KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Esas no
- 2023/115 Esas
- Karar no
- 2025/300 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 31/07/2019
Karar Metni
1.750 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile "davanın kabulü ile; davalının ... 37. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynı koşullar altına devamına" dair verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi'nin 31/01/2023 tarih ...Esas ...Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verildiği ve Mahkememizce yargılamaya devam olunduğu anlaşılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 6446 sayılı EPK'ya göre kurulmuş bir tedarik şirketi olduğunu, davalı abonenin 01.01.2018 sözleşme başlangıç, 01.02.2018 tedarik başlangıç tarihli olmak üzere ticarethane tarife grubuna dahil olan elektrik enerjisi satış sözleşmesi imzaladığını, davalı takip borçlusunun kullanmış olduğu elektrikten dolayı faturalar keşide edilerek gönderildiğini,
müvekkili şirket tarafından hukuka uygun olarak fatura keşide edilip gönderilmesine rağmen vade tarihinde hiçbir fatura karşılığı ödenmediğinden taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesi gereğince son iki dönem faturasının en yükseği olan 02/01/2019 tarihli 5.459,13-TL bedelli 2 katı baz alınarak davalı adına 10.918,26-TL tutarında ceza faturası düzenlendiğini, iş bu fatura da ödenmediğinden sözleşmenin 4.2 maddesi gereğince 1.310,19-TL icra ceza şartı ve 236,56-TL takip öncesi işlemiş faiz ilave edilerek toplam 12.445,00-TL üzerinden takibe girişildiğini,
davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının iddia ettiği üzere, davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedilen elektrik tedarikine ilişkin sözleşme imzalandığını, bu sözleşme gereği davacı şirketin elektrik satışı yapacağını, müvekkili şirketin ise kullanım miktarına göre keşide edilecek faturaları ödeyeceğini, takibe konu faturaların müvekkili tarafından ödendiğini, davacı şirketin fatura ile birlikte sözleşmenin 7.1 maddesindeki "her bir sayaç ayrı ayrı hesaplanmak üzere son 12 dönem faturalarının en yüksek faturasının 2 katı kadar cezai şartı tedarikçiye ödemeyi kabul eder" hükmüne dayanarak son 12 dönem faturalarının en yükseği olan 02.01.2019 tarihli ... seri numaralı 5459,13-TL
bedelli tüketim faturasının 2 katı alınarak ... sıra numaralı, 23.04.2019 vade tarihli 10.918,26-TL bedelli ceza faturası düzenlendiğini, sözleşmede bu düzenlemenin genel işlem koşulu mahiyetinde olduğunu, söz konusu ceza faturası hukuka
aykırı olduğu gibi sözleşmenin 4.2 maddesine dayanarak talep edilen seri ... sıra numaralı, 23.04. 2019 vade tarihli, 10.918,26-TL bedelli ceza faturasının %12’si hesaplanarak belirlenen 1.310,19-TL tutarındaki icra ceza şartının da takibe eklenmesinin müvekkilinin durumunu ağırlaştırdığını ve hakkaniyete aykırı nitelikte olduğunu, beyanla davanın reddini, kötü niyetle takibe girişen davacının %20' oranından az olmamak kaydıyla tazminat ile mahkumiyetini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini istemiştir.
Toplanan Deliller:
... ve ... tarafından hazırlanan 27/03/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu,
... tarafından hazırlanan 04/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporu celp edilerek dosya arasına alındı.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, cezai şart faturasının tahsili istemiyle başlatılan ... 37.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas (eski ... Esas) sayılı icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 37.İcra Müdürlüğü'nün ... (eski ...) Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 06/05/2019 tarihinde, 10.918,26-TL asıl alacak, 1.310,19-TL icra cezai şart ve 236,56-TL işlemiş faiz toplamı olan 12.465,01-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "23/04/2019 vade tarihli 10.918,26-TL bedelli 11926 numaralı fatura alacağı" şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 09/05/2019 tarihinde tebliği üzerine, yasal süresinde olan 10/05/2019 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, taraflara buna ilişkin tebligat yapılmadığı, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde olan 31/07/2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından; taraflar arasında elektrik enerjisi tedarikine ilişkin sözleşme imzalandığı, davalının sözleşme kapsamında düzenlenen elektrik tüketim faturasını zamanında ödememesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiği, davacı tarafından davalı adına cezai şart faturası düzenlendiği, bu faturanın da ödenmemesi üzerine cezai şart bedeline, icrai ceza ve faiz eklenerek davalı aleyhine takibe girişildiği ve davalının borca itirazı nedeniyle takip durduğundan itirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı, eldeki uyuşmazlığın temelinde davacının sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı, cezai şart faturası koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin; 4.1.maddesine göre; davacı (tedarikçi) tarafından düzenlenen ve elektrik kullanım bedellerini içeren fatura bedelleri, davalı (müşteri) tarafından, davacının (tedarikçinin) hesabına, faturanın düzenlenmesinden itibaren 7 gün içinde ödenecektir."
4.2.maddesine göre; "davacı, vadesinde ödenmeyen fatura tutarına aylık yüzde 5 gecik- me zammı (temerrüt faizi) uygulayacak ve ilave olarak her geç ödenen fatura için 5 TL sabit bedel ekleyerek fatura edecektir. Bu oran ve bedel her yıl önceki yılın TÜFE oranında arttırılacaktır. Davalının, sözleşme hükümleri veya borçtan dolayı icra takibine sebebiyet vermesi halinde, davacı davalıdan, icralık her faturanın yüzde % 12'si kadar icra ceza bedeli talep edebilecektir."
7.2.maddesi hükmüne göre; davalının, sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi veya sözleşme boyunca herhangi bir faturasını son ödeme tarihinden önce kısmen veya tama- men ödememiş olması halinde, davacının davalıyı portföyden çıkarma (sözleşmeyi feshetme) hakkı vardır. Davacının davalıyı portföyünden çıkarması halinde; sözleşmeden doğan her türlü sair haklar saklı kalmak üzere, fatura alacakları ile birlikte sözleşme madde 7.1'de anılan cezai şartın ödenmesini talep etme ve bütün bu borçlara ait gecikme zammını madde 4.2'deki belirtilen oranda uygulama hakkı vardır.
Sözleşmenin 7.1 nolu maddesi hükmüne göre; "yukarıdaki hükümde sözü edilen cezai şart, her bir sayaç ayrı ayrı hesaplanmak üzere son 12 dönem faturalarının en yüksek olanının 2 katı olarak hesaplanacaktır."
Sözleşmenin 4.5.maddesi hükmüne göre; davalının sözleşmenin herhangi bir maddesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, davacının, sözleşmeyi feshe ve yazılı bildirime gerek olmaksızın, madde 7.1'deki ceza şart tutarını davalıdan talep etme hakkı vardır. (Bu hükme göre; davalı fatura bedellerini vadesinde ödemediği takdirde, davacı sözleşmeyi feshetmese bile, madde 7.1'deki cezai şartın ödenmesini davalıdan talebe hak kazanacaktır).
Davacı taraf "davalının bir kısım tüketim bedeli faturasını vadesinde ödememesi nedeniyle, davacının sözleşmenin 7.1 nolu maddesinde düzenlenmiş olan cezai şart tutarını davalıdan talep etmeye hak kazandığı ayrıca bu cezai şart tutarını içeren fatura davalı tarafından ödenmeyip icra takibine konu edildiğinden sözleşmenin 4.2 nolu maddesinde düzenlenen cezai şart tutarını (İcra Ceza bedelini) da davalıdan talebe hak kazandığını” iddia ettiği, davacı tarafından," davalının bir kısım tüketim badeli faturasını vadesinde ödemediği” iddia edilmişse de, vadesinde ödenmeyen bu faturaların hangi faturalar olduğuna dair bilgi ve belge sunulmadığı,
bu itibarla kaldırma kararı sonrası süre ve imkan verildiğinde 19/06/2023 tarihli beyan dilekçesi sunulduğu, sekiz adet faturanın vade tarihinden sonra ödendiğinin belirtildiği anaşılmaktadır.
Bu kapsamda davacı tarafından kaldırma kararı sonrası sunulan beyan dilekçesi içeriği göz önünde bulundurularak, uyuşmazlığın kıstas faturadan değil vadesinde ödenmeyen faturalardan kaynaklandığı hususu da gözetilerek tanzim edilen bilirkişi heyeti kök ve ek raporları ile, davacı tarafından 18/03/2019 tarihinden düzenlenen 8648 seri numaralı faturadaki vade tarihinin 25/03/2019 olduğu ancak bu faturanın vadesinde ödenmediği,
öyleyse davalının bir kısım tüketim bedeli faturasını vadesinde ödememesi halinde davacı sözleşmenin 7.1 numaralı maddesinde düzenlenmiş olan cezai şartın tahsilinin davalıdan talep edilebileceği, son on iki aylık döneme ilişkin en yüksek fatura tutarının 5.880,88-TL olduğu, ancak davacı şirketin 02/01/2019 tarihli ve 5.459,13-TL bedelli faturayı dikkate alarak cezai şartı hesapladığı,
bu durumda taleple bağlı kalınması gerektiği, taleple ağlı kalınarak yapılan hesaplamaya göre davacının 10.918,26-TL cezai şarta ilişkin asıl alacak, 1.310,19-TL icra cezai şart ve 236,56-TL işlemiş faiz toplamı olan 12.465,01-TL tutarındaki talebinde haklı olduğu kanaatinin bildirildiği, raporların denetime ve dosya kapsamına uyumlu olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporlara itibar edilmemesini gerektirir herhangi bir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Tüm bunlarla birlikte, takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas,... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı).
Somut olayda, davacı tarafından tanzim edilen fatura bulunduğu ve taraflar arasındaki sözleşme uyarınca bunun düzenlendiği, bu itibarla alacağın likit olduğu değerlendirilmekle icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde davanın kabulüne dair hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/115, K. 2025/300, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama