KÜNYE
T.C. İstanbul Asliye 2.TİCARET Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2026
- Dosya no
- 2024/354
- Karar no
- 2026/135
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05.06.2024
Karar Metni
1.381 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil bankanın mahkeme kararıu ile iflasına karar verildiğini, ...'nın ... tarih ve ... sayılı kararıu ile bankanun faaliyet izninin kaldırıldığını, bu ara kararın ise ... tarih ve ... sayılı resmi gazetede yayınlandığını, müvekkil banka ile davalı arasında akdolunan sözleşme hükümleri uyarınca borçluya kredi kartı kullandırıldığını, kartın kullanımı ile meydana gelen borcun ödenmemesi sebebiyle borçluya ihtar gönderilere borcu olduğu ve ödenmemesi halinde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini,
borçlu davalı tarafından ihtara rağmen müvekkil herhangi bir ödeme yapılmadığını ve işbu ödenmeyen borç nedeniyle müvekkil tarafından davalı ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ...E.
Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkil alacağını halen tahsil edemediğini, yapılacak inceleme ile sabit olacağını, borçlunun itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, akdedilen ve davalının imzasını içeren sözleşmeler, ihtarnameler, banka kayıtları ve bilirkişi incelemesi ile toplanacak deliller çerçevesinde yargılama ile davanın subut bulacağını, borçlunun icra takibine haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle davalı-borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin borçlu - davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; bankacılık işlemlerinden kaynaklanan kredi kartı borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacı ...
28. İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyası ile 17/07/2019 tarihinde, ... (müteveffa) aleyhine, ödenmeyen kredi kartı borcu sebebine dayanarak, 1.466,76.-TL asıl alacak, 1.046,07.-TL işlemiş faiz, 52,30.-TL BSMV, 10,50.-TL masraf olmak üzere toplam 2.575,63.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattıktan sonra (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya tebliğ edilemediği, dosyada ve UYAP kayıtlarında ödeme emrinin tebliğine ilişkin belgeye rastlanmadığı, borçlunun vekili aracılığı ile ödeme emrini 22.11.2019 tarihinde tebliğ aldığını belirterek,
aynı tarihli dilekçe ile hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 20/11/2020 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 2.575,63.-TL toplam alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır.
Davalılar davaya cevap vermediğinden, taraflar arasında uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacı bankanın alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Davacı Müflis ...Bankası A.Ş. ile davalı (müteveffa) ... arasında 27.08.2010 tarihinde Bankacılık Hizmetleri ve Kredi Kartı Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 19. Maddesi ile hak ve sorumlulukların düzenlendiği, sözleşme içeriğine uygun olarak, kredi kartı verildiği, ödenmeyen kredi kartı borcu nedeniyle 17/07/2019 tarihinde borçlu aleyhine ... 28. İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, takibe borçlu (müteveffa) ... tarafından itiraz edildiği takibin durduğu ve 20.11.2020 tarihinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın açıldığı 20.11.2020 tarihinden sonra davalı borçlu ...'nun 10.04.2021 tarihinde vefat etmesi nedeniyle dosyaya ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E.... K.sayılı Veraset İlamı sunulmuş, müteveffanın geriye mirasçı olarak eşi ... ile çocukları ..., ... ve ...'yu bıraktığı anlaşılmıştır.
Dava, mirasçılara ihbar edilerek taraf teşkili sağlanmış ve davaya devam edilmiştir.
Mahkememizce alınan 28.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda;
Detayları yukarıda verilen inceleme ve hesaplamalar sonucunda davacı bankanın, davalı asıl borçlu (müteveffa) ...'nun mirasçılarının 01.08.2019 (Raporun tamamı incelendiğinde maddi hata olduğu anlaşılmaktadır. Doğrusu 17.07.2019) tarihi itibariyle 1.360,09.-TL asıl alacak, 1.006,46.-TL Takip Öncesi İşlemiş Karpayı (%25,80 Ekstre ödeme ve hesap kat tarihine kadar), 44,45.-TL takip öncesi işlemiş kar payının BSMV'si, 10,50.-TL Masraf olmak üzere toplamda 2.421,50.-TL alacaklı olduğu, takip tarihinden (17.07.2019) itibaren 1.360,09 TL asıl alacak üzerinden 5464 s.Kanun 26. Md. Doğrultusunda T.C. Merkez Bankası tarafından belirlenmekte olan aylık % 2,40, yıllık % 28,80 ve değişen oranlarda temerrüt faizi ve BSMV uygulanması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora taraflarca itiraz edilmemiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Taraflar arasında imzalanan kredi kartı sözleşmesi gereğince davalı asıl borçlu (müteveffa) ...'ya kredi kartı verildiği, borçlunun kredi kartı ile harcamalar yaptığı; bilirkişi raporuna göre davacı banka tarafından 01.05.2016 - 28.10.2016 tarihlerini kapsayan borç ekstresi düzenlendiği, borcun ödenmemesi üzerine müflis banka tarafından davalı borçlu (Müteveffa) ...ya 28.10.2016 tarihli Kredi Kartı Borç Ödeme İhtarı başlıklı Kat ihtarnamesinin gönderildiği,
ihtarname ile "... aramızda akdolunan Kredi Kartları Üyelik Sözleşmesi gereğince harcamalarınızdan 1.466,76 TL: ana para ve 117,45 TL. kar payı olmak üzere toplam 1.584,21 TL. gecikmede olan borcunuz bulunmaktadır.
Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ödeme gününe kadar işleyecek aylık net % 2,02 oranında kar payı tutarı, tahakkuk edecek KKDF, BSMV ile birlikte toplam 1.594,71 TL'nin iş bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde . . . hesaplarına ödenmesini, aksi taktirde yasal yollara müracaat edileceği..:" ihtarında bulunulduğu, kat ihtarnamesinin tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanılamadığı anlaşıldığından davalı muhatap asıl borçlunun 17.07.2019 takip ile temerrüde düşmüş olduğu kabul edilmiştir.
Bilirkişi görüşü de bu yöndedir. Esasen bu tespite itiraz da yoktur.
Bilirkişi raporunda da işaret edildiği gibi 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu "Faiz Hesaplanması" Başlıklı 26. Maddesi gereğince;
"Bir hesap dönemine ilişkin toplam borç tutarı veya hesap bakiyesi üzerinden, o döneme ilişkin hesap özetinin düzenlendiği hesap kesim tarihinden önceki bir tarih itibarıyla faiz yürütülebileceğine ilişkin kayıtlar hükümsüzdür. Nakit kullanımına ilişkin borçlar hakkında işlem tarihi esas alınabilir. Nakit kullanımı kapsamında değerlendirilecek işlemler Kurulca belirlenir.
Dönem borcunun bir kısmının ödenmesi halinde kalan hesap bakiyesi üzerinden faiz hesaplanır. Kalan hesap bakiyesine, asgarî tutar ve üzerinde ödeme yapılması durumunda akdi faiz, asgarî tutarın altında ödeme yapılması durumunda ise gecikme faizi uygulanır. Temerrüt hali de dahil olmak üzere, kart uygulamasından doğan borçlarda bileşik faiz uygulanmaz.
(Değişik fıkra:20/2/2020-7222/20 md.) Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit ve ilan etmeye yetkilidir.
Hesap kesim tarihi ile son ödeme tarihi arasında on günden az bir süre olamaz.
Katılım bankaları açısından bu Kanun uygulamasında yer alan faiz kâr payı, gecikme faizi ise gecikme cezası olarak uygulanır.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi kredi kartları için uygulanmaz."
Buna göre. Bilirkişi tarafından kredi kartı alacaklarından ana para tutarı üzerinden akdi ve gecikme cezası kar payları ve/veya faizi uygulanabileceğinden kat 28.10.2016 tarihi itibaryle yukarıda belirlenmiş olan 1.466,76 TL anapara üzerinden T.C.
Merkez Bankası trafından belirlenmekte olan akdi ve cezai kar paylarının uygulanması gerekmekte ise de, davalı kat ihtarı tebliğ şerhi bulunamadığından, kat tarihinden takip tarihine kadar akdi kar payları oranları uygulanması gerektiği, bu tepitler doğrultusunda kat 28.10.2016 tarihinden itibaren 1.466,76 TL ana para tutarına T.C.
Merkez Banakası tarafından belirlenmiş aylık akdi kar payları oranları üzerinden yapılan hesaplamalar ile kat öncesi tespit edilen kar payları toplmları ilavesi ile yapılan ve yukarıda açıklanan sonuca ve kanaate itibar etmemek için bir neden görülmemiştir. Yapılan hesaplamanın Yargısal uygulamaya uygun düştüğü kabul edilerek hükme esas alınmıştır.
Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP - HAKİM -
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/354, K. 2026/135, 16 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama