KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2026
- Esas no
- 2022/355 Esas
- Karar no
- 2026/117
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/05/2022
Karar Metni
1.415 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili firmanın sipariş üzerine davalı tarafa süresinde ve talimatlara uygun olarak su satışı yaptığını ve teslim ettiğini, davalının teslim aldığı malları kabul ettiğini ve herhangi bir itirazi kayıtta bulunmadığını, ancak sipariş bedelini ödemediğini, davalının arabuluculuk görüşmesine katılmadığından anlaşamama olarak sonuçlandığını, ... 28.İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu, ticari defterler ile BA/BS formları incelendiğinde ticari ilişkinin varlığı ve davalının müvekkiline borcunun ortaya çıkacağını, davalının takibe ve davaya konu faturalardan dolayı borçlu olduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın 4020'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, arabuluculuk görüşmesine katılmadığından arabuluculuk kanunu gereği; yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
haklı çıkması halinde lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Toplanan Deliller:
... Vergi Dairesi Müdürlüğün'den davalı şirketin 2018 yılına ilişkin BA/BS kayıtları,
... Vergi Dairesi Müdürlüğün'den davalı şirketin 2018 yılına ilişkin BA/BS kayıtları,
... Vergi Dairesi Müdürlüğün'den davacı şirketin 2018 yılına ilişkin BA/BS kayıtları,
... 6. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
... 28. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
Bilirkişi ... tarafından hazırlan 07.12.2022 tarihli bilirkişi raporu,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 13.11.2022 tarihli bilirkişi raporu,
Bilirkişi ... tarafından hazırlan 02.15.2023 tarihli bilirkişi ek raporu,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 11.10.2024 tarihli bilirkişi raporu,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 02.09.2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında alacağın tahsiline yönelik ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 10.09.2018 tarihinde, 341.151,14-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının iki adet fatura bedeli şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 15.09.2018 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 18.09.2018 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 16.05.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek rapor tanzim edilmesi amacıyla alınan talimat raporu ve birleştirici mahiyetteki hükme esas alınabilir son rapor ile, ihtilafın 29.08.2018 tarihli, ... sayılı, 335.812,87-TL tutarlı “etiket bedeli/kapak bedeli” faturası ile 27.07.2018 tarihli, 5.338,27-TL tutarlı faturalardan kaynaklandığı, takibin bu iki kalemle sınırlı bulunduğu, BA/BS ve defter mutabakatına göre 2018 yılına ilişkin olarak tarafların 8 fatura yönünden mutabık kaldığı, uyuşmazlığın yalnızca 29.08.2018 tarihli... sayılı fatura üzerinde toplandığı, bu faturanın davacı BS formunda bildirildiği,
davalı BA formunda ise bildirilmediği, davacının e-defter açılış/kapanış tasdiklerini usulünce yaptığı ve lehine delil niteliği bulunduğu, davalının 2018 kapanış tasdikinin yapılmadığı için sahibi lehine delil teşkil etmediği, ihtilaflı faturanın usulüne uygun tebliğinin ispatlanamadığı, tebliğ ispatı sağlanmadıkça faturanın hüküm doğurucu kabul edilemeyeceği, takip talebindeki 341.151,14-TL'nin, ispatlanan ve mutabakata konu olan 5.338,27-TL kısmı yönünden kabul edilebileceği, 335.812,87-TL'lik ihtilaflı faturada tebliğ ispatı sağlanamadığı için davacının talebinin bu kısım yönünden reddedilmesi gerekeceği kanaatinin bildirildiği,
raporun hükme esas alınabileceği anlaşılmıştır. Ne var ki davacı taraf bilirkişi raporunun alınması üzerine dava dilekçesinde bulunan yemin deliline dayanmak üzere süre ve imkan talep etmiştir.
4271 sayılı TMK'nın 6.maddesi gereğince "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." hükmü getirilmiştir. Dosya kapsamında davacı tarafın teslim olgusunu yazılı delilerle kanıtlayamadığı fatura yönünden dava dilekçesi incelendiğinde davacının aynı zamanda yemin deliline de dayandığı anlaşılmaktadır.
Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez.
Davacı tarafça süresi içerisinde yemin deliline dayanıldığından davalı şirket temsilcisine ihtaratlı tebligat çıkartıldığı, davalı şirket temsilcisinin usulüne uygun tebligata rağmen Mahkemeye gelerek bizzat yemin eda etmekten kaçındığı, dosya kapsamında davalı vekili tarafından 10/02/2026 tarihli dilekçe ile istinabe suretinde yemin edasına ilişkin talepte bulunulmuş ise de UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davalı şirket temsilcisinin yurt dışı mernis adresi bulunmadığı gibi tebligat adresi olarak hiçbir aşamada yurt dışı adresinin bulunmadığı, bununla birlikte kanun gereği verilen kesin süre içerisinde söz konusu talepte bulunulmadığı göz önünde bulundurularak kesin delil niteliğinde olan yemin delili ile alacağın ispat edildiği anlaşılmıştır.
Taraf iddia ve savunmalarına, tarafların ticari defter ve kayıtlarına, BA/BS formlarına, bilirkişi raporlarına ve davalı tarafından yemin eda etmekten kaçınılmasına göre, davacının takip tarihi itibariyle faturalara dayalı olarak alacağının tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunun ve toplam tutar kadar alacaklı olduğunun kesin delil ile ispat edildiği, bu nedenle davanın kabulünün gerektiği değerlendirilmiştir.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas,... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olup faturalara dayandığından asıl alacak taleplerinin ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, işlemiş faiz talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/355, K. 2026/117, 10 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama