KÜNYE
T.C. İstanbul Asliye 2.TİCARET Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2023
- Dosya no
- 2021/658
- Karar no
- 2023/988
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/10/2021
Karar Metni
1.220 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 29.05.2019 imza tarihli TCMB Yabancı Para Kredi Denetim Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme mucibince, davalı şirketin 31.12.2018 tarihi itibari ile 15 Milyon USD ve üzerinde olan ve TCMBye bildirilen yurtiçinden ve yurtdışından sağlanan yabancı para nakdi kredileri ve dövize endeksli kredilerinin denetimi yapıldığını ve bu denetim neticesinde rapor tanzim edilerek davalı şirkete sunulduğunu, verilen hizmet karşılığında, davalı şirkete 11.800,00 TL ve 14.750,00 TL tutarlı iki adet e-Fatura tanzim edilerek tebliğ edildiğini, borcun ödememesi nedeniyle ...
28. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibi başlatıldığını, borca haksız ve dayanaksız olarak itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek itirazın iptaline, davalı şirketin haksız itirazı nedeni ile %20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin borcu bulunmadığını, davacı şirketin sözleşme ile üstlendiği işi sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediğini, davacının edimini ifa ettiğine dair ispat yükü altında olduğunu, hakediş tutanaklarının yetkilendirilmiş kişiler tarafından imzalandığını ve sözleşme ile üstlenilen işi yaptığını ispat etmek zorunda olduğunu (Emsal.
Yargıtay 11. HD.nin 05.05.2005 tarih ve 2004/832 E. 2005/4738 K.ile Yargıtay 15. HD.nin 07.03.2008 tarih ve 2007/2029 E. 2008/1483 K.ile YHGK 19.09.2018 tarih ve 2017/915 E. 2018/1338 K.), davacı yana ait hesap kayıtları ve faturaların üstlenilen edimlerin tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini ve müvekkil şirket'in borçlu olduğunu göstermediğini (Emsal.
Yargıtay 11. HD.nin 05.05.2005 tarih ve 2004/7832 E. 2005/4738 K.) belirterek, davanın reddine, müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; ticari hizmek satım sözleşmesine dayalı fakura borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ...
28. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 19/11/2020 tarihinde, davalı aleyhine, 05.10.2020 tarihli ihtar edilen 11.800,00 TL alacak ve 06.10.2020 tarihli 14.750,00 TL bedelli cari hesap tablosuna dayanarak, 26.550,00.-TL asıl alacak, 462,71,00.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.012,71.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 25/11/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 25/11/2020 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı,
davacının da 05/10/2021 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 27.012,75.-TL toplam alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında 29.05.2019 tarihli TCMB Yabancı Para Kredi Denetim Sözleşmesinin imzalandığı hususunda uyuşmazlık yoktur. Öyle ise ticari ilişkinin varlığı tartışma dışıdır.
Çözümlenmesi gereken sorun, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan edimin yerine getirilip getirilmediği, diğer bir deyişle davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki hizmetin davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2019-2020 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davacının defter kayıtlarına göre icra takibine ve davaya konu (KDV dahil toplam 26.550,00 TL tutarında) iki adet e-faturanın düzenlendiği ve bu faturaların taraflarca Ba-Bs bildirimlerinde gösterildiği, davacı kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 26.550,00.-TL alacaklı göründüğü tespit edilmiştir. Rapora itibar etmemek için bir neden görülmemiştir.
Davalı defter ve belgelerini 18.03.2023 tarihli celsede davalı vekili huzurunda yapılan ihtara rağmen ibraz etmemiştir.
6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Davacı kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının usulüne uygun defter kayıtlarına göre davalıdan toplamda 26.550,00.-TL faturalardan kaynaklı bakiye alacağı bulunduğu, bu faturaların BA-BS bildirim formlarında gösterildiği, davalının defter ve belgelerini ibraz etmediği anlaşıldığından davacının davalıdan 26.550,00.-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tacir Olmanın Hükümleri" başlıklı 18.maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.
Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
Davacı her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz de talep etmekte ise de davalının TTK.nun 18/3 ve TBK.nun 117.maddeleri doğrultusunda temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge ibraz edilmediğinden bu talebi kabul edilmemiş, likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturaya dayalı asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP
HAKİM
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/658, K. 2023/988, 25 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama