KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- Esas no
- 2024/135 Esas
- Karar no
- 2026/177
- Dava
- Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)
- Dava tarihi
- 26/02/2024
Karar Metni
1.048 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesi ile müvekkilinin alacaklarının 2 ayrı satım ve 2 ayrı kiralama sözleşmesine dayanmakta olduğunu, ... Tarihli ... Sözleşme numaralı Devremülk Satış Sözleşmesi, ...Tarihli ... sözleşme numaralı devremülk satış sözleşmesi, ... Tarihli ... Sözleşme numaralı devremülk kiralama sözleşmesi, ... Tarihli ... Sözleşme numaralı devremülk kiralama sözleşmesi olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesini ve müvekkilinin alacağının tamamının sıra cetveline kaydına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu süre içerisinde kayıt terkin davasını açmamış olup hak düşürücü süre sebebiyle işbu davanın reddinin gerektiğini, alacak kayıt başvurusunda bulunan taraflar belirli bir alacak miktarına ilişkin başvuruda bulundukları için taleple bağlılık ilkesi gereğince iflas idaresince talep edilen miktardan daha fazla bir miktarın alacak kaydının yapılmasının mümkün olmadığını, iflas idaresinin davaya konu alacak hakkında vermiş olduğu kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davanın husumetten, dava şartı yokluğundan, hak düşürücü süre, zamanaşımı ve neticede esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davanın kayıt kabul davası olarak açıldığı, ek ikinci sıra cetvelinin tebliği için avansın depo olunduğunun kayıtlarda görüldüğü, ek 2 sıra cetvelinin tebliğine dair avansın dosyada mevcut olduğu,ikinci sıra cetvelinin davacı vekilinin ise 12/02/2024 tarihi itibariyle tebliğ olunduğu, buna göre dahi davanın süresi içinde açılmış olduğu tartışmasızdır.
Uyuşmazlığın davanın süresi içinde açılıp açılmadığı, tartışma konusu olmayan devre mülk sözleşmesinin içeriği dikkate alındığında, iflas tarihi itibariyle davacının kira tazminatı, sözleşme edim bedeli, cezai şart alacağının olup olmadığı, davacının red olunan alacaklarının somutlaştırılan delillerden anlaşılır olup olmadığı noktalarında toplanmıştır.
Davanın konusu iflasına karar verilen davalı şirketin sıra cetveline kayıt kabul davasıdır.
Mahkememizce alınan 11/03/2025 tarihli bilirkişi raporunu yetersiz görülmesi üzerine hükme esas alınan 03/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişiler" Edim Bedeli İadesi Talebi Yönünden: Satış sözleşmesine konu devremülkleri iktisap ettiği ve fakat dosyaya mübrez belgelerden tapuların yanı sıra davacıya taşınmazın zilyetliğinin (anahtar tesliminin) devredildiğine ilişkin herhangi bir bilgi yahut belgeye rastlanılamadığı, hâl böyle olunca davalının edim yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediği düşünüldüğü,
anılan edim bedelinin iadesi talebi esasında sözleşmeden dönme iradesinin bir yansıması niteliğinde olduğundan davacının, devremülk tapularını iflas idaresine iade etmek koşulu ile ödediği bedelleri iflas tarihine kadar tahakkuk edecek faizi ile birlikte tahsil edebileceğinin düşünüldüğü, 1.084.974,99 TL tutarına, sözleşme tarihinden itibaren 26.12.2019 iflas tarihi itibarıyla toplam 488.393,56 TL faiz hesaplaması yapıldığı; bu yönü ile davacının talep edebileceği nihai bedelin 1.573.368,55 TL (1.084.974,99 TL * 488.393,56 TL - 1.573.368,55 TL) olduğunun düşünüldüğü,
buna karşın Sayın Mahkemece davacının satış sözleşmesine konu devremülkler iktisap ettiği bunun için zilyetlik teslimine gerek olmadığı kanaatinde olunması ihtimalinde bu noktadan itibaren dönme hukuki sebebine dayalı olarak talepte bulunamayacağının ifade edilmesi gerektiği, Kira Tazminatı Talebi Yönünden: Bir üst başlıkta da ifade edildiği üzere davacının edim bedelini talep etmesinin sözleşmeden dönme iradesinin bir sonucu olduğu,
dolayısıyla dönme hukuki sebebine dayanılması taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini geçmişe yönelik olarak tamamen ortadan kaldıracağından davacının anılan sözleşmeye dayalı olarak herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığı85nın ifade edilmesi gerektiği, buna karşın Muhterem Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda davacının, müflis şirket edimini gereği gibi yerine getirse idi davacının elde edeceği kira gelirinin davalının iflas tarihine kadarki süre zarfı için talep edebileceğinin ifade edilebileceği,
talep edilebileceği kanaatinde olunması ihtimalinde talep edilebilecek miktar yönünden heyetimiz mali üyesince yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde Taraflar arasında imzalanan Devremülk Kiralama Sözleşmeleri ile belirlenen kira bedellerine göre müflis şirketin iflas tarihi itibarıyla 4.424.289,24 TL kira bedelinin hesaplandığı, Cezai Şart Talebi Yönünden: sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı davalının iflas tarihine kadarki süre zarfı için talep edebileceği, buna ilişkin hesaplamanın 3.845.487,00 TL olduğu,
Bonus Talebi Yönünden: kira sözleşmeleri ve satış sözleşmesi yönünden bonus alacağı talep edilebileceğine dair bir düzenlemeye rastlanılamadığı," demişlerdir.
İkinci raporun ilk rapora göre edim bedeli iadesi, kira tazminat, cezai şart bedeli, bonus talebi yönünden ayrı ayrı hukuki ve mali değerlendirmeler yapması ve mahkemeye ve davacıya sözleşmeden dönüp dönmemeye göre alternatifler sunması nedeniyle hükme esas alınmıştır.
Davacı vekiline 05/02/2026 tarihli celsede sözleşmeden dönülüp dönülmeyeceği hususunda açık iradesini ortaya koyması için bir haftalık süre verilmiş davacı vekili de 05/02/2026 tarihli dilekçesi ile sözleşmeden dönülmediğini beyan etmiştir. Bu durumda son bilirkişinin yaptığı alternatifli raporuna göre davacının sözleşmeden dönmemesi halinde iflas tarihi itibariyle 4.424.289,24-TL kira tazminatı, 3.845.487,00-TL cezai şart bedelinin talep edebileceği anlaşılmaktadır.
Davacının talep edebileceği toplam alacağın davalı şirketin iflas tarihi itibariyle (4.424.289,24+3.845.487,00=) 8.269.776,24-TL yapmaktadır.
Dosya incelendiğinde davacı vekilinin masraf yatırması nedeniyle sıra cetvelinin davacı vekiline ayrıca tebliğ edildiği ve yasal sürede davanın açıldığı anlaşılmıştır. Yine ... 2. İflas Dairesinin 03/05/2024 tarihli müzekkere cevabına göre davacının 9.254.761,68-TL alacak kaydını talep ettiği bu alacağın 2.178.666,61-TL'lik kısmının kabul edildiği 7.076.095,07-TL yönünden talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bilirkişilerce yapılan ve hükme esas alınan 2.rapora göre kabul edilmesi gereken toplam alacak 8.269.776,24-TL olup daha önce kabul edilen 2.178.666,61-TL mahsup edildiğinde davacının bakiye sıra cetveline ek kaydı gereken alacağı (8.269.776,224-2.178.666,61=) 6.091.109,63-TL'dir. Bu kısım yönünden davanın kabul yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM;Yukarıda açıklanan gerekçelere göre;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, davacının ... 2. İflas Dairesinin ...iflas sayılı dosyasında 1368 nolu alacak kayıt numarası ile kabul edilen 2.178.666,61-TL alacağı baki kalmak kaydı ile bu alacağa ek olarak 6.091.109,63-TL daha ek alacağın aynı iflas masasının sıra cetveline 4. Sıradan KAYIT VE KABULÜNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, davacının peşin olarak yatırdığı 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından harcanan 110,00-TL tebligat posta masrafı, 427,60 TL başvuru harcı, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.537,60-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 5.176,40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından harcanan 25.000,00-TL bilirkişi ücretinin davanın red oranı karşısında 12.719,19TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden ve dava kısmen kabul olunduğundan yürürlükte olan AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı vekil ile temsil edildiğinden ve dava kısmen reddolunduğundan yürürlükte olan AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde bakiye avansın ve teminatın iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/02/2026
Başkan Üye Üye Katip
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/135, K. 2026/177, 26 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama