İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/291 K.2025/10

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/291Karar2025/10Tarih8 Ocak 2025Okuma12 dk · 2.427 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
8 Ocak 2025
Esas no
2024/291 Esas
Karar no
2025/10
Dava
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
Dava tarihi
09/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.427 kelime·12 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ...'ın ... Ticaret Odası Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi'nde (...) görevli ... ismindeki dava dışı yetkili tarafından tanıştırıldıklarını, Müvekkilnin ...'nin kurumsal kişiliğine ve ... ismindeki yetkili/görevli kişiye güvenerek ... ile yaptığı görüşmeler ve anlaşma neticesinde ...

Şti. unvanlı ... sicil nolu ticari şirketin, davalı ile birlikte kurucu ortağı olduğunu, bu anlaşmaya istinaden taraflar arasında “Hisse Ortaklık Sözleşmesi”nin imza altına alındığını, müvekkilinin işbu şirketin kuruluşunda "Ortaklık Bitirme Sözleşmesi” adı altında imzalanan Hisse Devri Sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere kurulan şirkete 500.000 TL sermaye ödemesi yaptığını ve bunu Hisse Ortaklık Sözleşmesinin Madde 3/3 ... başlığı altında düzenlenen hisse oranlarına güvenerek,

yani 500.000 TL'nin, şirketin %10'lık payına tekabül edeceğine güvenerek ödediğini, bu sözleşmeye göre şirketin Ana Sermayesinin 5.000.000 TL olması gerektiğini, ancak şirketin Ana Sermayesinin ... tarihli ve ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesine yalnızca 100.000 TL olarak kayıt edildiğini ve müvekkilin hissesinin %10 olarak belirlendiğini, bunun da 10.000 TL'ye karşılık geldiğini, bu şekliyle dahi davalının hukuka aykırı bir şekilde müvekkilini aldattığı ve mağdur ettiğinin açık olduğunu, davalının TMK m.2 bağlamında iyi niyetli davranmadığını,

süreç içerisinde “Hisse Ortaklık Sözleşmesi” gereğince müvekkiline vaat edilen bir takım aylık ödemelerin yapıldığı daha sonra hiçbir haklı gerekçe göstermeksizin bu ödemelerin aniden kesildiğini, müvekkilinin haklı olarak ortaklıktan ayrılmak istediğini ve şirket kuruluşunda davacıya ödediği 500.000-TL nin iadesini talep ettiğini, taraflar arasında imzalanan Ortaklık Bitirme Sözleşmesine istinaden müvekkilinin, ortaklık payı olarak ödemiş olduğu 500.000 TL'nin kendisine anlaşılan vadelerde ödenmesi karşılığında hissesini davalıya devretmek istediğini ancak bu bedelin yalnızca 139.945 TL'si kendisine ödendiğini,

360.055 TL'sinin ödenmediğini, ayrıca müvekkilinin ortaklıktan çıkma iradesi şirket yetkili organı tarafından karara bağlanmadığını, Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanmadığını, ...

19. Noterliği tarafından tasdik edilen ...tarih ve ... yevmiye numaralı İhtarnameye davalının cevap vermediğini, ibraz edilen sözleşme ve ekleri uyarınca davaya konusu alacağın likit olduğunu, davalının da bu sözleşmelere itiraz etmediğini, kendisi haricen arabuluculuk öncesi-icra takibi sonrası da borcun bir kısmını ödemeyi teklif ettiğini, taraflar arasında imzalanan ortaklık bitirme sözleşmesi gereğince, müvekkilinin davacıya 500.000 TL ödediği,

bu ödemenin iadesinin davalı tarafından gerçekleşeceği, özetle bu borcun doğumu, miktarı taraflarca imza altına alındığı ve kesinleştiğini, dava konusu alacağın varlığına ilişkin hiçbir ihtilaf olmadığını, İİK m.67 amir hükmü gereğince davalının ... 35. İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine 26.02.2024 tarihinde itiraz ederek takibi durduğunu, arabulucuya başvurulduğunu, ancak buradan olumlu bir sonuç alamadıkları için iş bu davayı açtıklarını, söz konusu şirkete ortak olmak için müvekkili tarafından davalıya ödenmiş bulunan Ortaklık Sermaye Bedelinin müvekkiline ödenmesini, bunun için ...

35. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz eden davalının itirazının kaldırılmasını, iddiların müvekkili ve davalının ıslak imzasını taşıyan "Hisse Ortaklık Sözleşmesi" ve "Ortaklık Bitirme Sözleşmesi” ile sabit olduğunu, davalının müdür olduğu ve müvekkil ile birlikte ortak oldukları ... Ltd.

Şti.'nin resmi banka hesabından 05.09.2023 tarihinde ve 11.09.2023 tarihinde “Ortaklık Fesih Sözleşmesi” açıklaması ile göndermiş olduğu toplam 139.945 TL bedel, taraflar arasında imzalanan Ortaklık Bitirme Sözleşmesini destekler niteliktedir ve ispatı için de güçlü bir delil olduğunu, davalının müvekkilini aldatma kastı ile hareket ettiğinin ortada olduğunu, öncelikle müvekkilinden almış olduğu 500.000 TL'nin yalnızca 10.000 TL'sini şirket sermayesi olarak tescil ettirmesi, ardından belirli aralıklarla müvekkiline kar payı adı altında aslında müvekkilinin parasından bir miktar ödeme yapması,

ortaklıktan ayrılmak isteyen müvekkili ile Ortaklık Bitirme Sözleşmesi yaparak taahhüt ettiği paranın çok az bir kısmını ödeyerek geri kalanını ödememesi, söz konusu sözleşmeden dolayı şirket hisse devrinin şirketin münferiden temsile yetkili müdürü sıfatıyla sorumluluğunu yerine getirmeyerek Ticaret Sicil Gazetesine tescil ettirmemesi ve son olarak hakkında başlatmış olduğumuz icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ederek süreci uzatmak istemesi,

davalının TMK m.2 kapsamında dürüst davranmadığını ve kötü niyetli olduğunu apaçık ortaya koyduğunu, söz konusu alacağın tahsiline yönelik açılan icra takibinin davalının kötü niyetli itirazı ile durduğunu, nu nedenle borca itirazın iptali ile takibin devamı ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi için işbu itirazın iptali davasını açtıklarını, davanın kabulü ile ... 35. İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının sözleşme gereği müvekkiline ödemesi gereken 500.000 TL'den geriye alacak bakiyesi olarak kalan 360.055 TL Asıl Alacak ve 13.386,43 TL İşlemiş Faiz olan toplam 373,441,43 TL takibe konu alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 27/05/2024 tarihli talep açıklama dilekçesinde; ortaklıktan çıkma konusundaki dava haklarını saklı tuttuklarını, ortaklıktan çıkma noktasında geçerli olan sebeplerinin dava dilekçesinde anlatılmasının olay örgüsünün daha iyi anlaşılması için ifade edildiğini, ortaklıktan çıkma taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.

Cevap: Dava dilekçesi ve ekleri davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından herhangi bir cevap dilekçesinin sunulmadığı görülmüştür.

Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;

... 35.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası, Hisse Ortaklık Sözleşmesi, Ortaklık Bitirme Sözleşmesi, Banka Ödeme Dekontları, ... 19.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi, ... 39.Noterliği'nin... ve ... nolu ihtarnamesi, Arabuluculuk tutanakları, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası, banka kayıtları, vergi kayıtları, ticaret sicil kayıtları ve sicil gazetesi ilanları, celp edilmiş incelenmiştir.

Dava, limited şirket ortaklığı için sermaye bedeli olarak fazladan verilen paranın - alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

... 35. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, davacının takip alacaklısı davalının takip borçlusu olduğu, davacının 360.055,00 TL Asıl Alacak (Ortaklık Bitirme Sözleşmesi) ve 13.386,43 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 373.441,43 TL üzerinden ilamsız icra takibinde bulunduğu, davalının borca itirazı nedeniyle icra takibinin durdurulduğu belirlenmiştir.

Taraflar arasında bilâ tarihli "hisse ortaklık sözleşmesi"nin imzalandığı, dava dışı ... Şti. için davacının %10, davalı ...'ın %80 ve dava dışı ...'ün %10 şirket hissedarı olacağı kabul edilmiştir.

Dava dışı ... Ltd. Şti.nin celp edilen ticaret sicil kayıtları uyarınca 08/12/2022 tarihinde tescil ve ilan edilerek kurulduğu, şirket sermayesinin 100.000 TL olduğu, davacı ...'ün 400 adet paya karşılık 10.000 TL sermaye (%10), davalı ...'ın 3200 adet paya karşılık 80.000 TL sermaye (%80) ve dava dışı...'ün 400 adet paya karşılık 10.000 TL sermaye (%10) ile şirketin kurucu ortakları olduğu, ayrıca davalı ...'ın münferiden şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu görülmüştür.

Taraflar arasında bilâ tarihli "ortaklık bitirme sözleşmesi" imzalanmıştır.

İşbu adi yazılı sözleşmenin 4. maddesinde şirket ortaklık sermayesinin 100.000 TL olduğu, ancak davacı ... tarafından şirkete sermaye olarak 500.000 TL verildiği taraflarca kabul ve beyan edildikten sonra, sözleşmenin 7. maddesi ile davacının şirket ortaklığını bitirmek için yaptığı başvurunun dava dışı şirket adına yetkili / davalı ... tarafından kabul edildiği, davacının şirket sermayesi olarak verdiği 500.000 TL'nin 01/09/2023 tarihinde 250.000 TL + 170.000 TL ve 01/12/2023 tarihinde 80.000 TL olarak davacıya ödeneceği, bunun karşılığında davacının tüm hisselerini devredeceği kararlaştırılmıştır.

Dava dışı .... Şti. tarafından ortaklık bitirme sözleşmesi uyarınca davacıya 05/09/2023 tarihinde 99.945,00 TL ve 11/09/2023 tarihinde 40.000 TL olmak üzere toplam 139.945,00 TL ödeme yapıldığı belirlenmiştir.

Yapılan bu ödeme tutarı, davacının da kabulündedir.

Buraya kadar anlatılan hususlar hakkında taraflar arasında çekişme yoktur.

Davacı, dava dışı şirket ortaklığı için 500.000 TL sermaye verdiğini, %10 hissesi uyarınca şirketin sermayesinin 5.000.000 TL olması gerektiğini, ancak sicil kayıtları uyarınca şirketin 100.000 TL sermaye ile kurulduğunu, bu nedenle dava dışı şirkete fazladan koymuş olduğu sermeyenin kendisini kandıran ve ödeme yaptığı davalıdan iadesini talep etmektedir.

Hemen belirtmek gerekir ki, dava dilekçesinde ortaklıktan çıkmayı gerektiren haklı sebepler anlatılmış, ancak talep sonucunda açıkça ortaklıktan çıkma isteği olup olmadığı belirtilmemiştir. Mahkememizce, dava dilekçesi ile talep sonucu arasında belirsizlik / müphem olması üzerine 6100 s. HMK 31.maddesi uyarınca davacıdan açıklamada bulunulması istenmiştir.

Davacı vekili 27/05/2024 tarihli dilekçesinde, ortaklıktan çıkmak için geçerli olan sebeplerin olay örgüsünün anlaşılması bakımından dava dilekçesinde yer verildiğini, ortaklıktan çıkma konusunda taleplerinin olmadığını, yalnızca şirkete müvekkili tarafından fazladan konulan esas sermaye bedelinin iadesini talep ettiklerini açıklamıştır. (aynı yönde davacının 13/06/2024 tarihli istinaf dilekçesi)

O halde, eldeki davanın, davacı tarafından dava dışı şirket için sermaye bedeli olarak davalıya verilen fazla paranın iadesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Taraflar arasında imzalanan ortaklık bitirme sözleşmesi adi yazılı şekilde tanzim edilmiştir. Sözleşmenin 7.maddesinde, davacının şirket hisselerinin devri karşılığında davacı tarafından sermaye bedeli olarak konulan 500.000 TL'nin davalı ortak tarafından davacıya taksitler halinde ödeneceği kabul edilmiştir.

6102 s. TTK 595. maddesi uyarınca işbu hisse devri sözleşmesi noter tarafından tasdik edilmediğinden ve yan edim yükümlülükleri de belirtilmediğinden şekil noksanlığı sebebiyle geçersizdir.

Kaldı ki, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediğinden, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şart olup, devir bu onayla geçerli olacağından, somut olayda ortaklar genel kurulunun devre onayı bulunmadığından bu yönden de sözleşme geçersiz ve sonuç doğurmayacaktır (TTK 595/2).

Ne var ki, sözleşme geçersiz olsa da, dava dışı şirket ortaklık fesih sözleşmesi uyarınca davacıya 139.945,00 TL ödeme yapmıştır. Nitekim yapılan bu ödeme davacının da kabulündedir. Ayrıca, savcılık tarafından yürütülen soruşturmada dava dışı şirket adına davalı yetkili / ortak, davacıdan şirket sermayesi için 500.000 TL aldığını kabul etmiş, 300.000 TL yi iade ettiğini ancak bakiye borcunun halen devam ettiğini belirtmiştir. Bu halde, davalı, şekil noksanlığı sebebiyle artık sözleşmenin geçersizliğini 4721 s. TMK 2. maddesi uyarınca ileri süremez.

Davacının ortaklıktan çıkma talebi yoktur. Halihazırda, celp edilen ticaret sicil kayıtları uyarınca 100.000 TL sermayeli dava dışı şirketin %10 hissedarıdır. Davacının ortaklıktan çıkma talebi olmadığından ve dava dışı şirkete koyduğu fazla sermayenin iadesini talep ettiğinden, mevcut durumda davacının davası, ortaklıktan çıkma davası olarak nitelendirilmez. Öte yandan davacı, dava dilekçesinde ve beyan dilekçelerinde açıkça dava dışı şirketin feshini de talep etmemiştir.

Yalnızca, dava dışı şirketin kuruluş aşamasında davalı ortağın kendisini kandırdığını, şirkete koyduğu fazla sermaye bedelinin iadesini talep etmektedir.

Bu halde, taraflar arasındaki hisse devri sözleşmesi TTK 595.maddesi uyarınca geçersiz ise de şirketin geçersiz sözleşmeye istinaden bir kısım ödemeler yapmış olduğu, artık şekil noksanlığı sebebiyle geçersizliğin de ileri sürülemeyeceği, kural olarak davacının, şirketin feshini talep etmeden ya da haklı sebeplerle ortaklıktan çıkma hakkını kullanmadan dava dışı şirkete koyduğu sermayenin iadesini talep edemeyeceği, TTK 480/3. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemecekleri, yalnızca şirketin feshine ilşkin hükümlerin saklı olduğu,

somut olaya dönüldüğünde bu durumda davacının TTK 480/3. maddesi uyarınca dava dışı şirketteki mevcut hissesine tekabül eden sermayesini geri isteyemeyeceği, ancak hissesini aşan miktarı bakımından fazladan koyduğu sermayenin iadesini talep edebileceği, böylelikle davacının sicil kayıtlarındaki şirket esas sermayesine ve hissesine uygun durumun fiilen ve gerçek olarak sağlanmasının mümkün olduğu, dava dışı şirketin 100.000 TL sermaye ile kurulduğu, davacının %10 hissesinin bulunduğu nazara alındığında davacının TTK 480/3. maddesi uyarınca geri isteyemeyeceği sermaye bedelinin 10.000 TL olduğu,

bunun dışında özellikle davacı tarafından kabul edilen 139.945 TL ödemenin de mahsubu gerektiği, ayrıca davalı tarafından hisse devir bedeli olarak ispat edilen tutarların da düşülmesi neticesinde takip tarihi itibariyle bakiye alacak miktarının tespit edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu çerçevede, davacının şirkete koyduğu ve tarafların kabulünde olan 500.000 TL sermayeden dava dışı şirket tarafından iade edilen ve davacı tarafça kabul edilen 139.945 TL mahsup edildiğinde bakiye 360.055 TL kaldığı, davalı tarafından yapılan ve ispatlanan başkaca ödemeler varsa onların da düşülmesi gerektiği, davalının süresi içinde cevap dilekçesi sunmadığı,

bu nedenle HMK 128.maddesi uyarınca yasal olarak inkar eden konumunda bulunduğu ve ancak inkar çerçevesinde savunma yapabileceği, bununla birlikte davalı 18/09/2024 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu dekontlarda 06/02/2023 tarihli 27.000 TL, 06/03/2023 tarihli 25.000 TL ve 10/04/2023 tarihli 28.950,00 TL'lik ödemelerin de mahsubunu talep ettiği, ancak yapılan tüm bu ödemelerin dekontlarda açıkça yazıldığı ve şerh düşüldüğü üzere dava dışı şirket tarafından davacıya "maaş veya ek gelir ödemesi " kaydı ile ödeme yapıldığı,

dolayısıyla bu ödemelerin ortaklık bitirme sözleşmesinde istinaden dava dışı şirket tarafından davacıya yapılan ödemeler olarak mahkememizce kabul edilmediği, kaldı ki davacının kabulünde olan 05/09/2023 tarihli 99.945,00 TL ve 11/09/2023 tarihli 40.000 TL (toplam 139.945 TL) 'lik ödemelerde banka dekontlarında açıkça dava dışı şirket tarafından davacıya "ortaklık fesih sözleşmesi" kaydı ile ödeme yapıldığının sabit olduğu,

mevcut durumda dekontlardaki açıklama ve ödeme yapılan husus gözetildiğinde bu tutarların sermaye bedeli olarak davacıya ödendiğinin kabul edilemeyeceği, davalı tarafından ortaklık bitirme sözleşmesine istinaden davacının kabul ettiği miktar dışında kanıtlanmış başka bir ödeme bulunmadığı, son olarak davacı TTK 480/3.maddesi uyarınca hissesine takabül eden 10.000 TL esas sermayenin iadesini isteyemeyeceği, bu suretle davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 360.055 TL - 10.000 TL = 350.055 TL fazladan verdiği sermayenin iadesini talep edebileceği, bu miktar kadar alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır.

Davacının icra takibinde işlemiş faiz talebi de bulunmaktadır. Bilindiği üzere, takip öncesi işlemiş faize hükmedilebilmesi için, davalı borçlunun temerrüte düşürülmesi şarttır. Aksi halde, genel kural uyarınca borçlu bakımından icra takip tarihi itibariyle temerrüt gerçekleşir. Davacı tarafından takip öncesi keşide edilen ... 19. Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi celp edilmiş, ancak yapılan incelemede ihtarnamede alacak miktarı açık ve net olarak belirtilmemiştir. Dolayısıyla, alacak miktarı belirsiz olan ihtarname ile davalı taraf temerrüte düşmez. Bu nedenle, davalının takip öncesinde temerrüte düşürülmediği sonucuna varılmış ve davacının icra takibinde talep ettiği (takip öncesi) işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.

Yapılan açıklamalar karşısında; davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; davalının ... 35. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 350.055,00 TL Asıl Alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının icra inkar tazminatı bakımından hükmedilen asıl alacağın likit (banka dekontları, tarafların beyanları, savcılık ifadesi vs..) ve muayyen olduğu, 2004 s. İİK 67/2. maddesinde belirtilen yasal koşulların bulunduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

(Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);

Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;

1-Davalının ... 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 350.055,00 TL Asıl Alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,

2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın ( 350.055,00 TL ) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

3-Kabul edilen dava değeri (350.055,00 TL) üzerinden alınması gereken 23.912,25 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 4.510,24 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 19.402,01 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 4.510,24 TL peşin harç, 904,50 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 5.414,74 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 5.075,64 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (350.055,00 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 56.008,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre;

a) 3.374,55 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

b) 225,45 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,

Dair, davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.08/01/2025

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/291, K. 2025/10, 8 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/291
Karar No
2025/10
Tarih
8 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/291 K.2025/31
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/292 K.2025/33
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/292 K.2024/257
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/292 K.2025/5
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/292 K.2025/17
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/293 K.2025/59

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.