KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2025
- Esas no
- 2024/547 Esas
- Karar no
- 2025/767
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/09/2024
Karar Metni
1.142 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu yanın takip dayanağı faturaları ödememesi üzerine aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşmeden kaynaklandığını, bu nedenle davaya bakma yetkisinin şirketin kayıtlı bulunduğu yer ticaret mahkemesinde olduğunun belirtildiğini, ayrıca Türk Ticaret Kanunu ve ilgili kanun hükümleri gereğince davacının alacağının tahsili gerektiğini, bu kapsamda davalının itirazının kaldırılmasını, alacağın tahsili ile birlikte davalıya icra inkâr tazminatı ve yargılama giderlerinin yükletilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Toplanan Deliller:
... Abonelik İcra Dairesi'nin ... MTS sayılı dosyasının UYAP kayıtları,
... Şirketi'nden davalı ...Şirketi'nin hesap bilgisi, fatura TL Kwh raporu analiz detayı, abonelik sözleşmesi kayıtları,
Bilirkişi ...tarafından hazırlanan 30/09/2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Uyuşmazlığın; elektrik enerjisi kullanımına dayalı tahakkuk ettirilen beş adet fatura bedelinin tahsili amacıyla yürütülen ... Merkezi Takip Sistemi İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... Merkezi Takip Sistemi İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 24.08.2023 tarihinde, 22.738,84-TL asıl alacak, 2.386,97-TL işlemiş faiz ve 477,40-TL faizin KDVsi toplamı olan 25.603.21-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının abonelik sözleşmesinden kaynaklanan beş adet fatura borcu olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 08.09.2023 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 12.09.2023 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 11.09.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge, beyan ve deliller nazara alınarak; faturalara konu adres olan "..." adresinde davalının elektrik enerjisi tüketiminde bulunup bulunmadığı, dava ve icra takibi konusu edilen beş adet fatura sebebiyle davalının elektrik tüketim bedelinden sorumlu olup olmadığı,
ayrıca elektrik tüketimi mevcut ise davacı dağıtım şirketinin davalıdan asıl alacak ve ferileriyle birlikte takip tarihi olan 24.08.2023 itibariyle alacaklı olduğu toplam miktarın ne olduğu hususlarında ilgili mevzuatıyla birlikte açıklanmak suretiyle, dosyanın elektrik mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek rapor düzenlenmesine karar verildiği, tanzim edilen rapor içeriğine göre, davalı şirket ile davacı ...A.Ş. arasında faturalara konu ... nolu abonelik için 10.08.2018 tarihinde imzalanmış elektrik enerjisi satışına perakende satış sözleşmesi bulunduğu,
taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin 9/1. maddesi ve emsal ilamlar doğrultusunda, dava konusu faturalardan adına sözleşme bulunan davalı şirketin abonelik sıfatı kapsamında sorumlu olduğu, birlikte, sözleşmenin 9/6. maddesinde, ödenmeyen faturalar için davacı kurumun gecikme zammı talep edebileceğine ilişkin açık bir hüküm bulunduğu,
elektrik dağıtım şirketi tarafından faturaların ödenmemesi sebebiyle elektriği kesme yükümlülüğü ihlal edilmiş olduğundan müterafik kusur sebebiyle yasal faiz hesaplanması gerektiği, bu durumda takibin, 22.738,84-TL asıl alacak, 761,17-TL müterafik kusur nedenli yasal faiz, 152,23-TL toplam faizin %20 KDV'si olmak üzere toplam 23.652,24-TL üzerinden sözleşmenin tarafı davalı ... Tic.
A.Ş. adına devam edebileceği kanaatinin bildirildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporun ilgili yönetmelik ve sözleşme çerçevesinde değerlendirilmesi sebebiyle rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Taraf iddia ve savunmalarına, sözleşme içeriğine, yönetmeliğe, faturalara ve tanzim edilen ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, takip tarihi itibariyle davacının abonelik sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı taraftan 22.738,84-TL asıl alacak, 761,17-TL müterafik kusur nedenli yasal faiz, 152,23-TL toplam faizin %20 KDV'si olmak üzere toplam 23.652,24-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir. değerlendirilmiştir.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ...Esas, ...Karar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas, ...Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olduğundan ve faturaya dayanıp belirli olduğundan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/547, K. 2025/767, 18 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama