KÜNYE
T.C. İstanbul Asliye 2.TİCARET Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Dosya no
- 2024/434
- Karar no
- 2025/761
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/07/2024
Karar Metni
2.221 kelime·11 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı/borçlu ...Şti. ve ...A.Ş. tarafından 18.09.2023 tarihinde... sorumluluk sahasında bulunan "..." adresinde yapılan çalışma esnasında davalı taraflarca gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkilİ şirketin .... tesisine hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkil şirketin maddi zararına sebebiyet verildiğini,
davalı/borçlu taraflarca hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 371,67-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, borca ve icra takibine itiraz edildiğini, zorunlu arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı takip dosyasına yapılan haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar/borçlular aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevabında.
Davacı tarafın, tesisatlarına davalılarca zarar verildiğini, meydana gelen zarardan davalıların sorumlu olduğunu iddia etmişse de bu iddianın yerinde olmadığını, dava konusu adreste müvekkili şirketin, davacı ...'ın tesisatına verdiği herhangi bir zarar ve zararın oluşumunda kusuru bulunmadığını, davacı kurumun ağır kusuru bulunduğunu, diğer bir ifade ile davacı şirketin yaptığı iş gereği, mevzuattan doğan ve uyulması gereken kurallara uymadığını, söz konusu kuralların,...'nün internet sitesinde de yer alan ve Proje Ve Tesis Dairesi Başkanlığı tarafından Kasım 2017 tarihinde hazırlanan "..." kılavuzunda ayrıntılı şekilde açıklandığını,
davacı kurumun, müvekkili aleyhine açmış olduğu bu dava ve diğer davalarda söz konusu usul ve kurallara hiçbir şekilde uymadığını ve haksız bir şekilde alacak tahakkuk ettirdiğini, davacının dava dilekçesinde muvazaalı bir şekilde, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin davacının yüklenici şirketi tarafından giderildiğini iddia ettiğini, davacı ile davalı müvekkil şirket arasında konusu aynı olan yüzlerce dava görüldüğünü, bu davaların hepsinde davacının dava dilekçesinde, meydana gelen hasarların kendi personelleri tarafından giderildiğini beyan ederken,
iş bu davada hasarın yüklenici şirket tarafından giderildiğini beyan etmesinin muvazaalı olduğunu, bunun tek nedeninin, emsal Yargıtay kararları uyarınca gerçek zarar ilkesi kapsamında davacının talep ettiği alacakları elde edememesi olduğunu, bu ilke kapsamında davacı tarafın yalnızca hasarın giderimi için fiilen yapmak zorunda olduğu giderleri talep edebileceğini, ancak hasar meydana gelmese dahi ödemek zorunda olduğu giderleri, olağan işletme kapsamında kalan giderleri talep edemeyeceğini, özetle gerçek zararın hasarın giderimi için davacının cebinden fiilen çıkan para olduğunu (Emsal.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ... Esas, ...
Karar sayılı 10.11.2015 T.), kabul anlamına gelmemek kaydıyla söz konusu hasarın yüklenici tarafından giderildiği kabul edilse bile bu kapsamda davacının bu hasar için yapmış olduğu giderleri belgelendirmesi gerektiğini, dosyaya iddiayı ispatlayan böyle bir belge de sunulmadığını, işçilik, araç ve personel bedeli, montaj bedeli, etüd koordinasyon bedeli, manevra bedeli, dağıtılamayan enerji bede, eşik kesinti süre aşım bedeli gibi bedellerin istenemeyeceği gibi fatura kesildiğine, KDV ödemesi yapıldığına dair belge de sunulmadığından KDV bedelinin de talep edilemeyeceğini, ...
A.Ş. tarafından kazı ruhsatının iletildiğini, müvekkili şirketin usule uygun olarak kazı çalışması yapmaya başladığını, ancak davacıya ait elektrik tesisatının 15-20 cm kadar oldukça yetersiz bir derinlikte üzerinde herhangi bir ikaz işareti, tuğla, ikaz bandı vs. olmadığından burada hasar meydana geldiğini belirterek, davacının yargılamayı gerektiren haksız alacak talepleri ile icra inkar tazminatı talebinin reddine, kötü niyetli davacının hukuka aykırı takip nedeni ile dava konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevabında. Müvekkili şirketin yeni tesis, bakım ve onarım hizmetlerini satın alma yoluyla diğer davalı ...Şti. ile yapmış olduğu sözleşme kapsamında karşıladığını, müvekkili şirketin bu kapsamda çalışan personeli bulunmadığını, zarar verdiği iddia olunan altyapı çalışmasının diğer davalı ...Ltd.
Şti. tarafından yapıldığını, bu nedenle haklarındaki davanın husumetten reddi gerektiğini, zira diğer davalı ile aralarında 03.01.2023 tarihli Erişim Şebekeleri İşleri Çerçeve Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşme incelendiğinde müvekkil şirketin sadece ihale makamı olduğu ve denetim ve gözetim yükümlüğü bulunmadığının anlaşılacağını, sözleşmenin 10.3 maddesi gereğince iş sahibinin 3. Kişilere verilen zarardan sorumlu tutulamayacağını (Emsal.
Yargıtay 7.Hukuk Dairesi’nin ... E.... K.), davacının genel idare giderlerinden olan işçilik, montaj ve vasıta giderleri ile dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süre aşım bedelini isteyemeyeceği hususunun Yargıtay kararlarıyla kesinlik kazandığını (Emsal. Yargıtay 7.Hukuk Dairesi’nin ... E. ...
K.), davacı tarafın dava dilekçesinde her ne kadar hasarın yüklenici firmaları tarafından giderildiğini belirtmişse de buna dair hiç bir delil dosyaya sunulmadığını, kaldı ki davacı tarafça dosyaya ibraz edilen delillerden olan kurum yazışmalarında (Davacı delilleri 1.sayfa: ... tarih ... sayılı e-imzalı diğer davalı ...'a gönderilen yazıda) "söz konusu hasar, abonelerimize kesintisiz enerji sağlayabilmek amacıyla ekiplerimiz tarafından giderilmiş olup;
tarafınıza 5917,88-tl borç tahakkuk edilmiştir" denildiğini, açıkça hasarın davacı kurum personelleri tarafından giderildiğinin belirtildiğini, davacı taraf yüklenici firması marifetiyle hasarı giderdiğini iddia ediyorsa KDV dahil 7101,46-TL tutarında yüklenici firmaları tarafından kesilmiş fatura ve şantiye defterini dosyaya sunması gerektiğini, davacı ...'ın zararı giderebilmek için sadece 1.998,68.-TL değerinde malzeme kullanmış olmasına rağmen huzurdaki dosyada müvekkil şirketten 5.917,88-TL fazla tazminat talep edildiğini, somut olayda davacının kusur durumunun da araştırılması gerektiğini,
hasar verildiği iddia edilen tesislerin teknik şartnamelere ve mevzuata uygun olup olmadığının, kabloların uygun derinlikte olup olmadığının tespit edilmesi gerekirken tek taraflı tutanaklar üzerinden açılan huzurdaki davayı kabul etmediklerini, kaldı ki davacı tarafça dosyaya eklenen fotoğraflardan elektrik kablolarının olması gerekli derinlikte olmadığının net bir şekilde görüldüğünü, bu da hasarı ve zararı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın da müterafik kusuru bulunduğunu gösterdiğini, faize ve icra inkar tazminatı taleplerini de kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; haksız fiil nedeniyle verilen zarar bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 1. İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası ile 03/01/2024 tarihinde, davalılar aleyhine, hasar bedeli açıklamasına dayanarak, 336,61.-TL asıl alacak, 35,15.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 371,76.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlulara/davalılara 10/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların 09-10/01/2024 tarihlerinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiklerini belirterek takibi durdurdukları davacının da 17/07/2024 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 371,76.-TL toplam alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında söz konusu yerdeki kazı çalışması ve bu çalışma sonunda verilen hasarın varlığı tartışma konusu değildir.
Çözümlenmesi gereken sorun, olaydaki kusur durumu ve varsa davacının talep edebileceği tazminat miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
... Müdürlüğünün...tarihli cevabi yazılarında "İlgi yazıda belirtilen 18.09.2023 tarihinde ... adresinde herhangi bir gerçek ve tüzel kişilere Altyapı Kazı Ruhsat izni verilmemiş, ancak Müdürlüğümüz kayıtlarında yaptığımız incelemeler sonucunda;... tarafından, ... ŞİRKETİ'ne 71 metrelik “...” kazısı için 08.09.2023 - 17.09.2023 tarihleri arasında ... AYBİS sayılı Altyapı Kazı Ruhsatının verildiği tespit edilmiş olup, bahse konu ruhsata ait kazı krokisi, ve çalışma yapılan yerin güzergah fotoları yazımız ekinde gönderilmiştir." denilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Davacı tanığı ... beyanında; "Ben ...'a bağlı ... isimli şirkette tekniker olarak çalışmaktayım, ben çok fazla bu şekilde olaya gittiğim için dava konusu olayı tam olarak hatırlayamıyorum, genel olarak olay yerine gittiğimizde fotoğraflar çekiyoruz, bize ihbar bazen kazı yapan kişilerden bazen de abonelerden gelir, bu ihbar üzerine olay yerine gideriz, fotoğrafını çekip bildiririz, elektrikleri keseriz, durumu merkeze bildiriyoruz, tanıklık ücreti talebim yoktur." demiş, dava konusu tutanak ve fotoğraflar gösterildiğinde "Ben yine olayı hatırlayamadım." demiş, davalı ... Vekilinin sorusu üzerine "Biz tespitlerimizi yaptıktan ve fotoğrafları çektikten sonra durumu merkeze bildiriyoruz, tutanağı merkez düzenliyor." demiştir.
Davacı tanığı ... beyanında; "Ben yeri ve olayı tam olarak hatırlayamadım, genellikle ihbar üzerine saha ekipleri olay yerine gidiyorlar, ne olduğunu kontrol ettikten sonra hasarı kimin gerçekleştirdiğini tespit ediyor, tabela veya üniforma varsa fotoğrafları çekiliyor, arıza noktasının fotoğrafları çekiliyor, işin mahiyetine göre olay yerinde de tutanak tutuluyor, bazen de bize bildirim yapıyorlar tutanağı biz düzenliyoruz, bu olayı hatırlayamadım, tanıklık ücreti talebim yoktur." demiş, dava konusu tutanak ve ekli fotoğraflar gösterildiğinde ise "Tutanaktaki imza bana aittir, yeri yine hatırlayamadım, tespit ve tutanak düzenlemesi bu şekilde oluyor." demiştir.
Mahkememizce alınan 30.06.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Hasarın, davalı ...A.Ş" denetiminde ve yüklenicisi davalı ...Ltd. Şti. arasında akdedilen "Erişim Şebekeleri Yapım Sözleşmesi" kapsamında yapılan kazı çalışması sırasında hasarın meydana geldiği, dava konusu mahalde davacıya ait alt yapının usulüne uygun şekilde inşa edilmediği, davacı, davalı aleyhine ...
1. İcra Müdürlüğü ...sayılı takipte 336,61 TL asıl alacak, 35,15 TL faiz olmak üzere toplam 371,76 TL talebinin olduğu, izah edilen nedenlerden dolayı, davacının % 50, davalı davalı ...A.Ş. denetiminde ve yüklenicisi davalı ...
Şti.nin müştereken % 50 oranında kusurlu olduğu, davacının gerçek zararının 287,19 TL asıl alacak (KDV dahil) 13,35 TL faiz olmak üzere toplam 300,54 TL hesaplandığı, Davacının davalılardan gerçek zararını % 50 oranında 300,54.-TL X % 50 = 150,27.-TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Tarafların Kusur ve Sorumlulukları Yönünden;
Bilirkişi heyeti raporuna göre; dava konusu mahalde, yapılan kazı çalışması sırasında, davacıya ait 4x16 mm2 kesitli kablo tesisine zarar verildiği, davacı ilgili çevrede oluşan elektrik kesintisinin giderilmesi için oluşan hasarı kendisinin giderdiği, dosya kapsamında mevcut 18.09.2023 tarihli hasar tutanağı, hasar süreci bilgilendirme formu, fotoğraflar ve diğer yazışmaların değerlendirilmesinin neticesinde, davalılar tarafından yapılan kazı çalışmasında davacının besleme hattına zarar verildiği, ...
Kablo Tesis Teknik Şartnamesinde; ...
Başkanlığının “Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Montaj Usul ve Esasları "nda standartı kablo kanalının (raporda gösterilen şekilde) yeraltı kablo açılarak kabloların döşenmesi gerektiği, standart kablo kanalının derinliği 80 cm olup, dip geniş 40 cm, ağız genişliği ise 60 cm olduğu, ... projelerinde derinlik zorunlu durumlarda 60 em ye kadar çekilebileceği, çok daha zorunlu durumlarda koruyucu önlemler ile 20 cm daha azaltılabileceği ancak zorunlu durumun tutanak ile tespit edilmesi gerektiği, ...
Kablo Tesis Şartnamesinde, "Kablo kanatın açılması, kanal dibine kum serilmesi, kablonun üzerine kum serilmesi, künun üzerine tuğlu yerleştirilmesi, üzerine tuvanen malzemenin doldurulması, ikaz bandının serilmesi, zeminin eski haline getirilmesi" hükmü olmasına rağmen, dosyadaki arıza yeri fotoğraflarının incelenmesinden dava konusu mahalde davacı şirketin kablonun üstüne ve altına kum sermediği, kablonun üzerine koruyucu tuğla koymadığı, ikaz bandı olmadığı yani kabloyu ... şartnamesine uygun döşemediği anlaşıldığından hasarın oluşmasında davacı şirketin % 50 kusurlu olduğu,
kazı çalışmalarına başlanılmadan Alt yapı Kazı müsaadesi alınması zarureti olduğu, hasarın meydana geldiği adreste, davalının kazıyla ilgili Belediyeden Alt yapı Kazı ruhsatının alınmadığı; ancak, ruhsat alınmış olsa bile davalı tarafından bölgede alt yapısı olabilecek davacı ...'a uyarı yapılmadan, ...'tan gözcü talep etmeden ve alt yapı araştırması yapmadan kazıya başladığı, davalının tedbirsizliği ve dikkatsizliği nedeniyle hasara sebebiyet verildiği, bu nedenle davalının da % 50 oranında müştereken kusurlu olduğu yönündeki tespit oluşa ve dosya kapsamına uygundur.
Bu nedenle söz konusu kusur oranlaması mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Zarar Kalemleri Yönünden;
İcra takibinde alacak kalemleri açıkça net olarak belirtilmese de takibin dayandığı belgeler incelendiğinde takibe konu 336,61.-TL asıl alacak aşağıdaki kalemlerden oluşmaktadır.
248,06.-TL Malzeme Bedeli;
13,41.-TL Dağıtılmayan Enerji Bedeli
19,05.-TL Eşik Kesinti Süresi Aşımı Bedeli
56,10.-TL KDV %20 = TOPLAM 336,61.-TL
Dava konusu hasarın giderilmesi için gerekli malzeme bedelleri kapsayan hesaplama ... birim fiyatları baz alınarak raporun 6.sayfalarında tabloda gösterilerek hesaplanmıştır. Yukarıda belirtilen 13,41.-TL Dağıtılmayan Enerji Bedeli, 19,05.-TL Eşik Kesinti Süresi Aşımı Bedeli yasal dayanağı olmadığından talep edilemeyeceği açıktır. Bu husus Yargıtay içtihatlarına uygundur ve mahkememizce de benimsenmiştir.
Bilirkişi raporunda malzeme bedeli olarak zarar 239,33.-TL olarak hesaplanmış, % 20 KDV'si (47,86.-TL) ile birlikte gerçek zararın 287,19.-TL olduğu hesaplanmıştır. Kusur oranı yani tarafların eşit kusurlu oldukları göz önüne alındığında davalının sorumluluğu 143,60.-TL ve işlemiş faiz 6,67.-TL olarak kabul edilmiştir. Buna göre gerçek zarar toplam 150,27.-TL olarak kabul edilmiştir.
Buna göre davanın kısmen kabulü ile icra takibinin 143,60.-TL asıl alacak + 6,67.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 150,27.-TL üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.
İcra takibine konu alacak likit olmadığından, kusur durumu, tazminat hesabı gibi hususların netleştirilmesinin yargılamaya ihtiyaç duyması nedeniyle davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebi ile davacının kötü niyetli takip başlattığının ispat edilememesi nedeniyle davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP - HAKİM -
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/434, K. 2025/761, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama