KÜNYE
T.C. İstanbul Asliye 2.TİCARET Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- Dosya no
- 2023/671
- Karar no
- 2025/134
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/10/2023
Karar Metni
1.729 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı (borçlu) ile müvekkili şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan tüketim ve cayma bedellerine ilişkin olmak üzere toplam 1 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle, T.C. Merkezi Takip Sistemi'nin ...
Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, alacağın, davalının abonelikten kendi isteği ve onayı ile çıkması sonucu sözleşme özel koşulları gereği cayma bedeli faturasından kaynaklandığını, borca ve icra takibine konu faturanın sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlendiğini, sözleşmedeki buna yönelik üzenlemenin tacir olan borçlunun da bilgisi ve rızası dahilinde olup haksız şart niteliğini taşımasının söz konusu olmadığını, zira müvekkili şirketin, takibe konu abonelik sözleşmesi ve eklerinin müşteriye sunduğu avantajlar karşılığında karşı taraftan beklenen aboneliğin belirlenen zaman dilimi süresince sürdürülmesi olduğunu,
bunun aksinin düşünülmesinin sözleşme edimlerinde eşitsizliğe ve dengesizliğe sebebiyet vereceğini, davalı tarafın edimini yerine getirmemesinden kaynaklanan ve müvekkili şirketin zarara uğramasına sebep olan eylemi ve bu eylemi hali hazırda savunuyor oluşu, hak ve sorumluluklarını bilen basiretli tacir sıfatı ile bağdaşmadığını, elektrik abonelik sözleşmesinin 5.6.
Maddesine göre "...ABONE’nin faturaya itiraz süresi, faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 (sekiz) gün olup, faturaya itirazı, ödeme yükümlülüğünü durdurmayacak veya ortadan kaldırmayacaktır." şeklinde olduğunu, ancak ne bu süre içerisinde ne de sonrasında herhangi bir itirazda bulunulmadığını, takibe konu borca haksız ve kötü niyetli itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle.
25.06.2022 tarihinde ... (...A.Ş. firmasından ...'in iş yerine geldiğini, EPDK nın % 5 daha altında indirimli fiyat tarifesinden elektrik vereceklerini söylediğini, "biz bunu biraz düşünelim, araştıralım size haber verelim" dediğini, kendisine kendi firması ile arasındaki müşteri ziyareti için firmasının kendi çalışanlarını denetlediğini prosödür gereği sözleşmeyi imzalamasını istediğini, kendisine "imza atarsam onaylamış olmaz mıyım" diye sorduğunu,
onun da "bana bizim firmamızda (...) tüm müşterilerimizin imzaladığı sözleşmeleri sesli yanıt sistemi üzerinden arayarak kendi sesli onayı alınmadığı sürece imzayı geçersiz kılar ve işleme alınmıyor" dediğini, buna güvenerek ... firması ile sözleşme yaptıklarını, kendisine "bir hafta içinde telefon ile aranıp sesli onay vermeniz durumunda sözleşmenizi onaylamış olacaktır aksi taktirde sözleşme fesh olacaktır." dediğini, bu süreç içerisinde kendisine herhangi bir arama gelmediğini, onay da vermediğini, indirimli elektirik veren firmaları araştırmak istediğini, bu tarihler arasında davacı firmanın % 10 indirim yaptığını duyduklarını,
görüşme yaptıklarını, firma çalışanı ...'in iş yerine geldiğini, ona ... temsilcisi ile yaptıkları 15 gün önceye ait görüşmeyi ve sözleşme imzaladıklarını aktardığını, ...'in ise "siz aranıp sesli onay vermediyseniz sözleşme geçersiz olacak ve bizimle yaptığınız sözleşme bir önceki sözleşmeyi fesh edecektir zaten sisteme bakar eğer ... sizin adınıza başlatılmış bir abonelik yoksa biz devreye gireriz aksi taktirde sistem buna izin vermez" dediğini, bu sözler üzerine davacı firma ile 10.07.2022 tarihinde sözleşmeyi imzaladıklarını,
birkaç gün sonra ... .... bey'in kendisini arayarak ... ile yaptığı sözleşmenin başına dert olacağını söylediğini, kendisinin de sesli onay vermediğini imzanın geçerli olacağını söylediğini, daha sonra davacı ... firmasındaki ... beyi arayarak konuyu kendisine anlattığını, "hiç sıkıntı yok biz sizi kendi sistemimize alırken Avrupa elektiriğin abone kayıtlarında yoksunuz ve hiçbir şekilde bizden sonra seni abone yapamazlar." diye söylediğini, ilk faturanın davacı firmadan geldiğini (38.765,74.-TL), hemen arkasından 10 gün icinde birde ceza faturası geldiğini (34.134,71.-TL), davacı firmayı arayıp ceza faturasını sorduğunu,
27.09.2022 tarihinde ...ile söleşme yapıldığını, bu sebeple davacı ...
A.Ş. ile sözleşmemin fesh edildiğini söylediğini, kendilerine böyle bir şeyin mümkün olmadığını, ... ile yeni bir sözleşme yapmadığını söylediğini, hemen ... firmasını arayak aradan iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen ve davacı ...firması ile aktif çalışıyor iken nasıl aboneliklerini iptal ettirip kendilerini ... firmasına abone yapabildiklerini sorduğunu, bu konuda bilgileri olmadığını söylediklerini, kendisini sıkıntıya sokup bu duruma düşürenin ... firması olduğunu, ... ile imzalanan sözleşmenin ve ... kayıtlarının incelenmek üzere ve davaya delil olmak üzere celbini talep ettiklerini,
davacı firma çalışanı Selim isimli kişinin tanık olarak dinlenmesini istediğini, kendisinin yanlış yönlendirmeleri ile huzurdaki davanın açıldığını, ...
A.Ş ve ...A.Ş. arasında imzaladığı sözleşmelerin ve telefon kayıtlarının tamamının celbini istediğini, her iki elektrik firması tarafından bilinçli olarak yanlış yönlendirildiğini ve hataya düşürüldüğünü, bu suretle imzaladığı sözleşmelerin geçersiz olduğunun kanıtlanmasını istediğini, bunun yanında sözlü onay vermediği bir elektrik firmasının haksız olarak abonelik başlattığının kanıtlanmasını istediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; elektirik abonelik sözleşmesinden kaynaklanan cayma bedeline ilişkin faturaya dayalı borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının Merkezi Takip sisteminin... sayılı dosyası ile 10/03/2023 tarihinde, davalı aleyhine, dava konusu faturaya dayanarak, 34.134,71.-TL asıl alacak, 7.395,85.-TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 41.530,56.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 28/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 29/03/2023 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 12/10/2023 tarihinde 41.530,56.-TL toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında taraflar arasında üzerinde uzlaşılan bir nokta bulunmamamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki alacak miktarını talep etme hakkı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Taraflar arasında 01.09.2022 tedarik başlangıç tarihli elektrik satışına ilişkin sözleşme imzalanmıştır.
Öncelikle; Davalı taraf abonelik sözleşmesinin imzalanması sırasında davacının yetkilisine "imza atarsam onaylamış olmaz mıyım" diye sorduğunu, onun da "bana bizim firmamızda (...) tüm müşterilerimizin imzaladığı sözleşmeleri sesli yanıt sistemi üzerinden arayarak kendi sesli onayı alınmadığı sürece imzayı geçersiz kılar ve işleme alınmıyor" dediğini, buna güvenerek Avrupa elektrik firması ile sözleşme yaptıklarını söz konusu aramanın hiç gelmediğini savunarak hataya düşürüldüğünü savunmaktadır.
Gelir İdaresi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Başkanlığı Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğünün 06.02.2024 tarih ve ... sayılı cevabi yazılarından da anlaşılacağı üzere davalı bilanço esasına göre defter tutan 1.Sınıf tacirdir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tacir Olmanın Hükümleri" başlıklı 18.maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.
Bu nedenle bir sözleşmenin, senedin, çekin veya herhangi bir belgenin imzalanmasının kendisini bağlayacağını bilmesi gerekir. En azından kendisinden bu duruş beklenir. Sıradan bir tüketici olmayan ve dolayısıyla Tüketici Kanunu hükümlerinin hakkında uygulanması mümkün olmayan davalı tacirin savunmalarına değer verilmemiştir. Bu nedenle sözleşmenin geçerli olduğu ve davalının sözleşmesel sorumluluğunun doğduğu kabul edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre ... tüketici numarasında davalı adına abonelik fesh edilene kadar sadece 1 adet (05.10.2022 tarihli) dönem faturası tahakkuk ettirilmiştir. Davalı taraf kısa bir süre sonra başka bir tedarikçinin (Avrupa elektrik) portföyüne geçmiştir. Davacı şirketin kayıt ve dava talepleri ile davalı vekilinin beyanlarının örtüştüğü bilirkişi heyetince tespit edilmiştir. Davalı taraf, tedarikçisini değiştirmek suretiyle 24 ay süre dahilinde vermiş olduğu taahhüdün 1. Ay dönemi itibariyle aboneliğin fesh edilmesine sebebiyet vermiştir.
Sözleşmenin, Tedarik Başlangıç Tarihinden sonraki ilk 24 ay içerisinde ABONE tarafından herhangi bir sebep ile fesih edilmesi veya bu sürede herhangi neden ile TEDARİKÇİ nin portföyünden çıkılmış olunması halinde, kullanımlara ek olarak son 12 (oniki) aylık tüketim miktarı ve sözleşme fesih tarihindeki birim bedel ile hesaplanacak fatura tutarının %10’una tekabül eden Cayma bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir.
Bilirkişi heyeti tarafından yapılan teknik inceleme ve hesaplama sonunda cayma bedel talebinin teknik olarak sözleşme hükümlerine uygun olarak tahakkuk ettirilmiş olduğuna kanaat getirilmiştir. Yapılan bu teknik hesaplamaya itibar etmemek için bir neden görülmemiş, hükme esas alınmıştır.
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2022 -2023 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların süresinde alındığı, e-defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davacının yasal defter kayıtları incelendiğinde davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 34.134,71 TL alacaklı olduğu yönde bakiyesinin göründüğü SMM bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Davalı defter ve belgelerini ibraz etmemiştir.
6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Davacı kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının usulüne uygun defter kayıtlarına göre davalıdan toplamda 34.134,71.-TL faturalardan kaynaklı bakiye alacağı bulunduğu, davalının defter ve belgelerini ibraz etmediği anlaşıldığından davacının davalıdan icra takibinde istenen işlemiş faiz hesabının da doğru olduğu anlaşılmıştır. Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP
HAKİM
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/671, K. 2025/134, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama