KÜNYE
T.C. İstanbul Asliye 2.TİCARET Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2023
- Dosya no
- 2023/645
- Karar no
- 2023/731
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/10/2023
Karar Metni
635 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı...vekili dava dilekçesinde özetle; ... Merkezi ... No'lu Aile Hekimliği Birimi'nde Aile Hekimi olarak görev yapan davalı... 30/06/2022 tarihinde (bir) gün izinsiz göreve gitmediğinin tespit edildiğini, 2022 yılı Haziran ayı maaş ödemesi ve Aile Sağlığı Merkezi gider ödemesi toplam 1.075,57 TL borç çıkartıldığından Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ve ...
İl Sağlık Müdürlüğü'nün... tarih ve ... barkod sayılı yazısı gereğince davalı...hakkında belirtilen tutarın faizi ile birlikte tahsili amacıyla ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ederek böyle bir borcu olmadığı, borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini, yapılan itirazın haksız ve yersiz olup, süre kazanmaya yönelik olarak kötüniyetli olduğunu belirterek itirazın iptaline ve davalının en az %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır.
Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunundan doğan hukuk davalar ticari dava sayılmıştır. Huzurdaki dava anılan maddede belirtile.
Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560,
saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan mutlak ticari dava değildir.
Nispi ticari davalar ise TTK.nun 5.maddesinde düzenlenmiş olup, her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Davalı...kurumun tacir olmadığı çok açıktır. Davalının da aile hekimi olarak görev yapan bir doktor olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle huzurdaki dava, tarafların tacir olmaması nedeniyle ticari bir dava değildir. Davada, mahkememiz görevli olmayıp, genel mahkemeler görevli olduğundan görevsizlik kararı verilerek Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP ... HAKİM ...
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/645, K. 2023/731, 4 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama