KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2020
- Esas no
- 2020/303 Esas
- Karar no
- 2020/612
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 17/10/2019
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların müvekkiline borcuna karşılık 270.000,00 TL bedelli senet verdiklerini, senede karşılık müvekkiline sadece 55.000,00 TL ödendiğini, geri kalan kısmın ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine icra takibine girişildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, davalıların icra takibine itirazlarının haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafla aralarında alacak verecek ilişkisinin bulunduğunu, bu kapsamda davacıdan 500.000,00 TL alındığını, ancak süreç içerisinde otomobil ve gayrimenkul devirleriyle borcun ödendiğini, senet sebebiyle borçlu olmadıklarını, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İş bu dava dosyası, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve ...Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi olunmuştur.
Dava, kambiyo senedine dayanılarak ilamsız haciz yoluyla yapılan takibe konu itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı asil mahkememiz dosyasının 08/12/2020 tarihli celsesinde alınan beyanında;
Dosya kapsamında arabuluculuk yoluna başvurmadıklarını, görevsizlik kararını veren mahkemede dava açmadan önce ya da görevsizlik kararından sonra dava konusu ile ilgili arabuluculuk çözüm yoluna ilişkin herhangi bir başvurularının bulunmadığını beyan etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi'nin 2020/1473 Esas 2020/1326 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, görevsiz mahkemede açılan dava sonrası verilen görevsizlik kararından sonra dosyanın görevli mahkemeye ulaşmasına kadar da dosya kapsamında bir arabuluculuk başvurusu bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 2020/753 Esas 2020/701 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, davacının davanın açılışından ve hatta görevsizlik kararından sonra arabuluculuğa başvurması da dava şartının yerine getirdiğini göstermemektedir.
Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi ; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü düzenlemiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi 2. fıkrasında "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü düzenlenmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2020/1943 Esas 2020/4052 Karar sayılı, Bölge Adliye Mahkemeleri Arasındaki Uyuşmazlıkların Giderilmesine ilişkin ilamı ile, ticari nitelikteki itirazın iptali davalarında dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurunun zorunlu olduğu belirtilmiştir.
Anılan düzenlemeler karşısında somut olayda ; TTK 5/A maddesi 1. fıkrasında arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davanın arabulucuya başvurulmadan açıldığı ve arabulucuya başvuru şartının mahiyeti gereği sonradan tamamlanamayan özel dava şartlarından olduğu anlaşılmakla (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2019/1038 esas 2019/869 karar sayılı kararı) davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip Hakim
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/303, K. 2020/612, 8 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama