KÜNYE
T.C. İstanbul Asliye 2.TİCARET Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Dosya no
- 2025/398
- Karar no
- 2025/785
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02.06.2025
Karar Metni
853 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... işletmesinin davacı şirket tarafından yürütüldüğünü, davalı- Borçlu'ya ait ...- .... - ... ... - ... - ... -... - ... - ... - ... plakalı araçlar ile 27.05.2024- 17.12.2024 tarihlerie arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçiş yapıldığını, geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 7. Fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verildiğini, bu süre içerisinde ödenme yapılmaması üzerine, ...
19. İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyası üzerinden alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde takip borcuna itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk başvurularının olumsuz sonuçlandığını belirterek itirazının iptali ile takibin devamına, davalının itirazının kötü niyetli ve alacağın likit olması sebebiyle asgari % 20 oranında icra inkâr ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili dava cevabında özetle; arabuluculuk faaliyetinin geçersiz olduğunu, alacak iddiasına konu her bir olayın somutlaştırılarak ispat vasıtalarıyla desteklenmesi gerektiğini, davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, ihlal yaptığı belirtilen plakaların hangi araca ait olduğu, o aracın çekici diye tabir edilen araca mı yoksa dorseye mi ait olduğunun tespiti gerektiğini, müvekkili şirketin HGS geçişlerinin ödemelerinin bağlı olduğu ...'a müzekkere yazılarak ihlal yapıldığı iddia edilen 27.05.2024 - 17.12.2024 tarihleri arasındaki müvekkile ait tüm HGS ödemelerinin celbini talep ettiklerini belirterek davanın reddi ile davacının % 20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; ticari hizmet satım ilişkisine dayalı borcun (Otoyol Geçiş Ücretleri) ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında üzerinde uzlaşılan bir husus bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davalının dava dilekçesinde belirtilen araçlarla otoyol hizmetinden faydalanıp faydalanmadığı, faydalanmış ise ihlalli geçişlerin, dolayısıyla davacının alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 19. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 13.03.2025 tarihinde, davalı aleyhine, 299.770,00.-TL asıl alacak, 63.374,26.-TL ticari faiz, 12.674,89.-TL KDV olmak üzere toplam 375.819,15.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (....) ödeme emrinin borçlu/davalıya 18.03.2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 18.03.2025 tarihinde yetkili icra dairesi gösterilmeden icra dairesinin yetkisine, hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 02.06.2025 tarihinde 375.819,15.-TL üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı asil (Şirket Temsilcisi) 24.11.2025 tarihli ön inceleme duruşmasından önce 17.11.2025 tarihli dilekçesi ile davayı kabul etmiş ve ihtiyati haciz nedeniyle yatırılan teminatın da iadesine muvafakat ettiğini bildirmiştir.
6100 sayılı HMK.nun "Davayı Kabul" başlıklı 308.maddesi gereğince; "(1) Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir.
(2) Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur."
6100 sayılı HMK.nun "Feragat ve Kabulün Şekli" başlıklı 309.maddesi gereğince; "(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
(2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
(3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.
(4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır."
Davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava olması, davalı asilin davayı kabul beyanının kayıtsız şartsız oluşu ve bu kabulün karşı tarafın yahut mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması hususları nazara alınarak davanın kabul nedeniyle kabulüne karar vermek gerekmiş olup hüküm aşağıdaki şekilde kurulmuştur.
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/398, K. 2025/785, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama