KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2020
- Esas no
- 2019/703 Esas
- Karar no
- 2020/587
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 16/02/2015
Karar Metni
1.801 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkillerinin annesi olan müteveffa ...'in 07/01/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasına karışan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olarak seyahat ederken, ... sevk idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu hayatını kaybettiğini, kaza nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararlardan davalıların sorumlu olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00-TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının tüm davalılardan tahsilini, sorumluluğun derecesine göre her bir müvekkili için 75.000,00-TL olmak üzere toplam 150.000,00-TL'nin ... A.Ş. ve ...'den tahsili ile davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle: 07/01/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasına karışan ... sevk idaresindeki ... plaka sayılı aracın müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, sigortalısının kusurunun tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan kusur raporu alınması gerektiğini, diğer zararların tespiti için dosyanın aktüerya uzmanına gönderilmesi gerektiğini ve cevap dilekçesinde ileri sürülen tüm nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davaya itiraz ettiklerini, davanın müvekkili şirket ile İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası düzenliği, ... Sigorta AŞ.ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta düzenlenen ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarının gerektiğini, kazanın oluşumunda müvekkili şirketin çalışanının kusuru bulunmadığını, müvekkili şirketin Borçlar Kanunu'nunda belirtilen başkalarını çalıştıranların sorumluluktan kurtulması için gerekli tüm hususları yerine getirdiğini, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını beyanla, cevap dilekçesinde ileri sürülen tüm nedenlerden dolayı davanın reddi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: İstanbul Mahkemelerinin yetkisine itiraz ediyoruz. Yetkili Mahkeme davalının yerleşim yerinin bulunduğu Mersin Mahkemeleri olduğunu, ... 3.Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının sonucunun .beklenmesi gerektiğini, maddi tazminat talebinin müvekkilinin gelir durumunun çok üstünde fahiş bir bedel olduğunu, davacıların müteveffa annelerinin aylık geliri emekli babalarından kalan 326,20 Euro olduğunu, Almanya'da çalışan iş sahibi olan davacıların müteveffa annelerinin desteğinden yoksun kaldığını kabul etmenin hayatın doğal akışına aykırı olduğunu beyanla davanın reddi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 2015/195 Esas 2017/149 Karar sayılı kararı ile verilen hüküm İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 10/10/2019 tarih, 2019/80 Esas 2019/218 Karar sayılı kararı kaldırılmış ve dosya mahkemezin yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir.
Dava, ölümlü trafik kazası sonucu davacıların desteği olan müteveffa kaza sonucu vefatı nedeniyle 2918 sayılı KTK kapsamında sürücü, işleten ve karayolları ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalılardan maddi ve manevi zararların tazminine ilişkindir.
Davacıların annesi olan ...'in yolcu olarak bulunduğu sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ...plakalı araçla seyir halinde iken ... ili, ... ilçesinde trafikte seyir halinde olan davalı ...
AŞ 'ye ait diğer davalı ... yönetimindeki ... plakalı kamyon arkadan çarpması neticesi meydana gelen ölümlü trafik kazasında yaşamını yitirdiği İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığının ilgili ihtisas dairesinden alınan 12/08/2016 tarihli raporu göre kırmızı ışıkta duran araca arkadan çarparak asli ve tam (%100) kusurlu olan davalı ... 'ın kazaya ve müteveffanın ölümüne sebebiyet verdiği bu kapsamda yapılan yargılama sonucu ...
3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği davalı sürücünün kullanmış olduğu aracın kaza tarihi itibariyle geçerli Karayolları ZMMS poliçesi kapsamında teminat altına alan sigortacı davalı ... Sigorta AŞ olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların bildirdiği delil ve belgeler getirtilerek dosya içinde alınmış, dosya kapsamında tarafların kusur durumuna ilişkin adli tıp raporu aldırılmış ayrıca dosya aktüerya bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alınmıştır. Aktüerya bilirkişi ...'ün sunduğu 04/01/2017 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacılardan ...'nin 1977 doğumlu olup olay tarihinde 38 yaşında olduğu diğer davacı ...'in 1979 doğumlu olup olay tarihinde 36 yaşında olduğu, her iki davacının da olay tarihinde 63 yaşında ve ev kadını olan anneleri müteveffanın desteğine ihtiyaç duyacak çağda olmadıkları bu nedenle destek yoksun kalma tazminatı yönünden koşulların bulunmadığı kanaati bildirilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 10/10/2019 tarih, 2 2019/80 Esas 2019/218 Karar sayılı kararı doğrultusunda hesap bilirkişisi ... tarafından mahkememize sunulan 23/07/2020 tarihli bilirkişi ek raporu ile özetle.
Uyuşmazlığın davacının defin ve cenaze gideri isteyip isteyemeyeceği ve miktarı noktasında toplandığı, davacıların aşamalardaki dilekçelerinin raporda 3 sayılı bentte tanıtıldığı; defin ve cenaze giderinin kapsamına yönelik raporda 4 sayılı bentte tanıtılan yüksek yargı uygulamasına nazaran, belge temin edilemeyen hallerde, TBK.m.50/f.2 hükmü uyarınca, mahkemece takdir ve tayininin mümkün bulunduğu; bu konuda bilirkişi görüşü sorulması ihtimaline binaen, giderin kapsamına ve niteliğine göre, olay tarihinin ekonomik koşullarına nazaran 2.000,00 TL' nin kadri marufunda olduğu;
sebep sorumlusu tam kusurlu olmakla hesaplanan zarardan indirim yapılmadığı mütalaa edilmiştir.
Davacılar vekili mahkememize sunmuş olduğu 02/09/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile özetle; Bilirkişi ek raporu doğrultusunda maddi tazminat taleplerinin içeriğini cenaze ve defin giderleri ile yol masrafı toplamı şeklinde değiştirip, 600 Euro yol masrafı ve 2.000 TL cenaze ve defin ücreti olmak üzere maddi tazminat davasını toplam 7.000,00 TL olarak neticelendirdiklerini,her iki müvekkili yönünden ayrı ayrı 75.000,00 TL olmak üzere 150.000,00 TL manevi tazminat talepleri ile birlikte dava değerini toplam 157.000,00 TL belirlediklerini beyan etmiştir.
Toplanan deliller alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında davacıların ve anneleri olan müteveffanın yaşları ve sosyal durumları itibariyle davacıların annesinin davacılar yönünden destek olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla davacıların destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar bilirkişi tarafından cenaze ve defin gideri olarak 2.000,00 TL belirlenmiş ise de hesaplamanın nasıl yapıldığının anlaşılamadığı, denetlenebilir ve Yüksek Yargı içtihatlarına da uygun olmadığı anlaşılarak rapora itibar edilmemiştir.
Cenaze giderleri; ölümle doğrudan doğruya ilgili bulunan ve ölenin dini ile sosyal ve ekonomik durumuna uygun giderlerden ibaret olup ölenin taşınması, yıkatılması, gömülmesi, mezarlık ücreti gibi giderleri kapsar.Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları gereği davalı taraf, davacıların meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan gerçek defin gideri zararlarının tazmini ile sorumlu olup davacı tarafın yerel örf ve adetlerine göre yaptığı özel giderlerden sorumlu değildir.Ölüm nedeniyle yapılan cenaze ve defin giderlerinin neler olduğu ve cenaze dolayısıyla yapılması zorunlu olan masraflar ilgili Müftülük ve Belediye'ye sorulmuş,
bu kapsamda 150 TL mezar yeri ücreti, 40 TL kefen ve havlu ücreti, cenaze taşıma ücreti km başına 1 TL olarak tespit olunmuş, cenazenin taşınma mesafesi dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre 322 km olduğundan cenaze taşıma ücreti 322 TL olarak belirlenmiş ve toplam 512,00 TL cenaze ve defin gideri tazminatına hükmolunmuştur.
Davacılar tarafından cenaze sebebiyle yapmış oldukları yol masrafı da talep olunmuştur. Borçlar Kanunu'nun 53. Maddesinde ölüm halinde talep edilebilecek zararlar şu şekilde belirtilmiştir : Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır, 1-Cenaze giderleri,2-Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, 3- Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar. Bu kapsamda davacıların, ölüm sebebiyle talep ettikleri yol masrafı yönünden, hukuka aykırı fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Toplanan deliller dosya içerisine alınan ceza mahkemesi kararı, tarafların kusur durumuna ilişkin adli tıp raporu ayrıca tarafların ekonomik ve sosyal durumuna ilişkin yapılan araştırma ve tüm dosya kapsamından ölümlü trafik kazası nedeniyle yaşamını yitiren anneleri nedeniyle manevi acı ve ızdırap duyan davacıların 2918 sayılık KTK madde 85 kapsamında işleten sıfatıyla sorumlu bulunan davalı ...
AŞ ile 6098 sayılı TBK 'nın 56/2 maddesi kapsamında haksız fiil hükümleri çerçevesinde sorumlu bulunan davalı ...'den manevi zararların tazmini isteminin yerinde olduğu anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 2018/1955 Esas 2020/3567 Karar sayılı kararı ışığında, manevi tazminatın takdirinde dikkate alınması gerektiği ilkeler çerçevesinde bir tarafı zenginleştirmeyecek, diğer tarafı yoksullaştırmayacak ölçüde manevi tazminat takdir etmek gerekmiş, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Katip Hakim
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/703, K. 2020/587, 1 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama