı doğrultudadır.
Tüm raporlarda da yazıldığı üzere talep edilen ve hesaplanan asıl alacak miktarı 331.211,86 USD'dir. Davacı bu asıl alacağı her dört davalıdan da talep edebilir.
Davacı masraf talep etmiş ise de 388,34 TL'lik talep edilen masrafın delili olmadığından bu miktar kabul görmemiştir. Yine bilirkişi raporları arasında gecikme cezasının hesabında farklılık oluşmuştur. Mahkememizce birleşen dava yönünden 01/10/2023 tarihli rapor, asıl dava yönünden ise 28/04/2024 tarihli ek rapor dikkate alınarak hüküm kurulmuştur. Bu rapor ve ek raporun sonradan alınan raporlardan kısmi küçük farklılıkları var ise de bu raporların hükme esas alınmasının nedeni özellikle hesaplamaların tartışılıp değerlendirilmesi, taleple bağlılık ilkesine dikkat edilmesi, yargıtay içtihatları doğrultusunda değerlendirmeler yapılması nedeniyledir. Bu durumda asıl dosya için;
Alacak Kalemi
Talep Edilen (USD)
Hesaplanan (USD)
Karar
Asıl Alacak
331.211,86 USD
331.211,86 USD
331.211,86 USD
İşlemiş Faiz
361,87 USD
294,41 USD
294,41 USD
Masraf
388,34 TL
- (Delil yok)
-(Delil yok)
Toplam
331.573,73 USD ve 388,34 TL
331.506,27 USD
331.506,27 USD
şeklinde tablo ortaya çıkarken birleşen dosya yönünden ise;
Alacak Kalemi
Talep edilen
Hesaplanan
Karar
Asıl Alacak
331.211,86 USD
331.211,86 USD
331.211,86 USD
İşlemiş Faiz
361,87 USD
715,41 USD
361,87 USD
Masraf
388,34 TL
- (Delil yok)
-(Delil yok)
Toplam
331.573,73 USD ve 388,34 TL
331.927,27 USD
331.573,73 USD
şeklinde hesaplama yapılarak bu tabloların karar yazılı kısmın altındaki sütuna göre itirazın iptaline karar verilir iken asıl alacak olan 331.211,86 USD'ye takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı ödeninceye kadar %8 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bu faizin %5 kadar gider vergisinin uygulanmak suretiyle takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Davalılar haksız olup alacak likit olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Davacı kötü niyetli olmadığından reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatı talebi reddedilmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/267, K. 2025/782, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama