KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Esas no
- 2020/240 Esas
- Karar no
- 2025/742
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/12/2014
Karar Metni
1.489 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile. Büyükçekmece...Mah. Yavuz Sultan Selim Bulvarı ...Ada...
Parsel üzerinde inşaat projesi hazırladığını, ticari ve konut projesinin elektrik ihtiyacı ve elektrik abonelikleri için ...'a bağlı ...'a 4 kez başvuru yaptıklarını, davalı ...'ın cevaplarında şartname nitelikli cevabi yazılarında tek satıcı olmasından kaynaklanan gücünü davacı şirket aleyhine kullanarak, esasen elektrik dağıtım şirketinin sağlaması gereken trafo, yer altı elektrik iletim kablosu, AG, OG, YG Proje ve benzeri yükümlülüklerini davacı şirkete yükleyerek yaptırdığını, ayrıca yaklaşık 2000 metre yer altı kablosu, trafonun yapılması,
trafo yerininde yıllık 1 TL'den 99 yıllığına inşaat yapılacak arsadan kendilerine kiralanması şartlarını koştuklarını, davacı tarafından elektrik alıp abonelik taleplerini gerçekleştirebilmek için şartnameyi uygulamak zorunda kaldığını, davacının tüm bu işleri yaptırmak için dava dışı ...A.Ş. ile anlaştığını, bu yatırımların bedelinin davacı tarafından karşılandığını, davalının bu şekildeki dayatmasının Anayasa ve mevzuata aykırı olup, trafoların tesisi, bakımının davalı ...ın asli işi olduğunu, yasa gereği abonenin yapacağı yatırım bedeli tükettiği enerji bedelinden düşülmesi gerektiğini (Elektrik Piyasası lisans Yönetmeliği 38-6maddesi ),
davacının 3. kişiye yaptırdığı faturalı işlemlerden dolayı 636.181,05 TL ve kendisinin yaptığı işçilik kazı in9şaat kısımlarından dolayı belirsiz giderleri olduğunu, yapılan sözleşme ve protokolün mutlak butlan ile malul olduğunu, bu nedenlerle yapılan işlerin bedellerinin imal tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ...cevap dilekçesinde; ...ile diğer davalı ... arasında 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi yapıldığını, bu nedenle ...'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının sözleşme suretini delillerine eklemediğini, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...cevap dilekçesinde; zamanaşımı, hak düşürücü süre ve husumet itirazında bulundukları, dava konusu uyuşmazlığın işletme hakkı devir sözleşmesinden önceki bir tarih olması ve bu dönemde sorumluluğun ...'ta bulunması nedeniyle ...'a yönelik davanın husumetten reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davalının davacı ile yaptığı sözleşme ve mevzuata uygun hareket ettiğini, tesislerin kendisine devri karşılığında işletme ve bakımlarını yaptığını,
EMB belgesinin 24.maddesinde davalı tarafın şartları kabul etmediği takdirde 45 gün içinde yazılı itiraz etmesi gerektiği halde bu süre içinde itirazın yapılmadığını, 4 yıl geçtikten sonra işbu davanın açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacının şartları beğenmedi ise Avrupa yakasındaki diğer elektrik tedarik şirketleri ile anlaşma yapabileceğini, davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekili 07/04/2022 tarihli celsede yapılan ihtar üzerine vermiş olduğu tarihsiz dilekçesi ile faturalı alacağı olan 636.181,05 TL'yi talep ettiklerini, faturasız alacak olan kazı montaj bedelini atiye bıraktıklarını beyan eden yazılı dilekçe sunmuştur.
Davanın konusu davacının yaptığı inşaat projesinin elektrik ihtiyacı için yaptığı tarafa ve yer altı hattının masraflarını davalılardan tazmin davasıdır.
Davacı taraf davalıların tek satıcı konumunda olduğunu, zaruri olan elektrik ihtiyacının karşılanması için davalı ... ile sözleşme ve protokol yapmak zorunda kalındığını, mevzuat gereği yapılan işlerin davalıların sorumluluğunda olmasına rağmen davalıların tekel konumlarını kullanarak protokol ve sözleşmeyi dayattıklarını, davacınında dava konusu masrafların yapmak zorunda kaldığını beyan etmiştir. Davalı taraflardan ...husumet itirazında bulunmuş... ise sözleşme ve protokolü öne sürerek davanın reddine talep etmişlerdir.
Tarafların tacir olduğu, tacirlerin basiretli işadamı gibi hareket etmek zorundu olduklarını, Borçlar Kanununda sözleşmelerin serbestliği ilkesinin mevcut olduğu tartışmasızdır.
Ticari işten kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak hükümlerin sırası şu şekildedir. Öncelikle Emredici Kanun Hükümleri uygulanır. Daha sonra tarafların Sözleşme Hükümleri uygulanır. Bunlardan sonra Emredici Olmayan Ticari Hükümler uygulanır. Bundan sonra da Ticari Örf ve Adetler uygulanır. En sonunda da tüm bunlarda hüküm yoksa hakim hukuk boşluğunu genel hüküm içtihat doktrinlere göre doldurur.
Borçlar mevzuatımızın büyük kısmı emredici olmayan hükümleri olduğundan bunlardan önce tarafların sözleşmesi uygulanır iken, Emredici Kanun Hükümlerinin varlığı halinde bunlar sözleşmeden önce uygulanır. Yani taraflar arasında sözleşme olsa bile bu sözleşme hükümleri kanunun emredici hükümlerine aykırı iseler artık bu durumda sözleşme hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Taraflar tacir olsalar bile durum değişmemektedir.
Somut olayımız değerlendirildiğinde; yasal mevzuat gereği İstanbul Avrupa yakasının elektrik dağıtım işinin ...'ın sorumluluğunda olduğu, özelleştirme mevzuatından kaynaklanan sözleşmeler ile ...'ın Avrupa yakası elektrik dağıtım işini davalı ...'a devrettiği anlaşılmıştır.
Elektrik mevzuatımız incelendiğinde; elektrik trafosunun kurulması elektrik altyapısının oluşturulması davalıların sorumluluğundadır. Eğer davalılara yapılan başvuruya rağmen yatırım ve ödenek eksikliği nedeniyle süresinde bu hizmetler sağlanamayacaksa başvuran kişi bu yatırımları kendisi yaparak karşılar ve daha sonra yaptığı bu masrafları davalıya ödeyeceği elektrik bedelinden mahsup eder. Son yargıtay kararları ve İstanbul BAM 3.H.D. kararları da bu yöndedir.
Dosyada alınan ve hükme esas alınan 2105/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda. "Davalı ...' ın davacının bağlantı talebini karşılamak, gerekli altyapı yatırımını yapmak, görevlerinin yasal zorunluluk olduğu, yatırım için gerekli maddi kaynağın olmaması durumunda yatırımın davacı tarafça yapılmasını talep ederek sonrasında elektrik dağıtım bedelinden düşmesi gerektiği.
Kaldı ki bölgedeki elektrik dağıtımının gücü düşünüldüğünde parasal gücünün olamayacağı ihtimalinin bulunmadığı kanaatinin hâsıl olduğu, dacının davasını açmakta haklı olduğu, davacının inşa ederek ...'a devrettiği tesis bedelini talep edebileceği, tesise ait geçici kabul işlemlerinin yapılmış olduğu, talep edilen bedellerin, yukarıda detayı verilen Kabul Şartı, Proje,Geçici Kabul Tutanakları ve keşif mahallindeki tespitlerimiz ile uyumlu olduğu, talep edilen tutarların, dava konusu trafo merkezlerinden enerjinin dağıtımını sağlayacak kalemler olduğu,
davacı yanın davaya konu trafo merkezleri için sunmuş olduğu faturalar ve bu faturalara açıklık getiren sunulan hakkediş örnekleri dikkate alınarak yukarıda yapılan değerlendirmeler doğrultusunda; davacı tarafın 611.767,02 TL + KDV = 721.885,08 TL talebinin olabileceği, 4. sunulan projeden dava konusu yapının mesken + dükkan konut alanı olduğu anlaşılmış ayrıca dava konusu faturalar arasında talep açma bedeli de yer aldığından, elektrik tedarik edilen mahallin abonelerden oluşan yapı olduğu davacı adına devam eden abonelik bulunmadığı,
farklı şahıs ya da tüzel kişi elektrik abonelerinin bulunduğu dolayısıyla dava konusu alacağın elektrik faturalarından mahsup edilemeyeceği, açıklanan nedenlerle abonelik devam etmediğinden davacının trafo merkezleri ve bu merkezlerin enerjilendirilmesi için harcanan toplam maliyetini elektrik talebinin yapıldığı (02.12.2009) tarihten itbaren beş yılın sonu olan tarih itibariyle 12 ay taksitler halinde davacıya ödenmesi gerektiği,
davalı... ile dava dışı ...arasında imzalanmış olan 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin üçüncü kişileri (davacıyı) bağlamayacağı kanaatine varıldığından ...'a da davanın yöneltilebileceği görüş ve kanaatimizi belirtir raporumuz Sayın Mahkemeniz takdirlerine saygı ile arz olunur." denilmiştir.
Bilirkişi raporunda da izah edildiği üzere her iki davalının da davacıya karşı sorumluğu mevcuttur. İki davalı arasındaki hizmet devri sözleşmeleri davalıyı bağlamaz. ...'ın sorumluluğu devam etmektedir. ...'ın ödeme yapması halinde diğer davalıya rücu hakkı mevcuttur. Zaten dosyamızda bekletici mesele yapılan ve daha sonra neticelenen Yargıtay HGK 2024-3-285 Esas 2025-348 Karar sayılı içtihat da bu yöndedir. Hukuk Genel Kurulu da kararında davacıya karşı hem ...'ın hem de ...'ın ortak sorumlu olacağı şeklindedir.
Yine bilirkişi raporunda davanın talep edebileceği miktarın KDV dahil 721.885,08 TL olduğu şeklindedir. Ancak davacı taraf vermiş olduğu dilekçesinde sadece faturalı alacak olan 636.181,05 TL talep ettiğinden taleple bağlılık ilkesi gereği davacının talebi olan 636.181,05 TL'nin davalılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. Ancak davacı dava dilekçesinde müteselsilen demediği için teselsül karar verilmemiştir.
Yine karar verilirken Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği Geçici 1.maddesi ve geçici 2.maddesi gereği kapasitenin yetersiz olması nedeniyle genişleme yatırımı veya yeni yatırım yapılmasının mevut olmaması dolayısıyla tüketicinin yapacağı yatırıma ilişkin harcama tutarı dağıtım tarifesinden mahsul edilmek suretiyle geri ödeme yapılır. Bu amaçla kullanıcı tarafından ... Tesis Edilme Metodolojisi (Karar Tarihi: 27/08/2014 Sayı=...) oluşturulmuştur.
Bu kararın 7.maddesine göre kullanıcı tarafından yapılan yatırım bedelinin davalılardan nasıl alınacağı izah edilmiştir. Buna göre geri ödeme 12 aylık taksit halinde yapılacaktır. İlgili kararın 7.maddesinde geri ödeme metodolojisi ayrıntılı izah edilmiştir.
Mahkememizde bu metodolojiyi uygun geri ödeme kararı vermiştir sonuç olarak davanın kabulü ile 636.131,05 TL'nin geçici kabul tarihi olan 22/03/2010 tarihinde 1 ay sonra olan 22/04/2010 tarihinden başlamak üzere aylık 12 eşit taksitler halinde davalılardan alınmasına, vadesinde ödemesi yapılmayan taksitlerin vade tarihinden itibarin 3095 s.y. uyarınca yasal faiz uygulanmasının gerektiği yukarıda bahsi geçen geri ödeme metodolojisi kararı uyarınca aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/240, K. 2025/742, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama