KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Esas no
- 2022/839 Esas
- Karar no
- 2025/278
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/09/2014
Karar Metni
1.030 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 06/10/2015 tarihli ...Esas ... Karar sayılı karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 13/06/2016 tarih...Esas ...Karar sayılı ilamı ile kararın bozulmasına ve...Esas ...Karar sayılı karar ile karar düzeltme isteminin reddine karar verildiği, bu defa İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/02/2021 tarih ...Esas ... Karar sayılı kararı ile verilen kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 05/09/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verildiği ve ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile yargılamaya devam olunduğu anlaşılan alacak davasının yapılan yargılaması sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki çerçeve sözleşmesi uyarınca müvekkilinin davalıya zeytin sattığını, davalı tarafın müvekkili aleyhine ceza faturaları düzenleyerek borcunu ödemekten kaçındığını, davalı tarafından düzenlenen bu faturaların müvekkilince kabul edilmediğini, ceza faturası adıyla davalı şirket tarafından keşide edilen faturalar davacı şirketin cari hesaplarına ve ticari defterlerine işlenmediğini, müvekkili şirket davalı şirkete ... günlü ...
10.Noterliği'nden keşide edilen ihtarname ile alacağın talep ettiğini, ve davalı şirket ... tarihinden itibaren temerrüde düştüğünü, davacı şirketin alacağı olan 151.528,46-TL alacağın temerrüt tarihi olan 24/10/2013 tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme hükümleri dahilinde yürütülen davacı yanca müvekkiline zeytin satışı yapıldığını, taraflar arasındaki çerçeve sözleşmesinin 8.maddesine uygun olarak müvekkilince ceza faturaları düzenlendiğini, tacir olan davacının numuneye uygun olmayan bir ürün göndermesi halinde davalı müvekkilin uğrayacağı zararlardan ayrı olarak davacı yanın siparişinin %20'si oranında cezai şart ödemesine sebep olacağını, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı şirket yetkilisi tarafından imzalandığını,
davacı tarafça müvekkiline satışı yapılan zeytinlerde ebatlara (kalibre) ilişkin ayıpların gözlendiğini, durumun davacı yana bildirildiğini, zeytinlerin müvekkili tarafından verilen siparişlere uygun olmadığı ve taraflar arasında kurulu sözleşme uyarınca cezai şartın koşullarının yerine geldiğini, davacı tarafça sevk edilen ürünler üzerinde Gıda Mühendisi ... tarafından yapılan inceleme neticesinde 10/05/2013 tarihli form ile ürünlerin siparişe uygun olmadığı hususunun belgelendirildiğini, cezai şartın zararlardan ayrı hesaplanacağının sözleşmede açıkça belirtildiğini, açıklanan nedenlerle davacının tüm talepleri ile birlikte reddine,
tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
Toplanan Deliller:
Bozma ilamı sonrasında ..., ... ve ...arafından hazırlanan 14/10/2024 tarihli bilirkişi raporu ile ..., ...ve ... tarafından hazırlanan 03/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporu celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının, taraflar arasındaki çerçeve sözleşmesi uyarınca davalıya zeytin sattığını, davalı tarafın davacı aleyhine ceza faturaları düzenleyerek borcunu ödemekten imtina ettiğini, davalı tarafından düzenlenen bu faturaların davacı tarafından kabul edilmediğini ileri sürerek 151.528,46-TL alacağın temerrüt tarihi olan 24.10.2013 tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalının ise taraflar arasındaki çerçeve sözleşmesinin 8.maddesine uygun olarak davalı tarafından ceza faturaları düzenlendiğini, ürünlerin siparişe uygun olmadığının tespit edildiğini, haksız davanın reddi gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır.
Taraf iddia ve savunmalarına göre taraflar arasındaki sözleşme uyarınca alacaklı olduğuna dair ispat yükünün davacı tarafta; davacı tarafından davalıya satışı yapılan malların ayıplı olup olmadığının ispat yükünün ise davalı tarafta olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesine göre de davalı tarafından verilen her bir sipariş ile ilgili olarak o siparişe ait malların ayıplı olup olmadığının öncelikle belirlenmesi gerektiği, sipariş konusu hangi malların ayıplı olduğunun tespiti halinde ise sipariş bedelinin %20’si oranında cezai şartın davalı tarafından tahakkuk ettirilebileceği açıktır.
Dosya kapsamında davalı tarafından davacıya ceza faturaları kesilmişse de söz konusu faturalardaki cezai şart miktarlarının hangi siparişe ilişkin olduğu ve o sipariş konusu malların ayıplı olup olmadığı hususunun gerek bilirkişi raporuyla gerekse mahkememizce tespit edilemediği, bozma ilamı doğrultusunda davalı tarafından kesilen ceza faturalarındaki cezai şart bedellerinin hangi parti siparişe ait olduğunun açıklattırılması gerektiği, nitekim bu hususta davalı tarafa süre verildiği ve fakat söz konusu muğlaklığın giderilemediği ve açıklayıcı ve somut beyanın sunulmadığı değerlendirilmiştir.
Hal böyle olunca davalı tarafından cezai şarta ilişkin ayıp iddiasının somutlaştırılmaması karşısında tanzim edilen bilirkişi heyet raporları ile davalı tarafından kesilen iade faturaları davacı ticari defterlerinde kayıtlı olsa da söz konusu iade faturalarının dayanağı siparişe konu malların tespit edilemediği, ayrıca taraflar arasındaki e-mail yazışmasında da hangi sipariş konusu malların ayıplı olduğunun açıklanmadığı,
buna göre ispat yükü üzerinde olan davalının ayıp iddiasını ispat ettiğinden söz edilemeyeceği, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalı taraftan akdedilen sözleşme uyarınca dava tarihi itibariyle 151.528,46-TL alacaklı olduğu, davalının kayıtlarına göre davalı yan 391,64-TL alacaklı olarak görünse de ayıp iddiasını ispat edemediğinden davacının 151.528,46-TL alacaklı olduğunun kabulü gerektiği kanaatinin bildirildiği,
dosya kapsamında ve bozma ilamları doğrultusunda alınan bilirkişi heyet kök ve ek raporlarında yer alan bu yöndeki tespitlere itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı ve aşamalarda alınan raporlardaki bu tespitlerin hükme esas alınabileceği kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamına, taraf iddia ve savunmalarına, bozma ilamları içeriklerine, davalının ayıp iddiasını somutlaştırır delil ve açıklayıcı beyan sunmamasına, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre taraflar arasındaki sözleşme uyarınca edimini ifa eden davacının alacağa hak kazandığı, alacak miktarının 151.528,46-TL olduğu, alacağa talep gibi 24/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz işletilmesi gerektiği değerlendirilmekle takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/839, K. 2025/278, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama